Uzun bir süredir Küresel siyasetin yanında yerel Balkan siyasetini de takip etmekteyim. Son dönemlerde Balkanlar hızlı bir değişim ve yapılanmaya itilmektedir. Bu yapılanmanın arka planında AB ve ABD yarışı var. Bu iki güç son 10 yıldır bilhassa Balkan politikalarında kontrollü pasif bir statüden aktif bir konuma geçmeye başladılar. Bizim bildiğimiz Bosna savaşı sürecindeki pasif ve lakayt duran AB ve ABD’nin Kosova savaşı sürecinde Balkanlarda aktif rol oynamaya başladıklarını görmekteyiz. Aslında ABD Kosova savaşından sonra Kosova devletini kendi eyaleti mantığı ile yönettiğini sağır sultan bile duymuştur, galiba?. Kısacası Balkan politikalarını siyasi olarak Üsküp ve askeri olarak Kosova’dan koordine etmeye çalışan ABD ve AB’nin, NATO ve AB entegrasyon yarışmalarına ve handikaplarına başlamışlardır.

Son Kosova Hükümet seçimlerini takip ettiğimizde zar zor ve sanki Kosova Cumhurbaşkanı’nın bu hükümet kurulmaması için isteksiz haleti ruhiyesi gölgesinde kurulan Albin Kurti Hükümeti uzun yaşamayacağı belliydi. Albin Kurti genç, karizmatik ve dava adamı olmasından dolayı prensiplerinden taviz vermeyen bir lider portresi çizecektir. Kendisi gençliğini protestolar, yürüyüşler, hapisaneler ve Sırbistan’a karşıt olan fikir ve hareketleriyle kanıtlamış bir Kosovalıydı. Fakat siyaset farklı bir kulvar oluyordu. Yeni çiçeği burnunda olan Kosova Başbakanı olan Albin soy ismine yakışır bir şekilde (Kurt) uzun ve yıpratıcı müzakerelerden sonra başbakan koltuğuna otururu oturmaz Devleti yeni bir yapılanmaya tabi tutma arzusundaydı.

Kabine revizyonları, abartılı maaş alan makam mevkidekilerin maaşlarını düşürmesi, devleti açık ve şeffaf bir yapıda tanıtma çabalarında takdir toplamıştı (Bu arada Kosova Cumhurbaşkanı ve Muhalifler takipteydiler) halk tarafından tabiki. Fakat Sırbistan ve Kosova arasındaki kendilerince normalleşme sürecinde Kurti’nin taviz vererek normalleşmeye karşı alternatif olarak “Ortak ve Eşit” normalleşme planları vardı ve süreçte “Taviz” diye bir anlaşmaya yanaşmayacaktı. İşte tam burada anlaşılan “Richard Grenell” faktörüne tosladı.

Grenell 2001 yılında yıldızı parlayan ve ABD Başkanı’nın da kendisine yatırım yaparak Kosova-Sırbistan meselesini “Kosova taviz vererek” halletmesi için gönderdiği bir nevi siz ona vali, biz ona arabulucudur diyelim. Bu zat baştan beri hızlı ve seri bir şekilde Kosova gereken ana tavizleri vererek Sırbistan- Kosova problemini tamamlayıp işi kapatacaktı. Fakat yeni başbakan Albin Kurt buna asla taviz verilmeyecek diye direnmeye başlayacak ve Trump kabinesinden gelen zata açık açık karşı çıkacaktır.

Kurti’ye göre: Kosova ancak eşit şartlar altında Sırbistan ile müzakere eder ve tavizler ortak verilirdi. Kurti’nin ABD’ye bu konuda direnmesinden olsa gerek “Uğursuzluklar” silsilesi başlayacaktır. Bir anda tamamen “tesadüfler” ve “uğursuzluklar” başlayacaktır; Kurti’nin hükümet ortağı hükümet kurma sürecinde istediği her şeyi almasına rağmen, bir anda hükümetten memnuniyetsizlikten çekilecektir ve Albin Kurti’nin hükümetinin düşürülme tesadüfleri ve uğursuzlukları başlayacaktır.

Sonuç olarak seçimle gelen hükümet sisteminde tesadüflerle düşürülerek bazı hukukçuların kıvırtarak ve makul diye açıklayabileceği “Kosova Meclisi’nin” kuracağı bir Hükümet modelini göreceğiz. Kosovaya bilhassa Sırp azınlığın sıkı destekleyeceği ve diğer azınlıkların da halaya katılacağı Meclisin ve Cumhurbaşkanı’nın yeni Hükümeti göreve getirilecektir. Yeni Başbakan Grenell planının yürürlüğe girme sözünü de verdiğini duyar gibiyiz. Baştan dedim ya Kurti Bey dava ve yürüyüşlerin adamıdır, siz benim yazılarımı okuyanların da bildiği gibi siyasette tesadüf ve uğursuzluklardan korunmak için muska yapmanız ve cebinizde taşımanız şart olduğunu bilirsiniz, değil mi?.

 

Önceki Haber

48 kişi sokağa çıkma yasağına uymadı

Sonraki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 ilde uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasını iptal etti

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

seventeen − 6 =