Kanunun tarihçesi, getirilişi ve yapılan değiştirgeler:

Makedonya Vatandaşlık kanunu, 19.09.1991 yılında kabul edilen Makedonya Anayasasının 5. maddesine dayanarak, Makedonya Meclisi tarafından 03.11.1992 yılında getirilmiş ve sekiz gün sonra yürürlüğe girmiştir.

Kanunun içeriliğine bakıldığında genel hükümlerinde, vatandaşlığın kazanılma halleri (soy bağı, Makedonya topraklarında doğan kimse ve sonradan kazanılan vatandaşlık halleri: vatandaşlığın yeniden tespiti, evlilik, muhacirlik ve yetkili makamların kararıyla istisnai Makedonya vatandaşlığının kazanılması) Makedonya vatandaşlığın kaybı, Vatandaşlığın kazanılması ve kaybıyla ilgili usul, yetkili kurum ve istenilen evraklar diğerleri arasında içermektedir.

Daha sonra 2004, 2008, 2011 ve 2016 yıllarında mevcut kanuna değişik değiştirgeler sunulmuş. Bu değiştirgeler mevcut kanunun içeriliğinde yer almaktadır.

En başta ana hatları ile kanunun analizini yapmak isterim. Çifte vatandaşlık hususunu özel olarak daha aşağıda ele alacağım.

Makedonya’da 1992 yılında yürürlüğe giren Vatandaşlık kanununun 3.Maddesi, kişinin hangi şartlarda Makedonya vatandaşlığına geçebileceğini bir kaç noktada ele almıştır. Kişi Makedonya Vatandaşlığına 4 şekilde girebilir:

  1. Soy, köken    
  2. Makedonya sınırla içinde doğması / dünyaya gelmesi  
  3. Kanunun Belirlediği şartların yerine getirilmesi
  4. Uluslararası anlaşmalar

Yukarıda belirtilen vatandaşlığa geçiş hususlarını, kısaca sizlere açıklamak isterim:

Vatandaşlık kanunun 4. Maddesinde, kişinin soy veya köken itibari ile nasıl vatandaşlık hakkına sahip olabileceği açıklanmaktadır.

Doğum esnasında, ebeveynlerin her ikisi Makedonya vatandaşı ise yeni doğan kişi Makedonya Vatandaşlığını hemen kazanmaktadır. Doğum esnasında Ebeveynlerden birisi Makedonya vatandaşı ise ve kişi Makedonya sınırlarında doğmuş ise Vatandaşlık hakkına sahip olmaktadır. Aynı şekilde yeni doğan kişi Makedonya sınırlarında doğmuş, Ebeveynlerden birisi Makedonya vatandaşı diğeri de bilinmeyen biri ise, yine aynı şekilde kişi Makedonya vatandaşlığını kazanmaktadır.

Aynı kanun, soy veya köken bağı ile Makedonya’da vatandaşlık alan kişilerin, evlat edinmeleri durumunu da ele alarak, edinilen evlada da, Makedonya vatandaşlığını öngörmektedir. 

Makedonya sınırları dışında dünyaya gelen ve ebeveynlerinde en az biri Makedonya vatandaşı olan kişi için ailesi, 18 yaşına kadar Vatandaşlık tespiti için başvuru yaparak Vatandaşlık hakkına sahip olabiliyor. Reşit olduktan sonra kişi kendisi 23 yaşına kadar vatandaşlık tespiti başvurusunda bulunabilir. Bu yaştan sonra hiçbir şekilde tespit yolu ile vatandaşlık alınamaz.

İkisini hususta, Vatandaşlık kanunun 6. Maddesi, Kişinin Makedonya sınırları içinde dünyaya gelerek Vatandaşlık hakkını ele almaktadır:

Ailesinin Vatandaşlığı bilinen, tespiti yapılamayan ya da ailesi bilinmeyen, Makedonya sınırları içinde dünyaya gelen kişi, Makedonya vatandaşlığını kazanmaktadır. Kişinin 15 yaşına kadar ailesi tespit edilir ve farklı bir ülkenin vatandaşı oldukları kanıtlanır ise, Makedonya vatandaşlığına giren kişi, Vatandaşlıksız kalmayacak ise Makedonya Vatandaşlığında çıkarılmaktadır.

Ayni Kanunun 7. Maddesinde bazı şartlar on görülerek, o şartları doldurma durumunda vatandaşlık alabilme imkanı verilmektedir. Kanun bu şartları söyle sıralamaktadır:

  • 18 yaşını doldurmak,
  • Vatandaşlık başvurusunu yapmadan önce, kesintisiz bir şekilde 8 yıl Makedonya’da yaşamak,
  • Kalacak yer temini (dair, ev) ve mali açıdan garanti altında olduğu göstermek,
  • Makedonya’da ve vatandaşı olduğu ülkede, 1 yıllık ceza öngören durumların olmaması,
  • Adli sicil kaydı ve Adli sicil arşiv kaydının olmaması,
  • Makedonca diline hakim olması,
  • Makedonya’ya giriş yasağının bulunmaması,
  • Kendisinin Makedonya vatandaşlığına kabulü ülke güvenliğini ve refahını tehlikeye atmaması gerekmektedir vs.

Yukarıda zikrettiğimiz şartlar bu şekilde devam etmektedir. Kişi bu belirlenen şartları doldurduğunda vatandaşlık başvurusunda bulunabilir.  Yukarı belirtilen hususlar, vatandaşlığı hiç bir ülkede bulunmayan kişilere ve mülteciler için de geçerlidir. Bunlar aynı şekilde bu şartları doldurdukları takdirde vatandaşlık başvurusunda bulunabilirler.

Kanunun 8. Maddesi muhacirlik üzerinden vatandaşlık hakkını ele almaktadır. Bu madde’de çifte vatandaşlık sorunu da dile getirilmekte. Konuyu aşağıda özel olarak ele alacak ve sizlere daha detaylı bir şekilde açıklamaya çalışacağım.

Kanunun 9 maddesi evlilik üzerinden vatandaşlık hakkını da tanımaktadır. Kişi Makedonya vatandaşı biri ile evlilikten de vatandaşlık alabiliyor. Makedonya vatandaşı ile 3 yıl evli olan ve bu evlilik sırasında son 1 yılda kesintisiz oturma iznine sahip olan kişi vatandaşlık hakkına sahip olabiliyor. Kanunun ikinci fıkrasında ise, kişi 8 yıl boyunca evli kalması durumunda, durmadan bu süre zarfını yurt dışında geçirse bile aynı şekilde vatandaşlık hakkına sahip olabilir.   (Makedonya’da hiç oturma izni olmaması bile sorun teşkil etmemektedir)

Kanunun 11 maddesi istisnai vatandaşlık – akademik araştırmalar, ekonomik durum, kültür ve spor gibi durumları da ele almaktadır. Makedonya lehine olacak akademik araştırmalar için, kültürel gelişimler, ekonomik yatırımlar, spor faaliyetleri gibi durumlarda olan kişilere de istisna yolu ile Makedonya vatandaşlığına başvuru hakkını vermektedir. Bu lehte olan kriterleri, Makedonya hükümeti belirler.

Yukarıda bahsettiğim gibi, kanunun 8 maddesi MUHACİRLİK (çifte vatandaşlık) konusuna değinmektedir.

Bizim konuyla ilgili analizim mevcut kanunun 8. Maddesine dayanmaktadır. Bu maddede, Makedonya Vatandaşlık hakkını yeniden muhacirlikten yada göçmen halinden dolayı kazanılma hali yer almaktadır. 1992 yılında getirilen Vatandaşlık kanununun 8.maddesine bakıldığında, bu madde bir fıkradan oluşmaktadır.   

‘’Makedonya’dan göç eden (muhacir) ve onun birinci sıradaki varisleri 7. maddenin 1. fıkrasının 2. ve 8. noktasında istenilen şartları oluşturulmadan bile Makedonya vatandaşlığına yeniden geçme hakkına sahiptirler’’

Bu hal 2004 yılına kadar devam etmiştir. 2004 yılında getirilen değiştirgelerle, bu maddeye yeni bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkrayla Muhacirlik-Göçmenlik tanımı yapılmaktadır.

Mevcut kanunun 8 maddesine yeni bir fıkra eklenilerek madde iki fıkradan oluşturulmuştur.

Birinci fıkra: ‘’Makedonya’dan göç eden (muhacir) ve onun birinci sırada varisleri Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. ve 8. noktasında istenilen şartları oluşturmadan Makedonya vatandaşlığına yeniden geçme hakkına sahiptirler’’

İkinci  (2004 yılında bu maddeye ilave edilen fıkra) fıkrada:

Göçmen (Muhacir), bu Kanuna dayanarak, cinsiyet, ırk, renk, ulusal ya da toplumsal köken, siyasi ve dini inançları, mal ve sosyal statüsü göz edilmeden Makedonya Cumhuriyetinden başka bir ülkeye göç etmiş kişiler, Ana Devletine göç edenler hariç, göçmen olarak kabul edilmektedirler.

İlave edilen yeni fıkrayla Muhacirliğin tanımı yapılmaktadır. Değiştirgelerle beraber Kanunun sekizinci maddesinin son hali şu şekildedir:  

’Makedonya’dan göç eden (muhacir) ve onun birinci sırada varisleri 7. maddenin 1. fıkrasının 2. ve 8. noktasında istenilen şartları oluşturmadan Makedonya vatandaşlığına yeniden geçme hakkına sahiptirler’’

‘’Göçmen (Muhacir), bu Kanuna dayanarak, cinsiyet, ırk, renk, ulusal ya da toplumsal köken, siyasi ve dini inançları, mal ve sosyal statüsü göz edilmeden Makedonya Cumhuriyetinden başka bir ülkeye göç etmiş kişiler, Ana Devletline göç edenler hariç, göçmen olarak kabul edilmektedirler,,

Değiştirgenin kabulünden sonra, Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bu kanunun yani kabul edilen değiştirgelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmıştır.

Zamanın Anayasa Mahkemesi Üyesi Zoran Süleymanov, alınmış olan bu karara hem fikir olmadığını ve bu sebepten dolayı şerhi kullanarak karşı düşüncesini belli etmiştir.

Yine aynı kanun ve aynı madde Anayasaya uygun olmadığı düşüncesinden dolayı 2014 yılında Anayasa Mahkemesine başvurularak mevcut maddenin iptalini istenilmiştir.

Makedonya Anayasa Mahkemesi 02.07.2014 yılında başvuruyu oy çoğunluğuyla reddetmiştir.

Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı Sn. Salih Murat oy çoğunluğuyla alınmış olan  bu karara, hem fikir olmadığını ve bu sebepten dolayı Şerhi kullanarak karşı düşüncesini belli etmiştir.

Kanunun getirilişiyle (1992) bu mevzu, Türkiye’ye değişik sebep ve zamanlarda göç eden kişilerin ilgi odağı olmuştur. Bazıları bir duygusallık sebebinden, bazıları kopmuş ailevi ilişkilerin düzelmesinden, bazıları haksız yerde alınan mallarının geriye iadeleri için, bazıları ekonomik boyutlardan vb. sebeplerden dolayı, Muhacirlik hallerinden Makedonya vatandaşlığını kazanmak için başvurular yapmışlardırlar.

Değiştirgeler yapılmadan önce yapılan başvuruların Birinci derece komisyon tarafından hemen hemen hepsinin reddine karar getirilmiştir. Bu kararlara itiraz hakkı olarak Hükümet nezdinde kurulan ikinci derece komisyonuna başvurulurdu. Bu komisyon yine birinci derece komisyonunun almış olduğu kararları onaylayarak ‘’ Makedonya’dan Türkiye’ye göç edenler, buradan Türkiye vatandaşları olarak göç ettikleri tespitini yapmaktadırlar’’ yani henüz Türkiye vatandaşı olmadan buradan Türkiye vatandaşı olarak göç etmiş kanaatine varmaktadırlar. Ondan sonra konuları dava olarak Yargıtay’a taşımışlar. Makedonya Yargıtay’ı bu tanımı haksız bularak, tüm davaların kabulüne ve dosyanın yeniden görüşülmesi üzere birinci derece komisyonuna gönderme hükmü alarak, sürecin uzanmasına ve çıkmaza girmesine sebep olmuştur. Böylece birkaç defa birinci ve ikinci derece komisyonların reddi kararları, yine birkaç defa Yargıtay’ın dava dilekçelerinin kabulü başvuruların yıllarca sürmesine ve çözülmemesine sebep olmuştur.

Bu olumsuz tabloya hukuki boyut verip Anayasaya ve tüm kanunlara aykırı olarak 2004 yılında mevcut Göçmen tanımı yapılmış. Bu tanımla Türkiye’ye göç edenlerin hemen hemen hiç biri Makedonya Vatandaşlık kanununa dayanarak Muhacirlikten dolayı yeniden vatandaşlık hakkını elde etme imkanı sahip değiller. 2004 yılında tüm Başvuruların (bu maddenin 2. fıkrasına dayanarak) reddine karara bağlanmaktadır.  Duyumlara göre istisnai bazılarına bilinçli olarak bu maddeden dolayı şartlı olarak vatandaşlık verilmiştir. Bu şartlardan biri başvuruda bulunanların, Türk olmadıklarını, kendileri Türkiye’de başka bir millete ve kültüre ait olduklarına dair ifadede bulunmaları şart koşulmuş duyumu hakimdir. Bununla birlikte kendilerine vatandaşlık hakkı verilmiştir.

Bir diğer sebep ise, bazılarının mevcut kanunun 11. maddesinden dolayı Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlık başvuruları olumlu bulunulmuştur. Kısa olarak bu kişilerin yerli varlığımızla yakından uzaktan ilgisi olmayan, tek taraflı kültürel hizmet eden kişiler oldukları açıkça görünmektedir.

Bu haksızlığın sebebi, tanımın yanlışlığı, Anayasa’ya ve Uluslararası Hukuk tanımlarına ve konvansiyonlara aykırı olduğu mevzular her iki şerhi açıklamalarda yer almakta ve konu yeterince açıklığa kavuşmaktadır.

Şerhi kararlarında göründüğü gibi, Göçmen olarak tüm Makedonya’daki kişilere hiçbir ayırım yapmadan yalnız Ana Devletlerine göç edenler hariç başka bir devlete göç eden kişiler sayılmaktadırlar. (Şerhi kararlar iyice okunmalı ve tercüme edilmelidir çünkü bu konular çürütülmekte)

Kısa olarak Vatandaşlığı Milli mensubiyetle karıştırıp yanlış yorum ve tanımlar yapılmaktadır. Mevcut maddenin pratikteki tanımlarının anlamı şudur: Makedonya’dan Türkiye’ye göç edenlerin tümü Türkiye vatandaşları olarak buradan kendi Ana Devletlerine göç etikleri için muhacir sayılmıyor ve bu haktan hiçbir türlü yararlanamamaktadırlar. 

Bunu en kısa bir örnekle anlatmaya gayret edeceğim: İki kardeş Ali ile Mehmet, aynı ananın ve babanın evlatları, burada doğmuş büyümüş, kendileri Aile ve mülk sahipleridirler. Hiçbir zaman ne kendilerinin nede büyüklerinin başka bir vatandaşlıkları yokmuş. Aynı anda Ali Almanya’ya,  Mehmet ise Türkiye’ye göç etme kararlarını alarak gerekli başvurularda bulunmuşlar. Gereken tüm evrakları hazırlayıp, gidecekleri devletlerden olumlu yanıt aldıklarından sonra, Makedonya makamlarına göçmen başvurularını yapıp aynı günde her ikisine Vatandaşlıktan çıkma imkanı verilmekte ve biri Almanya’ya diğeri Türkiye’ye göç ederler.

Bir müddet sonra (göçten 3 yıl sonra) her iki kardeş Muhacirlikten dolayı aynı zamanda ve aynı makama, Makedonya vatandaşlığını yeniden elde etmek için başvuruda bulunurlar. Her ikisi tarafından gerekli evraklar sunulmuş. Belirli bir zamandan sonra Almanya’ya göç eden Ali mevcut kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak Makedonya vatandaşlığın kabulüne, diğer yandan Mehmet’in başvurusu yine aynı kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasına dayanarak reddine karara bağlanmıştır.

Reddin nedeni, Mehmet’in Ana Devletine göç ettiği düşüncesidir. Reddi kararına göre, Mehmet Makedonya’dan göç ederken Türkiye vatandaşı olarak buralardan göç etmiştir. (Vatandaşlığı Milli mensubiyetle karıştırıp ali cambaz oyunu oynatılmaktadır) Yani birileri buralardan çeşitli sebeplerle göç ederken, Türkiye vatandaşı olmadan, Türkiye vatandaşı olarak Türkiye’ye göç etmiş gibi gösterilmişler. Kendi Devletinden, kendi devletine göç etmiş diye tanım yapılmakta.

Bütün bu konular ve buna benzer gelişmeler hem Anayasa Mahkemesinin almış olduğu ret kararlarında hem her iki şerh kararında açıklık kazanılmaktadır. Bu kararlar çok iyi incelenmeli.

Yazımızda göründüğü gibi Muhacirlik tanımı hem Anayasa’nın eşitlik ilkelerine uygun olmadığı, hem Uluslararası hukuka ve konvansiyonlara ters olduğu açık bir şekilde görünmektedir.

M-r İbrahim MURAT

Önceki Haber

Arnavutluk Meclisi, Cumhurbaşkanı İlir Meta’nın görevden alınmasına yönelik talebi onayladı

Sonraki Haber

Bulgar basını ve aşırı milliyetçiler AA’nın haberini çarpıtarak HÖH’ü hedef aldı