Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Murat Ahmet Yörük, Arnavut basınına konuşarak, “Türkiye ile Arnavutluk doğal müttefiktir” dedi. FETÖ’nün Arnavutluk’taki yapılanması ile mücadeleye yönelik açıklamalarda da bulunan Yörük, “(FETÖ’nün) uluslararası mevcudiyetinde ciddi bir gerileme var çünkü biz yurt dışında da mücadelemizi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Tiran Büyükelçisi Murat Ahmet Yörük, Arnavutluk ve Türkiye arasındaki ilişkiler hakkında Arnavut basınına konuşarak, FETÖ’nün Arnavutluk’taki yapılanması ile mücadeleye yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Arnavutluk’un doğal müttefik olduğunu belirten Yörük, “İki ülke arasındaki ilişkilerin mazisi yüzyıllar öncesine dayanıyor. Türkler ve Arnavutlar hem Balkan coğrafyasında hem de şu anda birlikte yaşamayı mutlulukla, keyifle sürdürüyoruz. İki ülke arasında yıllardır devam eden özel ilişkinin en önemli unsuru akrabalık bağlarımız, bu bağ da asırlardır birlikte yaşamanın doğal bir sonucu” dedi.

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın 6-7 Ocak tarihlerinde Türkiye’ye yaptığı ziyaretin Arnavut medyasına “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rama’yı tutuyor” ve “Rama, Erdoğan’ın kuklası” ifadeleriyle yansıdığına yönelik açıklamalarda bulunan Yörük, “Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Sayın Rama, görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenlemişti. Toplantıda Cumhurbaşkanımızın çok önemli ifadeleri var, ‘FETÖ’nün Türkiye ile Arnavutluk ilişkilerini zehirlemesine izin vermeyeceğiz’ mesela. Türkiye’de FETÖ’nün ne kadar tehlikeli ve sinsi bir terör örgütü olduğu 15 Temmuz 2016 gecesi görüldü. O gecenin ertesinde hiçbir tereddüde mahal vermeksizin hem Arnavutluk hükümeti hem de muhalefet partileri, FETÖ terör örgütüne karşı Türkiye ile dayanışma içerisinde oldular. Sivil toplum örgütleri de Türk milleti ve hükümeti ile dayanışma içindeydi. Bu durumdan son derece memnunuz ama maalesef Arnavutluk’ta da FETÖ mevcudiyeti bulunuyor, yapılanma olduğunu hepimiz biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Arnavutluk’ta son 3 yıl içinde kanaat önderlerinin FETÖ’ye karşı daha bilinçli, daha ayırt edici bir yaklaşım ve kuvvetli bir söylem benimsemeye başlamasını “sevindirici bir gelişme” olarak nitelendiren Yörük, “Bu gelişme haliyle iki devlet arasındaki ilişkilere de yansıyor. Arnavutluk’un FETÖ ile mücadelede Türkiye ile işbirliğinin giderek arttığını ve belirli ölçüde bu mevcudiyetin temizlenmesi konusunda daha kararlı bir iradenin ortaya çıktığını gözlemliyoruz. Bu da son derece olumlu, bizi de memnun eden bir gelişme. Aynı zamanda Arnavutları da memnun eden bir gelişme olması lazım çünkü (FETÖ) bulunduğu ülkelerde zamanı geldiğinde harekete geçerek, o ülkeyi ekonomik, siyasi veya ulusal güvenlik konusunda istikrarsızlaştırmak için gözünü dahi kırpamadan siyasi suikast ve ayaklanmalar düzenlerler. Devletin çeşitli kademelerine sızma, gizli belgeleri ele geçirme, yargı sistemini çökertme, devletin güvenlik güçlerini zafiyete uğratma gibi konularda hiç tereddüt etmezler” dedi.

FETÖ’nün ülkedeki mevcudiyeti temizlenmeden Arnavutluk’un geleceğinin yüzde yüz garanti altında olduğunu söylemenin zor olduğunu söyleyen Yörük, “Biz 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra Türkiye genelinde (FETÖ’ye yönelik) kararlı bir mücadele başlattık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’de FETÖ’nün şu aşamada mevcudiyeti büyük ölçüde yok edilmiş vaziyette ve pasifize edilmiş durumda ama hala yurtdışında faaliyet gösterdikleri ülkeler var” dedi. Yörük, FETÖ’nün faaliyetleri arasında başta eğitim, sağlık ve medyanın kontrolü olduğunu belirterek, “Özel sektörde bazı şirketler içinde de faaliyet gösteriyorlar. (FETÖ’nün) uluslararası mevcudiyetinde ciddi bir gerileme var çünkü biz yurt dışında da mücadelemizi sürdürüyoruz. Ümit ediyorum, FETÖ belirli bir tarihten sonra kullanım ömrünü dolduracak. O zaman sadece biz değil, tüm dünya rahat bir nefes alacak” ifadelerini kullandı.

“Fier bölgesinde ciddi bir hastane ihtiyacı var”

Arnavutluk’un Fier kentinde yapılacak bölge hastanesine de değinen Yörük, “Biliyorsunuz deprem oldu, arama kurtarma ve sağlık ekipleri, Kızılay, UMKE ve AFAD ile araziye ilk inen biz olduk. Depremzedelere yardımcı olduk. Eşim, Arnavut. Eşim, Türk kadınlarını organize etti ve birlikte 2 hafta boyunca depremzedelerin çadırlarına gıda, giyecek ve ısınma ihtiyaçlarını karşılamak için yardım ulaştırmaya çalıştılar. Cumhurbaşkanımız da durumun vahametini gördüğü için hiç tereddütsüz ‘500 konut yapacağız’ dedi. Şimdi de Fier bölgesinde ciddi bir hastane ihtiyacı var çünkü Fier, Tiran’dan neredeyse 2 saat uzaklıkta” dedi.

Fier’de yapılacak hastanenin, Türkiye’nin Arnavutluk ile arasındaki özel ilişki ve güçlü bağdan kaynaklandığını vurgulayan Yörük, “Buna gölge düşürecek ve bunu karalamaya çalışacak yorumların ben iyi niyetli olmadığını düşünüyorum çünkü bugüne kadar yaptıklarımız ortada. Mesela Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Covid-19 salgınına rağmen Arnavutluk’un çeşitli yerlerinde restorasyon ve bir takım altyapı çalışmaları yapıyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Rama ile önemli bir anlaşma imzaladı. İşkodra kentinde Osmanlı döneminden kalan ve ortak kültür mirasımızdan yegane Kurşunlu Camii’nin korunması ve restorasyonu projesi imzalandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, en kısa sürede şantiyeyi kurarak çalışmalara başlayacak. Kurşunlu Camii çok önemli çünkü Arnavutluk’ta komünizmden demokrasiye geçildiğinde ilk Cuma namazının kılındığı yer. Biz sadece cami yapmıyoruz, yeri geliyor kilise ve sinagoglar da yapıyoruz. Ortak kültür mirasımız olan bu yapıları, gelecek nesillere aktarmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

İşkodra halkının da söz konusu restorasyon çalışmalarından memnun olacağını belirten Yörük, kente gelen turistlerin Kurşunlu Camii’ne uğramasının turizmi canlandıracağını ve gelir kapısı olduğunu söyledi.

Önceki Haber

Karadağ’daki iki camiye ırkçı saldırı düzenlendi

Sonraki Haber

Türk polisi kışın da Sırbistan’da görevinin başında