Kosova’daki savaş sırasında uluslararası tepkiye yol açan Reçak Katliamı davasının ilk duruşması, dört savunma avukatının bulunmaması nedeniyle ertelendi.
Adli makamların açıklamasına göre, duruşmanın başlayamamasının nedeni Barolar Birliği’nin sanıklar için resen atanacak avukatları belirlememiş olması oldu. Mahkemede bulunan bazı avukatlar ise yalnızca duruşma tarihinden haberdar edildiklerini, ancak hangi dava için görevlendirildiklerinin kendilerine bildirilmediğini ifade etti.
Bu gelişmeler üzerine mahkeme duruşmayı erteledi ve bir sonraki duruşmanın 31 Temmuz’da yapılmasına karar verildi.
21 kişi hakkında iddianame hazırlandı
Kosova Cumhuriyeti Özel Savcılığı, Reçak Katliamı ile ilgili olarak 21 kişi hakkında iddianame hazırladı. Dava, sanıkların uzun süredir adli makamlara ulaşılamaması nedeniyle Priştine Temel Mahkemesi’nde gıyaben görülmek üzere planlanmıştı.
Özel Daire, sanıkların isimlerini kamuoyuyla paylaştı. Sanıklar, “sivil halka karşı savaş suçu” işlemekle suçlanıyor.
Savcılık, adı geçen kişilere teslim olmaları çağrısında bulundu.
İddianamedeki suçlamalar
İddianameye göre, 1998-1999 yılları arasında sanıklar, eski Yugoslavya ordusuna bağlı 243. Mekanize Tugay, Üçüncü Ordu (Priştine Kolordusu) ve İçişleri Bakanlığı (MUP) bünyesinde görev yaparken;
Sivil halka karşı insanlık dışı muamelede bulunmak
Mülkleri tahrip etmek
Kitlesel sürgün gerçekleştirmek
Etnik temizlik yapmak
gibi suçları birlikte işlemekle suçlanıyor.
Savcılık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Sanıklar önce Reçak köyünü ‘Pishat’, ‘Gështenjat’ ve ‘Çesta’ olarak bilinen noktalardan kuşattı. Ardından köyü ağır silahlarla bombaladılar, evleri tek tek aradılar ve erkekleri kadın ve çocuklardan ayırdılar. Kadın ve çocukları köyden çıkmaya zorladılar, alıkoydukları erkekleri ise infaz ettiler.”
Ayrıca soruşturma bulgularına göre sanıkların sivillere silah dipçikleri, tekmeler, sopalar, zincirler ve diğer sert cisimlerle fiziksel şiddet uyguladığı belirtildi.
Uluslararası tepkiye yol açmıştı
Reçak Katliamı, Kosova’daki savaşa uluslararası müdahalenin en önemli nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Katliamda 45 Arnavut sivil (erkekler, kadınlar ve yaşlılar dahil) hayatını kaybetmiş, Reçak ve çevresindeki köylerden yaklaşık 20 bin kişi evlerinden zorla çıkarılmıştı.











