Konaković, OHR Başkan Vekili Crishock ile görüştü

Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konaković, bugün Bosna Hersek Yüksek Temsilciliği görevini vekâleten yürüten Louis J. Crishock ile bir araya geldi.

Görüşmede, Bosna Hersek’te Dayton Barış Anlaşması’nın uygulanması, Yüksek Temsilcilik Ofisi’nin (OHR) rolü ve yeni yüksek temsilcinin atanma süreci ele alındı.

Konaković, yeni yüksek temsilci atanana kadar görevini sürdüren Crishock’a tam destek verdiğini belirterek, kurumsal devamlılığın sağlanmasının hukuki güvenlik ve Dayton Anlaşması’nın uygulanmasına yönelik uluslararası denetimin güvenilirliği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Bosna Hersek Dışişleri Bakanı, geçmiş dönem yüksek temsilcileri tarafından alınan kararların hukuki geçerliliğinin korunması ve bu kararlara yönelik herhangi bir itiraz, engelleme veya ihlal girişiminin önlenmesi için makamın kesintisiz şekilde devam etmesi gerektiğini vurguladı.

Konaković, Crishock’un görev süresi boyunca hukuki sürekliliğin ve kurumsal istikrarın korunması için gerekli adımları atacağına inandığını söyledi.

“Bonn yetkileri son güvence niteliğinde”

Konaković, Barış Uygulama Konseyi’nin (PIC) çalışmalarına ve yeni yüksek temsilcinin belirlenmesi sürecine güvendiğini belirterek, sürecin Dayton Barış Anlaşması’nın uygulanmasını sürdürebilecek güvenilir bir kişinin seçilmesiyle sonuçlanmasını beklediğini dile getirdi.

Bonn yetkilerinin önemine de değinen Konaković, bu yetkilerin değerinin sık kullanılmasından değil, Dayton Barış Anlaşması’nın, anayasal düzenin, devlet kurumlarının ve Bosna Hersek’in istikrarının korunması için “son güvence” olarak var olmasından kaynaklandığını söyledi.

Konaković ayrıca Bosna Hersek’te güçlü ve güvenilir uluslararası angajmanın korunmasının önemine dikkat çekerek, OHR’nin yetki ve görevlerine tam destek verdiklerini ifade etti.

Dışişleri Bakanı, uluslararası ortaklar arasındaki yakın koordinasyonun Dayton Anlaşması’nın korunması, istikrarın devam ettirilmesi ve Bosna Hersek’in Avrupa yolundaki reform sürecinin ilerlemesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Read Previous

15 Temmuz: Türkiye’nin Direnişi, Balkanların Vicdanı