Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Bosna Hersek İş Konseyi Başkanı Hasan Topaloğlu, Balkanlar’ın Türk yatırımcılar için Avrupa’ya giriş kapısı olduğunu vurguladı.

Aynı zamanda Bosna Hersek’in Kocaeli Fahri Konsolosu ve Saraybosna Eğitimi Geliştirme Vakfı (SEDEF) Başkanı da olan Hasan Topaloğlu, gelecek hafta düzenlenecek 11. Saraybosna İş Forumu (SBF) öncesi BalkanNews’e açıklamalarda bulundu.

Bosna Hersek’in hayatına ilk kez 1990’lı yılların başında girdiğini anlatan Topaloğlu, o dönem Boşnak lider Aliya İzetbegoviç’in kurduğu Demokratik Eylem Partisi’ne (SDA) ve davalarına destek olduklarını dile getirdi. O dönem kendisinin de Refah Partisi (RP) bünyesinde siyasetin içinde olduğunu aktaran Topaloğlu, ikamet ettiği İstanbul’un Pendik ilçesinde de çok sayıda Boşnak kökenli vatandaş olduğunu söyledi.

Bosna’da 1992-1995 yıllarında yaşanan katliam, soykırım ve insanlık dramının, Müslüman Türkleri de derinden etkilediğini vurgulayan Topaloğlu, burada yaşananları yakinen takip edip ellerinde geldiğince yardımda da bulunduklarını anlattı.

Savaşın akabinde ise Aliya’nın kendilerinden iki ülke halklarının ve özellikle de gençlerinin kaynaşması için bir üniversite kurulmasını talep ettiğini aktaran Topaloğlu, devamında 2001 yılında Saraybosna Eğitimi Geliştirme Vakfını (SEDEF), 2004 yılında da Uluslararası Saraybosna Üniversitesinin (IUS) açtıklarını ifade etti.

1463 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından fethedilen Bosna Hersek’in 400 yıldan fazla Osmanlı hakimiyetinde kaldığını anımsatan Topaloğlu, “Biz Türkler, Azerbaycanlı Türklerle ilişkilerimizi ifade etmek için ‘İki devlet bir millet’ diyoruz. Bosna’da ise ben bunu şu şekilde söylüyorum: ‘iki devlet, bir yürek’ diyorum. Biz Boşnak kardeşlerimizle aynı inanca, aynı duygulara sahip, aynı şeylere üzülüp, aynı şeylere sevinen bir milletiz.” ifadelerini kullandı.

İki ülke arasında çok iyi siyasi ilişkiler olduğunu ve bunun en çok da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisel gayretinden kaynaklandığını söyleyen Topaloğlu, zira Boşnak lider Aliya’nın ölmeden önce son görüştüğü lider olan Erdoğan’a ülkesini emanet ettiğini anımsattı.

Türkiye’nin Bosna Hersek’e göstermesi gerek ilginin en yükseğini gösterdiğine ve devlet olarak yapılması gereken yatırımları da yaptığına inandığını vurgulayan Topaloğlu, Türkiye’nin birçok kurumunu ilk kez Bosna Hersek’te kurduğuna da dikkati çekti.

Türkiye’den iş insanlarının Bosna Hersek’e yeterince yapmadıklarının da bir gerçek olduğunu söyleyen Topaloğlu, iki ülke arasında 1 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedefi olduğunu ve yenilenen serbest ticaret anlaşması ile bunun hızlı bir şekilde gerçekleşebileceğini ifade etti.

Ekonomik ilişkilerin hala yeterli seviyede olmamasının sadece Türk yatırımcılardan kaynaklı olmadığını vurgulayan Topaloğlu, Bosna Hersek’teki karmaşık yapı ve bürokrasinin de buna engel teşkil ettiğini ifade etti.

Topaloğlu, birçok Türk yatırımcının buraya severek gelmesine rağmen karşılaştıkları zorluklar sonrasında yatırımlarını başka bölge ülkelerine kaydırdıklarına şahit olduğunu belirterek, bu sorunların bir an önce Bosna Hersek makamlarınca çözülmesi temennisinde bulundu.

DEİK olarak Türkiye’deki tüm üyelerine 11. Saraybosna İş Forumu’nun duyurusunu yaptıklarını ve birçoğuyla buraya teşrif de edeceklerini belirten Topaloğlu, Bosna Hersek’in Balkanlar’daki küçük devletlerden sadece biri olduğunu, ancak foruma gelecek yatırımcıların bunu böyle görmemesi gerektiğini vurguladı.

Türk yatırımcılar için burasının Avrupa’ya giriş kapısı olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen Topaloğlu, “Böyle bakıldığı ve bölge ülkeleri ile birlikte bu yatırımlar göz önünde bulunduğu zaman Bosna Hersek hakikaten yatırım yapılabilecek bir ülke.” dedi.

Türk iş insanlarının Bosna Hersek’te yatırım olanaklarını iyi gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayan Topaloğlu, “11-12 Mayıs’ta yapılacak olan Saraybosna İş Forumu, bunun için bir fırsattır. Türkiye’deki iş adamlarını, dostlarımızı buraya davet ediyoruz.” dedi.

Topaloğlu, 2000’li yılların başında IUS’u kurarken, Avrupa’nın Kudüs’ü olarak nitelendirilen Saraybosna’yı, dünyanın farklı ülkelerinden gençlerin bir araya geldiği bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini aktararak, “SEDEF olarak bu hedefi büyük oranda gerçekleştirmiş olduk. Bosna Hersek ve hatta Balkanlar’daki en güzel kampüs inşaatını gerçekleştirerek aslında fiziki şartları gerçekleştirmiş olduk.” dedi.

Buradan mezun olan Türk, Boşnak ya da Afrika ülkelerinden gençlerin kendi ülkelerinde ciddi pozisyonlarda görev aldıklarını aktaran Topaloğlu, ancak sayısal olarak istedikleri hedefe henüz varmadıklarını ve bundan Bosnalı gençlerin Avrupa’ya göç etmesinin ve özellikle bazı Körfez ülkelerinden gelecek gençlere vize engeli çıkarılmasının etkili olduğunu söyledi.

İleriki yıllarda bu husustaki gayretlerinin sonucu alacaklarını temenni eden Topaloğlu, “İstediğimiz manada daha geniş bir coğrafyaya bu üniversite hizmet etmiş olur.”

BalkanNews

Önceki Haber

Rusya: İskender füzesiyle Harkiv’de 2 tren garında Batı’dan gelen silahları yok ettik

Sonraki Haber

Suriye’nin kuzeyinde 11 terörist etkisiz hale getirildi