Mickoski’den BM’de AB üyeliği ve reform mesajı

Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada ülkesinin NATO üyeliği, ABD ile stratejik ortaklığı ve Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinin tek bir jeopolitik yönelimin parçaları olduğunu vurguladı. Mickoski, özellikle küçük ülkelerin geleceği açısından kurallara dayalı ve öngörülebilir bir uluslararası düzenin korunması gerektiğini söyledi.

Konuşmasına geleceğin dünyasında yaşanacak değişimlere dikkat çekerek başlayan Mickoski, bugün ilk kez okula başlayan bir çocuğun 2040 yılında yetişkinliğin eşiğinde olacağını hatırlattı. Yapay zekânın meslekleri ve endüstrileri değiştireceğini, enerji sistemlerinin farklılaşacağını, iklim değişikliğinin ekonomileri, tarımı, şehirleri ve insan hareketliliğini etkileyeceğini, demografik değişimlerin ise iş gücü piyasalarını ve sosyal güvenlik sistemlerini yeniden şekillendireceğini belirtti.

Güvenlik kavramının da artık yalnızca ordular ve sınırlardan ibaret olmadığını ifade eden Mickoski, elektrik şebekeleri, veri merkezleri, kablolar, uydular, algoritmalar ve insanların günlük olarak karşılaştığı bilgilere duyduğu güvenin de güvenliğin bir parçası haline geldiğini söyledi.

Buna karşın milyonlarca insanın savaşların ortasında veya savaş tehdidi altında yaşadığını belirten Mickoski, teknolojik ilerlemenin kendiliğinden siyasi bilgelik yaratmadığını söyledi. Bu nedenle uluslararası toplumun yalnızca günümüzdeki krizleri nasıl yöneteceğini değil, gelecek nesillere nasıl bir uluslararası düzen bırakacağını da tartışması gerektiğini ifade etti.

Kuzey Makedonya gibi küçük ülkeler açısından bunun teorik değil, doğrudan varoluşsal bir mesele olduğunu savunan Mickoski, ülkesinin BM’ye katıldığı dönemde Balkanlar’da savaşların yaşandığını hatırlattı. Kuzey Makedonya’nın o dönemde barış ve istikrar yolunu seçtiğini belirten Mickoski, BM’nin ülkede örgüt tarihindeki ilk önleyici barış gücü misyonunu oluşturduğunu hatırlattı.

Mickoski, bu deneyimden çıkarılan temel dersin, “Barış savaş sona erdiğinde başlamaz. Barış, siyaset savaşın başlamasını engelleyecek kadar bilge olduğunda başlar” düşüncesi olduğunu ifade etti.

Küçük ülkelerin büyük güçler kadar geniş bir stratejik hareket alanına sahip olmadığını belirten Mickoski, büyük bir ülkenin yanlış jeopolitik hesabının strateji değişikliğiyle sonuçlanabileceğini, aynı hatanın küçük bir ülke açısından kaybedilmiş bir on yıl anlamına gelebileceğini söyledi.

Dünyada güç dengelerinin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Mickoski, ticaret, teknoloji, enerji, kritik hammaddeler, ulaşım güzergâhları ve dijital altyapının büyük güçler arasındaki rekabetin giderek daha önemli unsurları haline geldiğini kaydetti. Ekonomik karşılıklı bağımlılığın artık ulusal güvenliğin de bir parçası olarak değerlendirildiğini söyledi.

Bu ortamda Kuzey Makedonya’nın stratejik tercihlerinin açık olduğunu vurgulayan Mickoski, “Makedonya vatandaşları nereye ait olduklarını biliyor. NATO müttefikiyiz. Amerika Birleşik Devletleri stratejik ortağımızdır. Avrupa Birliği’ne tam üyelik stratejik hedefimizdir” ifadelerini kullandı.

Mickoski’ye göre bu üç başlık birbirinden bağımsız politikalar değil; demokrasi, kolektif güvenlik, hukukun üstünlüğü ve açık ekonomi üzerine kurulu tek bir jeopolitik yönelimi temsil ediyor.

Ancak Mickoski, ittifak tercihlerindeki bu açıklığın dünyanın geri kalanına sırt çevirmek anlamına gelmediğini söyledi. Dünyanın kalıcı bloklara ayrılmasına karşı çıkan Mickoski, farklı çıkarlara ve siyasi görüşlere sahip ülkeler arasında diyaloğun devam etmesi gerektiğini belirtti.

BM’nin bütün çatışmaları çözemediğini ve alınan her kararın uygulanmadığını kabul eden Mickoski, bunun örgütten vazgeçmek için değil, BM’yi ve dayandığı kuralları güçlendirmek için gerekçe olması gerektiğini savundu.

Uluslararası sisteme duyulan güvenin zedelendiğini belirten Mickoski, birçok insanın kuralların herkese eşit uygulanmadığını, gücün zaman zaman ilkelerin önüne geçtiğini ve uluslararası taahhütlerin çıkarlar değiştiğinde değişebildiğini düşündüğünü söyledi.

Kuzey Makedonya’nın yakın tarihinde barış, istikrar ve entegrasyon adına çok sayıda zor karar ve taviz verdiğini ifade eden Mickoski, küçük ülkelerden kurallara uymaları bekleniyorsa aynı kuralların bu ülkelere öngörülebilirlik sağlaması gerektiğini savundu.

Avrupa Birliği üyelik sürecine de geniş yer ayıran Mickoski, Kuzey Makedonya’nın Avrupa fikrinden ve AB üyeliği hedefinden vazgeçmeyeceğini söyledi. AB’nin ülkesinin “doğal siyasi, ekonomik ve kurumsal evi” olmaya devam ettiğini ifade etti.

Bununla birlikte Kuzey Makedonya’nın kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Mickoski, hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, daha etkili kurumların oluşturulması, ekonominin rekabet gücünün artırılması ve vatandaşların devlete olan güveninin güçlendirilmesinin ülkenin kendi görevi olduğunu söyledi.

Mickoski, bu sorumluluğun Brüksel’e yüklenmeyeceğini belirtirken, AB’den de üyelik sürecinin liyakat ve ölçülebilir kriterlere dayanmasını beklediklerini ifade etti. İkili meselelerin üyelik sürecindeki hedefleri sürekli değiştirmemesi gerektiğini savunan Mickoski, “Daha kolay bir yol istemiyoruz. Kurallarla düzenlenmiş bir yol istiyoruz. Daha düşük standartlar istemiyoruz. Standartların standart olarak kalmasını istiyoruz” dedi.

Başbakan, vatandaşlardan iş birliğine, iyi komşuluk ilişkilerine, uzlaşmaya ve karşılıklı saygıya inanmalarını isterken uluslararası sistemde aynı ilkelerin herkese eşit uygulanmasının önem taşıdığını söyledi. Her uzlaşmanın ardından yeni bir talebin ortaya çıkması durumunda vatandaşları uzlaşmanın değerine ikna etmenin zorlaşacağını savundu.

Mickoski konuşmasında bilgi ortamındaki değişime de dikkat çekti. İnsanlığın daha önce hiç bu kadar fazla bilgiye ulaşamadığını ancak aynı zamanda manipülasyon, yarı gerçekler, sahte görüntüler, propaganda ve organize dezenformasyona da bu ölçüde maruz kalmadığını belirtti.

Siyasetin görevinin artık yalnızca vatandaşları bilgilendirmek olmadığını söyleyen Mickoski, siyasi kurumların vatandaşların güvenini hak etmesi gerektiğini ifade etti. Değerlerin yalnızca konuşmalarla korunamayacağını, özellikle terk edilmelerinin en kolay olduğu dönemlerde savunulmaları gerektiğini söyledi.

Ekonomik ve teknolojik dönüşüme de değinen Mickoski, yapay zekânın artık geleceğin konusu değil, bugünün altyapısının bir parçası olduğunu ifade etti. Enerji güvenliği, altyapı, çeşitlendirilmiş ulaşım güzergâhları ve güvenilir tedarik zincirlerinin öneminin yeniden arttığını söyledi.

Bu kapsamda Koridor 8 ve Koridor 10 projelerinin hızlandırılmasını daha geniş bir Avrupa bağlantısallık vizyonunun parçası olarak değerlendiren Mickoski, Adriyatik, Karadeniz ve Ege Denizi’nin Orta Avrupa ile daha güçlü biçimde bağlanmasının hedeflendiğini belirtti. Malların, enerjinin ve insanların kullanabileceği alternatif güzergâhların artırılması gerektiğini ifade eden Mickoski, Balkanlar’ın jeopolitik çevrede kalmak yerine altyapı açısından birbirine bağlı bir bölge haline gelmesi gerektiğini söyledi.

Göç konusunda da farklı bir yaklaşım gerektiğini belirten Mickoski, insanların güvenliğin, işin, eğitimin, suya erişimin ve gelecek perspektifinin bulunmadığı yerlerden göç ettiğini söyledi. Bu nedenle göçün yalnızca sınır güvenliği meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini, güvenlik, insan onuru, kalkınma ve iş gücü piyasalarının ihtiyaçlarının birlikte ele alınması gerektiğini savundu.

İklim politikalarına değinen Mickoski, yeşil dönüşümün gerekli olduğunu ancak bunun sosyal açıdan sürdürülemez hale gelmesi durumunda uygulanması için gereken siyasi desteğin kaybedilebileceğini belirtti. Daha yoksul ülkelerden, sermaye ve teknolojiye eşit erişim sağlanmadan aynı hızda dönüşüm beklenmesinin de yeni eşitsizliklere yol açabileceğini söyledi.

BM’nin reforme edilmesi gerektiğini vurgulayan Mickoski, örgütün çatışmaları önleme ve arabuluculuk yapma, insan onurunu koruma ve uluslararası ilkeleri savunma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ona göre reformların amacı ulusal devletlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmak değil, ortak hareket edilmesi gereken alanlarda BM’yi daha etkili hale getirmek olmalı.

Konuşmasının sonunda Kuzey Makedonya’nın küçük bir ülke olmasının hedeflerini sınırlandırmayacağını belirten Mickoski, ülkesinin müttefiklerinin güvenebileceği, gençlerin geleceklerini planlayabileceği, toplumun çok kültürlü yapısına saygı gösteren ve kendi kimliğini savunurken başkalarının kimliğini inkâr etmeyen bir devlet olmayı hedeflediğini söyledi.

Mickoski, uluslararası sistem açısından temel tercihin kurallara dayalı bir dünya ile gücün belirleyici olduğu bir dünya arasında olduğunu savunarak, küçük devletlerin büyük güçlerle aynı onura, aynı kurallara ve aynı söz hakkına sahip olması gerektiği mesajıyla konuşmasını tamamladı.

Read Previous

Tiran’da Balkan Gençlik Okulu 2026 tamamlandı