Türkçe’nin Kosova’da yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için önemli rol üstlenen Türkçem dergisi 250. sayıya ulaştı. 

Türkçem Genel Yayın Yönetmeni Zeynel Beksaç’ın 250. sayıyı anlattığı “Rumeli’de Türkçe Dergiciliğinin Kadim Yolcusu Türkçem 250. Sayıya Ulaştı ya da Bir Direncin Öyküsü” başlıklı yazısını sizlerle paylaşıyoruz:

Değerli okurlarımız, saygıdeğer Türkçem dostları,

bugün bir başka gün, bir başka mutluluk ve bir başka gurur gönlümüzü okşuyor. Bugün, bir savaş arifesinde doğmasını arzuladığımız Türkçem dergisi 250. Sayıya ulaştı. Sevincimiz çok büyük.

Türkçem, dedik ya savaşın geliyorum dediği günlerde bir kardelen gibi, cesaretle, adına yakışır bir şekilde merhaba dedi okura…

Yürüdük. Ardımıza hiç bakmadan ilerledik. Her yeni sayı adeta bir toy sevinci yaşattı. Bu dilin Rumeli’de yaşatılması, hem de canlı bir şekilde yaşatılması gerekti.


Çok şükür yüzü ak alnı açık yürümeye devam ettik. Bağrınızı açtınız, kucağınızı açtınız, yolumuza gül serptiniz ve hep beraber Türkçem’i bu günlere getirdik…


Dünyanın neresinden el uzandıysa, o eli dost eli belledik, yeni dostlar, yeni eserleri dergiye kazandırmak için koştuk çabaladık…Türkçem, sınır tanımaz dedik, yeter ki derdimiz güzellikler olsun. Güzellikleri paylaşmak erdemliktir. Hep inandık, inanmaya da devam edeceğiz;
“Dünyayı güzellik kurtaracaktır“diye…


Bizler anadilimizi çok sevdik. Ömrümüzü ona harcadık. Her şeyimiz odur dedik. Ancak dünyanın tüm dillerine de saygı duyduk. Kardeşliğe, dostluğa, barışa inandık. Savaştan nefret duyduk, ölümden, kandan zevk alanları insandan saymadık, lanetledik…


Ayrıca, yayın hayatına başladığı 1999’dan beri Türkçem dergisi olarak çocuk edebiyatına ve onun gelişmesine katkı sunanlara yılın ödüllerini verdik. Ödülü Türk cumhuriyetlerine de taşıdık. Öyleki Çuvaşistan, Özbekistan, Azerbaycan, Kırım, Tataristan, İran’lı şair yazarlar da bu ödülün sahibi oldular. Bununla dünyada Türk kültür bütünlüğüne de bir nebze katkı sunduk, sunmaya devam edeceğiz…


Durmak yok tabii ki. Allah ömür verdikçe bundan sonra da aynı aşk ve sorumlulukla yola devam edeceğiz. Türkçe’nin Rumeli yakasında kimliğimize şemsiye açmayı, onu ilelebet bu topraklarda savunmayı boyun borcu bileceğiz. Yeni dizelerin, yeni tümcelerin, demir attığı liman olmayı sürdüreceğiz. Önceliğimiz bundan böyle de; gönül kapılarının çoğalmasını sağlamak, yaşadığımız bu topraklarda dostluk, kardeşlik, barış uğruna nöbete durmaktır.


Daha neyi mi arzuluyoruz…
Yolumuza başlarken; Türkçem olarak bu topraklarda yeni; Necati Zekeriya’ları, Fahri Kaya’ları, İlhami Emin’leri, Nusret Dişo Ülkü’leri, Hasan Mercan’ları vb. yetişmesine katkımızı sunabilmekti. Gözlemlerimize dayanarak büyük bir mutlulukla bu doğrultuda Balkanlarda gerçekten bir uyanışın varolduğunu söylemek mümkün. Yepyeni bir kuşak yetişiyor. Türkçesine hakim, yürekli bir genç kuşak! Sevinmemek elde değil. İşte bu açıdan bizler de Türkçem olarak buna bir nebze katkıda bulunabiliyorsak, büyük bir kıvanç duyarız…


Saygıdeğer; öğrenciler, öğretmenler, şairler, yazarlar, bir sözle tüm okurlarımız, Türkçem sizlerden minnettardır. O denli çok teşekkür edecek dostlarımız var ki, ad ad hepsini saymak mümkün değil. Dileğimiz odur ki  desteğinizle bundan böyle de yanımızda olmaya devam edin. Bizler de Size layık olmak için bugüne kadar olduğu gibi, bundan böyle de var gücümüzle çaba harcayacağız.

Daha nice sayılarda buluşana dek, sağlıcakla kalın, dost kalın, yüzünüzden gülüş hiç eksik olmasın.

Önceki Haber

“Türkiye, korona sonrası dönemi de başarıyla yönetecek kapasiteye sahiptir”

Sonraki Haber

Yunanistan’ın Eğriboz Adası’nda seller maddi zarara yol açtı