Doç. Dr. Halil Özcan, Milli Mücadele sırasında iki ülke arasında gizli bir anlaşma yapıldığını belirtti. Anlaşmada, ““Kurulacak Arnavutluk meclisinde rejim konusu belirlenecek ve halk iktidarının sağlanması için her türlü özen gösterilecektir” maddesi yer aldığı ifade edildi.

Başkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Halil Özcan, Türkiye ile Arnavutluk’un, Milli Mücadele sırasında gizli anlaşma imzaladığını ve anlaşmada “Kurulacak Arnavutluk meclisinde rejim konusu belirlenecek ve halk iktidarının sağlanması için her türlü özen gösterilecektir” maddesinin yer aldığını söyledi.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ulus egemenliğine olan bağlılığının Milli Mücadele sırasında Arnavutluk ile imzalanan anlaşmaya da yansımasını Doç. Dr. Halil Özcan, Cumhuriyet’e anlattı. Aynı dönemde işgal altında olan Arnavutluk ile 12 maddelik gizli bir anlaşma imzalandığını söyleyen Özcan, metni Yunan kaynaklarında bulduklarını söyledi. Anlaşmaya göre, TBMM’nin Arnavutluk’a destek sağlamayı taahhüt ettiğini belirten Özcan, anlaşmaya “Kurulacak olan Arnavutluk meclisinde rejim konusu belirlenecek ve halk iktidarının sağlanması için her türlü özen gösterilecektir” maddesinin eklendiğini vurguladı. Özcan, şunları kaydetti:

“Mustafa Kemal, mücadeleye başladığında ülkesinde millet egemenliğine dayalı, tam bağımsız milli bir devlet kurmak istiyordu. Aslında millet egemenliğine dayalı siyasi sistemin adı cumhuriyetti. Atatürk’ün olaylara evrensel açıdan bakarak milleti için istediği bağımsızlığı ve millet egemenliğini yani Cumhuriyet’i, bir başka mazlum ülke için de istiyordu” dedi. Bu kapsamda, 21 Ocak 1925’te Arnavutluk’ta cumhuriyetin ilan edildiğini, 31 Ocak 1925’te ise Ahmet Zogu’nun cumhurbaşkanı seçildiğini aktaran Özcan, “Zaman ilerledikçe İtalya’dan daha fazla destek alan Zogu, yetkileri kendi elinde toplayarak rejim değişikliğine gitti. Arnavutluk meclisi, 1 Eylül 1928’de, Zogu’yu kral ilan etti” ifadelerini kullandı.

‘HALKA İHANETLE SUÇLADI’

Zogu’nun krallığına Türk basınının büyük tepki gösterdiğini söyleyen Özcan, “Tiran elçisi Tahir Lütfi Bey, derhal Ankara’ya çağırıldı” dedi. Bir gün sonra da Atatürk’ün, Fransız “Petit Parisen” gazetesine konuştuğunu aktaran Özcan, “Atatürk, Zogu’yu cumhurbaşkanlığı yeminini bozmakla ve halkına ihanet etmekle suçladı. Mülakatın bazı kısımları İngiltere’de 8 Ekim 1928 günlü üç gazetede yayımlandı. Bu mülakat, 11 Ekim günü Vakit gazetesinde de Atatürk’ün ‘Bunu kabul etmek öyle mi? Hayır, hayır. Hiçbir vakit kendisini kral tanımayacağım, belki bütün cihan tasdik eder. Ne olursa olsun ben bu adamın krallığını tasdik etmeyeceğim’ cümleleriyle yer aldı” ifadelerini kullandı.

Arnavutluk Dışişleri Bakanlığı’nın, Atatürk’ün beyanatına ilişkin tekzip talep ettiğini ancak tekzip yayımlanmadığını, aksine Atatürk’ün kararlı tavrının sürdüğünü vurgulayan Özcan, “Atatürk, Arnavutluk’ta halkın, parlamentonun, hükümet ve hatta Zogu’nun en yakın arkadaşlarının da baskılara direnerek, krallığı kabul etmemesi gerektiği kanaatindeydi. Hem elçinin geri dönmesine izin verilmedi hem de Mustafa Kemal ve Türk basınının Ahmet Zogu’ya karşı eleştirileri sürdü” dedi.

balkanpostasi

Önceki Haber

Yunanistan’a giden Merkel’den Miçotakis’e mesaj: Türkiye komşumuz ve müttefikimiz

Sonraki Haber

Milorad Dodik, Bosna Hersek’te ikinci ordu kurmayı hedefliyor