Samimiyet

Hayatınız hissettiğiniz anlardan ibarettir. Ömür üç günlüktür diyorlar ya, ben de size tam da şu an unutamadığınız üç gününüzü düşünün desem, aklınıza ya çok mutlu olduğunuz yada çok üzüldüğünüz günler gelecek öyle değil mi? Bu günler her daim hatırlanacaklar. Çünkü onlar iliklerinize kadar hissettiğiniz günlerdir. Örneğin bir anneye unutamadığı günü sorsanız, çocuğunu kucağına aldığı günü söyler. Yaşadığınız her saniye bir değerle ölçülemeyecek kadar önemli, hele ki içine yıllar sonra bile hatırlayabileceğiniz anılar sığdırıyorsanız. İllaki alıpta dünyanın en güzel şehrine gitmeniz veya çok çılgınca birşey yapmanız gerekmiyor. Bunlar da hatırlanıyorlar tabii ama dolu dolu hissedildiği sürece.

Gelelim asıl konumuza. Bugün beynime yıllar sonra hatırlayabileceğim birşey daha yerleşti.  Samimiyetin en içten yaşandığı bir akşam yemeği. Çok sevdiğim bir ağabeyimin bana söylediği bir cümleyi söyleyeyim size. “Bak Gülzade üniversite okumak demek aynı zamanda dünyayı ve insanları tanımaktır” demişti. O günden bugüne insanlara daha farklı bakıyorum. Sanki davranışlarını konuşma şekillerini daha da  inceliyorum, bide buna bizim şu detayları seven kadın ruhumuz eklenince kendimi bazen psikolog gibi hissetmiyorum değil. Aslında bunu uygulamak  en azından kime nasıl davranmam, kim ile daha samimi ve mesafeli olmam gerektiğini belirliyor. İçten, doğal, samimi olan insanlar bulun, biriktirin ve kaybetmemek için çabalar sarf edin.

Bugün ki yazımda güler yüzlü, tatlı, çocuk ruhlu olan bir kadından bahsetmek istiyorum. Kendisi bizden, yurdumuzdan bir parça olan  ablamız. Yemek yiyorduk, kendisini de masamıza çağırdık. Sağolsun kırmadı değerli vaktinden bize de ayırdı. Yemeği unutup muhabbette dalmışız. Kendisinin iyi bir insan olduğunu  biliyordum ama bu akşam daha da fazlasını öğrendim. O kadar içten konuştu ki anlatamam. Güzel tavsiyelerini beynime kazıdım. Üsküp’e yirmi iki yıl önce geldiğini ve hala buraya bir türlü alışamadığını söyledi. Kullandığı cümle şu “Üsküp hiç ben olmadı, ben de o”. Hala kendi vatanından, ailesinden uzak kalmanın vermiş olduğu  üzüntü vardı gözlerinde. Hayatının detaylarını tabii ki de bilmiyorum ama bana bu gece ailenin eşi benzeri olmayan bir şey olduğunu, ilerde yaşamam gereken yeri sevmemin ve vatan düşkünlüğünün önemini bir kez daha hatırlattı. Saatlerce dinleyebilirdim kendisini. Bu sohbette geçen her anı bir gün unutmayacağımı çok iyi biliyorum. Çünkü hissettim. Hepimiz birşeyler ekledik sohbete. Zerre yalan yoktu, olamazdı. Niye diye sorarsanız, söyleyeyim: samimiyet içinde sahtelik barındırmaz. Duygulandık, güldük, analizler bile yaptık. Sizin anlayacağınız muhteşem bir ders aldık. Etkisinde baya bi kaldım. Niye dedim. Niye böyle sohbetler hergün olmuyor. Niye konuşamaz olduk birbirimizle. Negatif konuşmayı gerçekten sevmiyorum ama dünyanın gidişatı hiç iyi değil. Saygı mevkileşiyor. Birinin adından önce nerde bulunduğu sorulur oldu. Ne yazık ki. Bir insan, insan olduğu için değerlidir, bir can taşıdığı için. Toplumda sağlam bir statüye sahip olmaması ona daha az saygı duyulacak anlamına gelmiyor. Karşınızdakine değer biçecekseniz kişiliğini göz önünde bulundurmanız gerekir. Örneğin sırf üniversitede bir hoca veya devlet kurumlarında çalışan bir kadın, köyde yaşayandan daha değerli diye bir şey yok, olamaz. Niye bazıları alıp böylelerinin karşısında titreyip, normalde sokakta karşılaştığı teyzeye karşı titreme olmuyor. Ben söyleyeyim. Teyzenin karşısında “aman hata yapmayayım” heycanı yok. Doğallıktan çıkıyoruz resmen. Diğer tarafta ise giydiğimiz kıyafetten, oturup kalkma, ses tonumuza kadar değişiyor olay. Ne gerek var buna.

Veya eve bir misafir gelecek diye herşey birbirine karışıyor. Çeşit çeşit yemekler, günlerce yapılan temizlik, dikkatli davranma şekilleri. Tabii ki de bunlar da önemli ama ölçüsünde. Misafire nasıl bir ortam hissettirirseniz o da öyle davranacaktır. Yaptığınız güzel yemeklerin boşa gitmesini istemiyorsanız, rahatça yiyebileceği bir ortam sağlayın. İş görüşmesindeymiş gibi hissetmesine gerek yok. Kısacası doğal ve kendiniz olun. Samimiyet doğallıktan gelir. Doğallık sevgi yarattır. Ne kadar çok severseniz o kadar sevilirsiniz. Böyle davrandıkça tatlı sohbetler peşinizden gelecek ve anı daha dolu yaşayacaksınız.

Bol samimiyet dolu anlar diliyorum.

Read Previous

“İstanbul Kapısından Belgrad Kapısına Dostluk Köprüsü”

Read Next

Yarın Berat Kandili

1,647 Comments