Hac farizası vesilesiyle Mekke sonrasında kutsal belde Medine’ye yola koyulduk. Salatı Selamlar ile Medine’ye yol alırken bir yandan da Resulullah efendimizin o kadar mesafeyi zorluklarla nasıl katettiğini düşünüyor ve gözyaşlarıma hakim olamıyorum.
Kulaklarımızda Taleal bedru nidaları yankılanıyor, içimizde Resulullah’ın beldesine kavuşmanın huzuru oluşuyordu.
Birkaç saatlik yolculuktan sonra Gül kokulu Peygamber şehrinde güller ve güleryüzlerle karşılanıyoruz. Ertesi gün sırf Efendimiz ayak bastı diye Kuba mescidi, Kıbleteyn camilerini ziyaret ediyor, o dönemde yaşayamadığımın hüznü sarıyor yüreğimi…
Medine’de namazlarımızı çocuk sesleri ve kuş cıvıltılarıyla eda etmenin huzuru paha biçilemez.
Ve heyecanın dorukta olduğu Cennet bahçesini ziyarete gideceğimiz günün öncesinde yaşadığım tevafukları da anlatmadan geçemeyeceğim. Yorgun başladığımız bir günde aklımda Peygamberimizin çocuklara şefkati ve mescitteki çocuklarla hasbihal, yemek molası verdiğimiz yerde bizde aynı masada oturan Medineli iki hanımefendi.
Bizler kendileriyle tanıştıktan sonra Peygamber kabrini ziyarete gideceğimizi heyecanla söylememiz, Resule olan aşkımızın yansıması olarak kendilerinin Ravzaya çok yakın bir yerde çalıştıklarını söylemesi ve yaşadıkları anılarını anlatmaları bizim heyecanımıza apayrı bir heyecan katmıştı.
Ve yola koyulduk, ayaklarımızın yerden kesildiği, ziyarete giderken salavatlarla peygambere adım adım yaklaştığımız o Yeşil Kubbe, Ravzayı Mutahhara.
Kelimeler kifayetsiz, kalemler orda yaşanılanları yazmaya muktedir değil, ama yinede tez zamanda bu beldelere ayak basmaları için herkese teşvik olması babında hissettiklerimi birkaç cümleyle ifade etmeye çalışacağım, ama becerebilecek miyim bilemiyorum..
Ravzayı Mutahhara’da Peygamberimizin huzurunda durduğum o an… Sanki minberde ResulaAllah.. Dilim sustu, sadece ve sadece gözyaşlarım ve boğazıma düğümlenen hıçkırıklarım konuştu. Yıllardır hasretini çektiğimiz yerdeyiz…
Esselâmü aleyke yâ Resûlallah… Etrafım yüzlerce insanla çevriliydi ama…ama ben kendimi kendimle en çok da Rabbimle hissettim; sadece ben, dualarım ve Efendimiz’in manevi huzuru vardı. Binlerce şükür.. Ravza huzur yeri, müminin kalbinin huzur bulduğu yer…
Şahid ol Ya Resulallah, ben Huzurundan ayrıldım amma gözyaşlarımı, dualarımı ve özlemlerimi orda bıraktım.
Tekrar tekrar gelebilmemiz bu suyu kana kana içebilmemiz duasıyla…











