Sırbistan’da Aleksandar Vuçiç’in 12 yıllık iktidarı, kitlesel protestolar, Kosova ile yaşanan gerilimler, Srebrenitsa tartışmaları ve öğrenci hareketinin yükselişiyle şekillendi.
25 Ekim’de düzenlenen parlamento seçimlerinde Öğrenci Listesi’nin elde ettiği zafer, ülkede yeni bir siyasi dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
2014-2017 yılları arasında Sırbistan Başbakanı olarak görev yapan, ardından cumhurbaşkanlığına seçilen Aleksandar Vuçiç, iktidarı boyunca çeşitli siyasi ve toplumsal krizlerle karşı karşıya kaldı.
Kitlesel protestolar iktidar dönemine damga vurdu
Vuçiç yönetimine yönelik protestoların önemli bir bölümü son yıllarda gerçekleşti.
Temmuz 2020’de yeni koronavirüs tedbirlerinin açıklanmasının ardından binlerce kişi Belgrad sokaklarına çıktı.
2021 ve 2022 yıllarında lityum madenciliği projelerine karşı gösteriler düzenlenirken, çevre ve doğal kaynakların korunmasına yönelik protestolar 2024 yılında yeniden kitlesel boyuta ulaştı.
2023 yılında ülkede meydana gelen iki toplu silahlı saldırının ardından “Sırbistan Şiddete Karşı” adı altında geniş katılımlı gösteriler gerçekleştirildi.
2024 yılında başlayan öğrenci protestoları ise zamanla ülke genelinde yayılarak Vuçiç yönetiminin karşılaştığı en önemli siyasi hareketlerden birine dönüştü.
Kosova ile ilişkilerde gerilimler yaşandı
Vuçiç’in iktidarı döneminde Sırbistan ile Kosova arasındaki ilişkiler de çeşitli krizlere sahne oldu.
Ocak 2017’de üzerinde farklı dillerde “Kosova Sırbistan’dır” yazan bir trenin Kosova’ya gönderilmesi diplomatik gerilime neden oldu.
Kosova makamları, söz konusu girişimi provokasyon olarak değerlendirerek trenin ülkeye girişini engelledi.
Vuçiç ise trenin Belgrad’a geri dönmesi talimatını verdi ve bu kararı olası bir çatışmayı önlemek amacıyla aldığını savundu.
Banyska saldırısı uluslararası tepki çekti
Eylül 2023’te Kosova’nın kuzeyindeki Banyska (Banjska) köyünde meydana gelen silahlı saldırıda bir Kosova polisi hayatını kaybetti, üç saldırgan öldürüldü.
Saldırının organizasyonuna ilişkin sorumluluğu, o dönemde Belgrad yönetimine yakınlığıyla bilinen Sırp Listesi partisinin başkan yardımcısı Milan Radoiçiç üstlendi.
Olay, Sırbistan ile Kosova arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilime yol açarken uluslararası toplumun da gündemine taşındı.
Srebrenitsa tartışmaları gündemden düşmedi
Vuçiç’in geçmişte yaşanan savaş suçları ve Srebrenitsa soykırımına ilişkin tutumu da uluslararası tartışmalara konu oldu.
11 Temmuz 2015’te Srebrenitsa soykırımının yıl dönümü dolayısıyla Potoçari’de düzenlenen anma törenine katılan Vuçiç, burada taş ve çeşitli cisimlerin atıldığı saldırıya uğradı.
Mayıs 2024’te ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Srebrenitsa Soykırımını Anma Uluslararası Günü’nün ilan edilmesini öngören karara karşı çıktı.
Kararın kabul edilmesinin ardından Vuçiç’in verdiği duygusal tepki uluslararası basında geniş yer buldu.
‘Saraybosna Safarisi’ iddiaları yeniden gündeme geldi
Ocak 2026’da Vuçiç’in adı, Bosna Savaşı sırasında Saraybosna kuşatmasıyla bağlantılı “Saraybosna Safarisi” iddiaları kapsamında yeniden gündeme taşındı.
Hırvat bir gazeteci, yayımladığı bazı belgelerin Vuçiç’i kuşatma dönemindeki olaylarla ilişkilendirdiğini ileri sürdü.
Söz konusu iddialar, gazetecinin açıklamalarına dayanırken Vuçiç’in bu olaylarla bağlantılı olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararından söz edilmiyor.
Aynı yıl Sırbistan’da, İsrailli ortaklarla yürütülen askerî iş birliği kapsamında savaş amaçlı insansız hava araçlarının montajını gerçekleştiren bir fabrika açıldı.
Öğrenci hareketinin seçim zaferiyle yeni dönem
2024 yılında başlayan öğrenci protestoları, zamanla ülke genelinde geniş destek kazanan siyasi bir harekete dönüştü.
Öğrencilerin öncülüğündeki hareket, 25 Ekim’de düzenlenen parlamento seçimlerinde Öğrenci Listesi adıyla yarışarak zafer elde etti.
Seçim sonuçlarının ardından Vuçiç yenilgiyi kabul etti.
Böylece Sırbistan, Vuçiç’in 12 yıllık siyasi hâkimiyetinin sarsıldığı ve yeni hükümetin kurulmasına yönelik sürecin başladığı bir döneme girdi.










