BÖBREK yetmezliği yaşayan Bulgaristan vatandaşı 13 yaşındaki Boncho Zoev Angelov, çapraz nakille Türkiye’de sağlığına kavuştu.

Yüzü yeniden gülen, hayata umutla bakan  Angelov,  “Kendimi çok iyi hissediyorum. Çok zor geçti bu süreç ama ben başardım. Eskiye göre daha iyiyim. Hayalim ise artık spor yapmak.” dedi.

Koronavirüse rağmen çok sayıda hasta  tedavilsi için Türkiye’ye geliyor. Türkiye’de sağlığına kavuşanlardan biri de 13 yaşındaki Bulgaristan vatandaşı Boncho Zoev Angelov oldu.  Henüz çocuk yaşta böbrek yetmezliği yaşayan Angelov,  İstanbul’da üroloji uzmanı Prof. Dr. Tuğcu ve ekibinin yaptığı başarılı bir çapraz böbrek nakli ameliyatıyla sağlığına kavuştu.

ÇAPRAZ NAKİL YAPILDI

Ailenin Bulgaristan’dan geldiğini belirten Prof. Dr. Tuğcu, “Ailesi böbrek nakli için  bize başvurdu. Özellikle sol böbreği şiş durumdaydı. Hidronefrozu vardı ve taşlıydı. Böbrek şişliğini acil olarak bir işlem uygulanmış. Buna rağmen kreatinin değerleri 8, 9’daydı. Bu değerleri hiç düşmedi ve böbrek yetmezliği tanısı konuldu. Annesinin böbreğinin uyumlu olabileceğini düşündük ama annesi uyumlu olmadı. Teyzesine baktık, o da uyumlu olmadı. Biz de bu durumda çapraz nakil işlemi yaptık. Karşılıklı uyumun olduğu vericiler ve alıcılarda değişim oldu. Bu şekilde iki hayat kurtulmuş oldu.” dedi.

Prof. Dr. Tuğcu, “Çocuk 13 yaşında. İlk geldiğinde çok sıkıntılıydı. Vücudunda ödemler vardı ve şişmiş durumdaydı. Türkiye’de tek robotik böbrek nakli yapan kliniğiz. Aile de aslında bu sebeple gelmiş. Ancak incelemelerimiz sonucunda robotik için uygun olmadığını gördük. Tek ameliyatta taşlı böbreği ve çıkış darlığı olan böbreği aldık, aynı seansla uyumlu böbreği taktık. Hastamız şu anda çok iyi.” diye konuştu.Anne Zoya Angelov da, “Oğlum 1,5 yıldır bu hastalıkla mücadele ediyor. Sofya’da transplantasyon önermişlerdi, orada bu kliniği tavsiye ettiler. Biz de tavsiye üzerine buraya geldik. Şu an sağlık durumu gayet iyi.” diye konuştu.

“BÖBREK YETMEZLİĞİ SİNSİDİR”

Çocuklarda ve yeni doğanlarda böbrek yetmezliğine dikkat çeken Prof. Dr. Tuğcu, erken teşhisin önemine değindi.

Prof. Dr. Tuğcu, “Çocuklarda böbrek çıkış darlığı doğuştan olabilir veya reflü dediğimiz özellikle kız çocuklarında gördüğümüz geri kaçışlar olabilir. Doğumda başlar bu kontroller. Bir kadın doğum uzmanına gidip, ultrasonları yapılabilir. Doğduktan sonra çocuklara ultrason yapılmak zorunda. Bunlar yapılmazsa bu şekilde böbrekleri kaybedebilirler. Düzenli kontrolleri olsa daha erken teşhis edilebilir. Böbrek yetmezliğine gelince, geri dönüşü olmaz. Hastalar kreatinin değerleri 6’da, 7’deyken yaşamlarını sürdürebilir. Böbrek yetmezliği bu kadar sinsidir, sonradan anlaşılır. Rengi değişir, kusmalar başlar, kilo alır. O zaman vücutta bazı organlar da zarar görmeye başlar. Kalbinde, idrar torbasında ve bütün vücudunda sıkıntılar başlar.” dedi.

DHA

Önceki Haber

Yunanistan’da günlük vakalar üçe katlandı

Sonraki Haber

İngiltere ve Yunanistan arasında Kıbrıs görüşmesi