Türkiye’nin yerli motorlu ilk 8×8 aracı göreve hazır

Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen yerli motorlu ilk 8×8 askeri aracı Arma II, 6 bin kilometrelik sürüş testiyle seri üretime hazır hale getirildi.

Otokar tarafından geliştirilen ve 720 beygir yerli motor entegre edilen Arma II 8×8 aracını ilk kez Anadolu Ajansı (AA) görüntüledi.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1987 yılında 4×4 araçları üretip ihracat başarısı yakaladıklarını, gelişen ihtiyaçları dikkate alarak öz kaynaklarıyla 2006 yılında Arma araç ailesini oluşturduklarını söyledi.

Aracı 6×6 ve 8×8 olarak tasarladıklarını anlatan Görgüç, aracın ilk yurt dışı satışını da 2015’te gerçekleştirdiklerini ifade etti. Görgüç, aracın kullanımının zamanla yaygınlaştığını ve son olarak Birleşik Arap Emirlikleri’nde 400 adet 8×8 araç ürettiklerini belirtti.

Aracı birçok coğrafyada aktif olarak kullandıklarını, test ettiklerini ve müşterilerle buluşturduklarını dile getiren Görgüç, “Gelişen ihtiyaçlar, çok farklı platformlara uyarlanabilirlik, farklı görevler, artan tehditlere karşı daha yüksek koruma talepleri doğrultusunda 2 sene önce Arma’nın da üzerinde çeşidi için çalışmaya başladık. Çalışmalar sonunda Arma II ismini verdiğimiz araca geldik.” dedi.

Arma’nın başarılı bir araç olduğunu ve envanterinde bulunan ülkeler tarafından beğenilerek kullanıldığını vurgulayan Görgüç, daha fazla koruma, daha fazla iç hacim ve daha büyük kulelerin kullanımı gibi taleplere cevap verebilmek için Arma II’yi tasarladıklarını bildirdi.

Arma ve Arma II araçlarının farklılıklarına da değinen Görgüç, şunları kaydetti:

“Arma II’nin Arma’dan farkı, en önemlisi daha fazla taşıma kapasitesi. Arma’da 30 tona kadar aks taşıma kapasitemiz var, Arma II’de ise 40 tona çıkıyoruz. Dolayısıyla hem mayın hem kinetik enerji tehditlerine karşı daha fazla koruma sağlıyoruz. Daha fazla iç hacmimiz var. Bunların getirdiği farklı bir süspansiyon sistemimiz, farklı akslarımız var. Arma II’de kullanıcıya farklı büyük hacim ve daha fazla koruma, daha fazla göreve uyarlanabilme imkanı sağlıyoruz.”

Arma II’ye yerli motor güç verecek

Serdar Görgüç, Otokar olarak dışa bağımlılığı azaltma ve yerlilik oranını artırmaya yönelik birçok çalışma yaptıklarını söyledi.

Arma II’de de çok sayıda yerli sistem bulunduğuna işaret eden Görgüç, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Arma’da olmayan yerli olarak üretilmiş birçok alt sistemi burada kullanıyoruz. Örneğin süspansiyon sistemi, transfer kutusu Arma’da ithal kaynaklıydı, Arma II’de yerli, Otokar tasarımı. Bunların yanı sıra Arma II’de yerli motor kullanıyoruz. Yerli imkanlarla geliştirilen 720 beygir, 12,7 litre Ecotorq motorunu Arma II’de kullanıyoruz. Arma II’de uluslararası kullanıcılara aynı güçte yerli ve yabancı olmak üzere iki motor seçeneği sunuyoruz. Bu kapsamda yerli motorla teçhiz edilmiş Türkiye’nin ilk 8×8 aracı oluyor. Arma II bu anlamda da önemli bir adım. Güç paketinde olan şanzıman hariç diğer tüm soğutma sistemleri de Otokar tasarımı ve yerli imalattır.”

Seri üretime hazır

Aracı geliştirme çalışmalarında gelinen aşamaya ilişkin de bilgi veren Görgüç, Arma II’ye yönelik testlerin yaklaşık 3 yıldır sürdüğünü söyledi. Serdar Görgüç, şu ifadeleri kullandı:

“Aracın tüm kalifikasyonlarını bitirdik, seri imalata ithal ve yerli motorla hazırız, seri imalata hemen girebilecek düzeydeyiz. Yerli motor açısından baktığımızda yaklaşık 3,5 yıllık bir çalışmanın ürünü. Mevcut motorun askerileştirilmesi ve Otokar’ın kullanımına uygun hale getirilmesi, dinamometre testleri geçen senelerde yapıldı. 2022 başında araç entegrasyonu yapıldı. 2022 boyunca güvenilirlik, idame edilebilirlik ve sistem düzeyi kalifikasyon testlerini bitirdik. Her an seri imalata girebilecek seviyedeyiz. İlave bir yatırım ihtiyacımız yok. Tüm ilgili yatırımları yaptık, seri imalata hazırız.”

Yurt içinde ve dışında iddialı

Arma II’nin mevcut ihracat pazarlarında ellerini güçlendireceğini vurgulayan Görgüç, Arma’daki kısıtlılıklar nedeniyle takamadıkları özel görev ekipmanlarını, ağır silah sistemlerini Arma II’de kullanabileceklerini belirtti.

Bunun dışında daha fazla koruma ihtiyacı olan kullanıcıları bulunduğuna işaret eden Görgüç, onlara yeni bir alternatif sunmuş olacaklarını ifade etti.

Görgüç, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü “Yeni Nesil Araçlar Projesi”nde de Arma II platformunun kuvvetli bir aday olduğunu düşündüklerini kaydetti.

Serdar Görgüç, “Otokar olarak tüm dünya pazarlarında çok farklı ürünlerle başarılı olmaya çalışıyoruz. Arma II’nin de bu başarıya bir hamle olacağını, daha fazla yayılmamızı sağlayacağından ümitliyiz. 2023 yılı içinde Arma II’nin iki farklı pazarda tanıtımları olacak. Onlardan da başarılı şekilde geçeceğini umuyoruz.” dedi.

120 milimetre ağır silah sistemleri kullanılabilecek

Arma II 8×8 Tekerlekli Zırhlı Araç, Otokar’ın araştırma ve geliştirme ekibince klasik muharebe koşullarının yanında, farklı coğrafyalardaki çatışmalarda sıkça rastlanan asimetrik tehditler de göz önüne alınarak geliştirildi.

Arma II, dünyada kendi sınıfındaki en yüksek balistik, mayın ve el yapımı patlayıcı (EYP) korumasını, yüksek arazi kabiliyeti ile birlikte optimum şekilde sunma iddiasıyla tasarlandı.

40 ton azami yüklü ağırlığa ve 720 beygir motora sahip Arma II, daha fazla taşıma kapasitesi, daha fazla koruma özelliklerinin yanı sıra 120 milimetre kalibreye kadar ağır silah sistemlerinin entegrasyonuna da imkan veriyor. Arma II’de direksiyon sistemi tüm aksları kontrol edebiliyor, bu anlamda tüm tekerler direksiyonlanabilir nitelikte bulunuyor.

Modüler yapıyla farklı görevler yapabilecek

Modüler bir platform olarak tasarlandığı için Arma II, pek çok farklı göreve uygun olarak özelleştirilebiliyor. Piyade sınıfı için standart tekerlekli zırhlı muharebe aracı ve zırhlı personel taşıyıcı araç olarak kullanılmasının yanında Arma II’ye farklı silah sistemleri, donanımlar ve çeşitli sistemler entegre edilebiliyor.

Farklı varyantları olan Arma II, gözetleme ve dinleme vasıtaları ile keşif aracı, geniş iç hacmi ve çok hızlı yer değiştirme kabiliyetiyle komuta kontrol aracı olarak görev alabiliyor. Arma II, uygun alt sistemlerle muharebe sahası kurtarma görevlerinde hizmet verebiliyor, büyütülebilen gövde ana yapısının sağladığı ilave hacimle hem bakım-onarım hem de ambulans gibi çeşitli görevleri yerine getirebiliyor.

Read Previous

Kosova’da “Sırp Belediyeler Birliği” protestosu

Read Next

Taravari: (Hükümete katılım) Kesin değil ama şans çok yüksek