Kosova Demokratik Türk Partisi Genel Başkanı ve Meclis Başkan Yardımcısı Fikrim Damka, Kosova ve Sırbistan arasında Washington’da imzalanan ekonomik normalleşme anlaşmasını sert sözlerle eleştirdi.

Başbakan Avdullah Hoti’nin Washington’da imzalanan ekonomik normalleşme anlaşması hakkında milletvekillerine bilgi verdiği oturumda konuşan Damka,  hükümetin herşeye rağmen Kudüs’te büyükelçilik açmaya karar vermesi durumunda, koalisyonu yeniden gözden geçireceklerini ifade etti.

Damka konuşmasında şu ifadeler yer verdi:

“Kosova ve Sırbistan arasında uzun zamandır müzakereler her alanda yürütülmektedir, amaç her ki ülke arasında bir normalleşme sürecinin tesis edilmesi ve ortaya çıkarılmasıdır. Elbette ki bu müzakerelerden olumlu sonuçlar alınabilinmesi için devrede iki büyük güç ABD-AB bulunmaktadır hatta bazen bu iki gücün bir yarış içinde olduğu da açıkca gözlemlenebilmektedir.
Avrupa Birliği ile başlayan müzakereler halen devam etmekte ise de ABD öncülüğünde geçen hafta Kosova ve Sırbistan arasında uzun zamandır beklenilen bir ekonomik anlaşma metnine imza atıldı. Halbuki bizim tarafımızdan siyasi bir anlaşmaya imza atılması beklentisi vardı. Bizim tarafın beklentisi Sırbistanın Kosova’yı devlet olarak tanımasi idi. Ama maalesef bu gerçekleşmedi. Kosova açısından bir umudun yitirildiği anlamını taşıyan bu anlaşma en üst seviyede ABD Başkanının iştirakı ile yapılan sözde tarihi bir anlaşma idi ve biz bu fırsatı kaçırdığımızın kaanatindeyiz.
Bu anlaşma metnine baktığımızda Kosova ve Sırbistan diyaloğunu ilgilendiren pek fazla noktaların olmadığını gözlemlemekteyiz. Mesela..
Sözde ekonomik anlaşma içinde Kosova’da 5 g bağlantısının olmaması noktasına bakıldığında bazı ülkelerin markasının Kosova’ya girişinin yasaklanması yer alıyor.

Eşcinsel haklarını çiğnememek ve diğer ülkelerde eşcinsel hakları için lobilicik yapacağının teminatı noktasının anlaşmada yer alması gibi.
Kaldı ki bu konuda bizim zaten her yıl ülkemizde eşcinsel hakları için düzenlenen yürüyüşlere üst düzey siyasilerin katılmasından da anlaşılacağı üzere, bir sıkıntımız yok. Dolayısıyla böyle tarihi bir anlaşmada bu konu niye yer alsın ?
Gelelim anlaşmanın ekonomik boyutuna milyarlarca dolarlık bir krediden bahsediliyor, bakın kredi diyorum çünkü hibe değil yardım da değil. Kredi demek çocuklarımızın, torunlarımızın çalışarak borç aldığımız devlete ödemesi gereken yükümlülük demektir. Bu altyapı kredilerinden en fazla kazançlı çıkacak olan yine Sırbistan olacaktır ve eminim ki bu ihalelerin alıcıları o ülkenin firmaları olacaktır.
Bizi ilgilendiren ikinci bir konu Kosova’daki Ujman gölünün tartışılması ve uluslararası bir anlaşma metninde öngörülmesi. Bu nokta, Balkanlar’da problemli olan coğrafi bölgelerin ve başka doğal kaynakların kağıda veya anlaşamalara dökülmesine emsal teşkil edecektir. Sırbistan tarafının söylemlerine göre kendileri bugüne kadar bu gölden hiçbir kilovat enerji almazken bu anlaşma sonucunda kendilerine pay sağlamış olacaklar.Yani kendi elimizle imzaladığımız anlaşmada Sırbistan tarafına kendimizi ortak ettik.

Anlaşmada yer alan en hassas konu ise olası Kosova Büyükelçiliğinin Kudüs’te açılması ve Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması.
Bu noktaların Kosova-Sırbistan müzakere metni içeriğinde yer almasının ne kadar yerinde olduğu veya olması gerektiği konusunun tartışılması gerekmektedir.

Kosova’nın İsrail tarafından tanınması Kosova açısından iyi bir gelişme ve hukuk açısından da son derece önemli olarak gözükse de, Kosova’nın kendini daha yeni göstermeye başladığı uluslararası arenada Kudus’ü başkent olarak tanıması bu anlaşma ile uluslararası hukuğu çiğnediğini ortaya çıkarmaktadır.
ABD Kongresi tarafından 1995 yılında kabul edilen yasaya dayanarak, ABD Başkanı’nınilan ettiği Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğu açıklaması da açıkça BM kararlarınca tespit edilmiş uluslararası hukuk kurallarına aykırıdır. BM kararlarına göre işgal altında olduğu sabit olan Doğu Kudüs’ün mevcut fiili durumunun tanınmaması, Kudüs’ün nihai statüsü belirlenmeden, Kudüs’te Büyükelçilik bulundurulmaması her devlet için uluslararası bir yükümlülük arz etmektedir.
21 Aralık 2017 tarihli BM Genel Kurulu Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmaması kararına bugün iki ülke dışında diğer tüm ülkeler saygı duyarken, Avrupa’nın ve de dünyanın birçok ülkesi Kudüsü başkent olarak tanımazken,
Kosova gibi küçük bir devlet neye dayanarak böyle bir karar almaya cesaret edebiliyor..?
ABD gücüne güvenebilir ama Kosova’nın ABD istedi diye bunu yapması, çok büyük bir yanlış olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Diğer ülkeler gibi büyükelçiliğin Telaviv de açılması kabul edilebilir ancak Kudüs’te açılması büyük bir yanlışın göstergesidir.Ve bu yanlıştan dönülmesi gerekmektedir.
Kaldı ki Kosova’nın %90 müslüman olduğu, laik bir devlet statüsüne sahip bir ülke olmasına rağmen,Netanyahu’nun kendi kişisel hesabından övünerek yaptığı video açıklamada;
“Kosova, Kudüs’te büyükelçilik açacak ilk Müslüman ülke olacak”diyor.
Bu açıklama ile Netanyahu’nun amacı bizi bütün İslam ülkeleriyle karşı karşıya getirmek mi ?
Sayın Başbakan bu imzayla 20 yıldır bizi aralıksız destekleyen ve çok ülkenin hassas olduğu bu noktaya imza atarken kaybımızı hiç düşünmediniz mi ?
BM ve Arap ülkelerine etkisinin ne olacağını hiç düşünmediniz mi ?
Uluslararası örgütlere üyeliğimizin BM ülkelerinin oyuna bağlı olduğunun farkındasınız.
Bu imza atmış olduğunuz anlaşmayla, bir ülke kazanırken çok fazla ülkeyi kaybedeceğimizin de bilincinde olduğunuzu düşünüyorum.
Umarım bir ülke tanımasını kazanırken diğer ülkelerin tanımalarını geri almasına neden olmazsınız.
6+Parlamenter grubu hükümet ortağıdır ama malesef üzülerek bu anlaşma metninden haberdar olmadığımızı ve bu anlaşma metnine katılmadığımızı belirtmeliyim, özellikle de Kosova’nın zararına olacak noktaları desteklemediğimizi ve bu hükümet herşeye rağmen Kudüs’te büyükelçilik açmaya karar verirse koalisyonu yeniden gözden geçireceğimizi buradan açıkça ifade etmek istiyorum.
Bundan sonra özellikle toplulukları ilgilendiren konularda ve Kosova’nın bütününü ilgilendiren konularda heyette mutlaka 6+ parlamenter grubun temsilcisinin de olması gerektiğini özelikle vurgulamak istiyorum.
Koalisyon ortağı olduğumuz hükümetin bunları göz önünde bulundurması,bundan sonra tarafların yapacağı anlaşmaların tarafımızca kabul edilmesi konusunda görüşlerimizin alınması gerekmektedir.”

Kaynak: Kosovaport.com

Önceki Haber

Bosnalı Sırp liderin ‘Büyükelçiliği Kudüs’e taşıma’ teklifi reddedildi

Sonraki Haber

Yunanistan’ın Midilli Adası’nda sokakta kalan sığınmacılar geçici kampa naklediliyor