Jakov Milatović, Strazburg’da Avrupa Parlamentosu milletvekillerine hitabında, ülkesinin 2028 yılına kadar Avrupa Birliği’nin 28. üyesi olmaya hazır olduğunu belirterek, bu hedefe ulaşmak için her şeyi yapacaklarını söyledi.
Milatović, Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın daveti üzerine yaptığı konuşmada, AB genişlemesinin artık geleceğe yönelik bir vaat değil, güncel bir öncelik olduğunu vurguladı.
Metsola, Karadağ’ın Tivat’ta düzenlediği AB–Batı Balkanlar Zirvesi’ni överek, söz konusu toplantının genişleme politikasına yeni bir siyasi ivme kazandırdığını ifade etti. Avrupa Parlamentosu’nun bu sürecin uzun süredir destekçisi olduğunu hatırlattı.
“Mesaj açık: Genişleme artık yarının değil, bugünün önceliğidir. Ve nihayet işler ilerliyor. Bu süreçte öncülüğü Karadağ yapıyor” diyen Metsola, ülkenin biri bir gün önce olmak üzere toplam 16 müzakere başlığını kapattığını belirtti.
Metsola ayrıca üyelik anlaşması üzerinde çalışmaların başladığını ve bunun genişleme politikasının liyakat ve reformlara dayalı olduğunu teyit ettiğini söyledi. “Genişleme bir lütuf değil, stratejik bir tercihtir. Hepimiz için kazançtır ve kıtamızı daha güvenli, adil, sürdürülebilir ve müreffeh kılan güçlü bir jeopolitik yatırımdır” dedi.
Karadağ’ın Avrupa perspektifine değinen Milatović ise son Tivat zirvesiyle birlikte iyimserliğin yeniden güçlendiğini ifade ederek, “Net bir mesaj vermek istiyorum: Karadağ, 2028’e kadar AB’nin 28. üyesi olmaya hazır” diye konuştu.
Metsola, bu hedefin gerçekçiliğine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, gerekli tüm koşullar yerine getirildiğinde AB’nin Karadağ’ın üyeliğini güçlü şekilde destekleyeceğini belirtti.
Milatović, AB’nin son katılım anlaşmasının yaklaşık 15 yıl önce, Hırvatistan’ın üyeliğiyle onaylandığını hatırlatarak, mevcut Avrupa Parlamentosu döneminde en az bir aday ülkenin üyelik anlaşmasının onaylanmasını umduğunu ve bunun Karadağ olmasını istediğini söyledi.
Gayriresmi genişleme belgelerine de değinen Milatović, Karadağ’ın, Avrupa Konseyi tarafından üyelik anlaşmasının hazırlanması için çalışma grubu kurulan tek aday ülke olduğuna dikkat çekti. Bu tür belgelerin, Avrupa liderlerinin genişleme sürecine ek siyasi ivme kazandırma çabalarını yansıttığını ifade etti.











