Bosna-Hersek’te Ekim 2026’da yapılacak genel seçimler öncesinde Ulusal Demokratik Enstitü’nün (NDI) ön seçim değerlendirme misyonu, Saraybosna’da düzenlenen basın toplantısında tespitlerini ve önerilerini açıkladı.
NDI heyetine başkanlık eden Slovenya eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri eski Bakanı Tanja Fajon, seçimlerin Dayton Barış Anlaşması’nın imzalanmasından 30 yıl sonra, ülke açısından “kritik bir dönemde” yapılacağını söyledi.
Fajon, siyasi ortamın özellikle devlet sisteminin işleyişine dair anlaşmazlıklar, Sırp Cumhuriyeti’ndeki (Republika Srpska) kriz ve yeni Yüksek Temsilci’nin atanmasına ilişkin belirsizliklerle daha da karmaşık hale geldiğini belirtti.
Bu faktörlerin devlet kurumlarının işleyişini zorlaştırdığını ve seçimlerin sağlıklı yürütülmesi için zorlu bir ortam oluşturduğunu ifade etti.
NDI değerlendirmesinde, önceki seçim süreçlerinin genel olarak iyi hazırlandığı ancak ciddi siyasi kutuplaşmalar ve usulsüzlük iddialarıyla gölgelendiği vurgulandı. Özellikle etnik temelli ayrışmaların ve siyasi aktörlere yönelik tartışmalı uygulama iddialarının seçim atmosferini etkilediği belirtildi.
Seçim teknolojilerine geniş destek
Fajon, seçimlerde yeni teknolojilerin kullanılmasına geniş destek olduğunu ancak bunun tüm sorunları çözecek bir “mucize çözüm” olarak görülmediğini söyledi. Buna rağmen teknolojinin şeffaflığı, hesap verebilirliği ve seçime olan güveni artıracağı ifade edildi.
Seçim mevzuatının genel olarak yeterli olduğu ancak kapsamlı bir reformdan geçmediği de raporda yer aldı. Siyasi uzlaşma sağlanamadığı için birçok reform girişiminin sonuçsuz kaldığı, bu nedenle Yüksek Temsilcilik Ofisi’nin (OHR) yetkilerini kullanarak bazı düzenlemeleri devreye sokmak zorunda kaldığı hatırlatıldı.
Yeni teknolojiler ve endişeler
NDI heyeti, seçim teknolojilerinin uygulanmasında ciddi operasyonel zorluklara dikkat çekti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının sistemin nasıl işleyeceğine dair yeterli bilgiye sahip olmadığı, seçmen eğitiminde de zamanın sınırlı olduğu ifade edildi.
Ayrıca biyometrik verilerin korunması, siber güvenlik ve oy gizliliği gibi konularda endişeler bulunduğu belirtildi. Oy pusulalarının değiştirilmesi ve aday isimlerinin numaralarla temsil edilmesi gibi olası değişikliklerin tercihli oylamayı zorlaştırabileceği uyarısı yapıldı.
Merkez Seçim Komisyonu’na (CIK) sorumluluk
Fajon, Bosna-Hersek Merkez Seçim Komisyonu’nun (CIK) yeni teknolojilerin kullanımı için detaylı yönergeler hazırlaması gerektiğini söyledi. Ayrıca personel eğitimi, ekipmanların zamanında teslimi ve test süreçlerinin seçim öncesinde tamamlanmasının önemine dikkat çekti.
CIK’nin tüm paydaşlarla istişare içinde olması ve seçmenleri bilgilendirme kampanyalarına öncülük etmesi gerektiği de vurgulandı.
NDI ayrıca, seçim gözlemcilerinin akreditasyon süreçlerinin kolaylaştırılması gerektiğini belirtti.
Klein: Operasyonel sorunlar ve medya ortamı
NDI Global Seçim Direktörü Richard L. Klein ise CIK’nin hâlâ ciddi operasyonel zorluklarla karşı karşıya olduğunu, fonların gecikmeli aktarılmasının süreci zorlaştırdığını söyledi.
Klein, seçim kampanyasında erken propaganda, kamu kaynaklarının kötüye kullanımı, nefret söylemi ve usulsüzlüklerin sürdüğünü ifade etti.
Medya ortamına da değinen Klein, çok sayıda medya kuruluşuna rağmen vatandaşların tarafsız ve dengeli bilgiye erişimde sorun yaşadığını belirtti. Özellikle siyasi ve etnik bölünmelerin medya içeriklerine yansıdığına dikkat çekti.
Dijital kampanyaların artmasına rağmen internet medyasında dezenformasyon ve nefret söyleminin yeterince denetlenmediğini de vurguladı.
Diğer katılımcılar ve temaslar
NDI heyetinde ayrıca Kopenhag IT Üniversitesi’nden Carsten Schürmann, Moldova’dan Natalia Slepuhin, uluslararası seçim uzmanı Mark Stevens ve Uluslararası Cumhuriyet Enstitüsü’nden (IRI) Borislav Spasojević yer aldı.
Heyet, CIK, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası temsilcilerle görüşmeler yaptı. Ayrıca Mostar ve Banja Luka’da seçim hazırlıklarını yerinde inceledi.












