Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konaković, Sırp Cumhuriyeti (RS) entitesinin kamu kaynaklarıyla ABD’de yürüttüğü lobi faaliyetlerinin araştırılması ve Milorad Dodik’e yönelik olası yaptırımların değerlendirilmesi talebiyle üst düzey Amerikalı yetkililere 15 mektup gönderdi.
12 Ekim tarihli mektuplar, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Adalet Bakanlığından Todd Blanche’ın yanı sıra Senato ve Temsilciler Meclisinin ilgili komitelerinin yöneticilerine iletildi.
Konaković, mektuplarında Bosna Hersek Anayasa Mahkemesinin U-10/26 sayılı kararına dikkat çekti. Karar, Sırp Cumhuriyeti’nin Viyana Temsilciliği ile Ari Ben-Menashe yönetimindeki Dickens & Madson Canada şirketi arasında yapılan lobi anlaşmasını da kapsıyor. Anlaşmada belirtilen hedefler arasında Sırp Cumhuriyeti’nin Bosna Hersek’ten bağımsızlığının sağlanması da bulunuyor.
Anayasa Mahkemesi, Sırp Cumhuriyeti’nin kamu kaynaklarının Bosna Hersek Anayasası’na aykırı hedefler doğrultusunda yürütülen lobi faaliyetlerinde kullanılamayacağına hükmetti. Mahkeme, söz konusu anlaşma kapsamındaki ödemeleri ve benzer amaçlar taşıyan diğer düzenlemeleri yasakladı.
Konaković, kararın yalnızca tek bir anlaşmayla sınırlı olmadığını belirterek Sırp Cumhuriyeti yönetiminin ABD’deki diğer lobi faaliyetlerinin de incelenmesini istedi.
ABD Hazine Bakanı Bessent’e gönderdiği mektupta, Dodik ve söz konusu faaliyetleri finanse eden veya yönlendiren diğer kişilerin Amerikan yaptırım mevzuatı kapsamında değerlendirilmesini talep etti. Bu kapsamda Hazine Bakanlığı ve Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisinin (OFAC) inceleme yapmasını istedi.
Adalet Bakanlığına gönderilen mektupta ise ABD’deki lobi şirketlerinin Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası (FARA) kapsamındaki bildirimlerinin incelenmesi çağrısında bulundu. Konaković, bu kayıtların gerçek müşterileri, ödemeleri, aracıları ve yürütülen faaliyetleri doğru yansıtıp yansıtmadığının araştırılması gerektiğini belirtti.
Bakan, Amerikan siyasi danışmanları Chris LaCivita ve James Blair’in Sırp Cumhuriyeti yönetimi için çalıştıklarına ilişkin basında yer alan iddialara da değindi. Ancak bu faaliyetlerin Anayasa Mahkemesinin incelediği anlaşmanın parçası olmadığını özellikle vurguladı.
Konaković, ABD Dışişleri Bakanı Rubio’ya gönderdiği mektupta enerji güvenliği konusunu da gündeme taşıdı. Bosna Hersek’in Rus doğal gazına bağımlılığını azaltmayı hedefleyen Hırvatistan bağlantılı Güney Gaz Enterkoneksiyonu projesinin önemine dikkat çekti.
Dodik’in 10 Ekim’de Sırbistan üzerinden yalnızca Rus gazını taşıyacak yeni bir boru hattı projesini yeniden gündeme getirmesini eleştiren Konaković, bunun ülkenin Rus enerjisine bağımlılığını artırabileceğini savundu.
ABD Kongresinin ilgili komitelerine gönderilen mektuplarda da lobi faaliyetlerinin finansmanı, yabancı etki, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik konularında inceleme yapılması istendi.
Konaković, ABD’nin 30 yılı aşkın süredir Bosna Hersek’in temel stratejik ortaklarından biri olduğunu hatırlatarak Washington yönetiminin Dayton Barış Anlaşması’ndaki belirleyici rolüne dikkat çekti.










