Borjana Krišto ile Andrej Plenković, Saraybosna’da iki ülke arasındaki sınır kapılarını düzenleyen anlaşmayı imzaladı.
Söz konusu anlaşmanın, ikili iş birliğini güçlendirmesi ve sınır geçişlerini kolaylaştırmasının yanı sıra kontrol sistemini daha verimli hale getirmesi hedefleniyor.
Krišto, 2013 yılında imzalanan önceki anlaşmaya göre yalnızca iki sınır kapısının sınır denetim istasyonu (BIP) statüsüne sahip olduğunu hatırlatarak, yeni anlaşmayla bu statünün beş kapıya çıkarıldığını açıkladı. Buna göre Svilaj Sınır Kapısı, Izačić Sınır Kapısı, Kamensko Sınır Kapısı, Bijača Sınır Kapısı ve Gradiška Sınır Kapısı bu kapsama alındı.
Yeni anlaşmayla ayrıca uluslararası kara ve demiryolu trafiğine açık sınır kapıları ile yalnızca sınır bölgelerinde yaşayanlara hizmet verecek kapılar da belirlendi. Tüm sınır kapılarının daha yüksek bir kategoriye yükseltildiği vurgulandı.
Plenković ise anlaşmanın, özellikle sınır kapılarının yeniden sınıflandırılması sayesinde insanlar ve malların dolaşımını kolaylaştıracak önemli bir adım olduğunu belirtti. Ayrıca anlaşmanın, Hırvatistan’da kısa süre önce kabul edilen Yabancılar Yasası ile bağlantılı olduğunu ve bu düzenlemenin Bosna Hersek vatandaşlarına uzun süreli vize verilmesini kolaylaştırdığını ifade etti.
Hırvatistan Başbakanı, yeni sistemin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri daha da geliştirmesini beklediklerini, 2025 yılında ticaret hacminin 4 milyar avroya ulaşarak rekor kırdığını dile getirdi.
Öte yandan Bosna Hersek Dolaylı Vergilendirme İdaresi (UIO), anlaşmanın bu aşamada uygulanmasının özellikle Gradiška’daki sınır altyapısında sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Kurum, bu sınır kapısının uygun statüye kavuşamayabileceğini ve ülkenin kuzeyinde fitosanitasyon ve diğer denetimlerin yapılacağı bir yük taşımacılığı noktasının eksik kalabileceğini belirtti.
UIO yetkilileri, bu durumun temel nedeninin, yeni Gradiška sınır kapısındaki iç organizasyon düzenlemesinin henüz onaylanmamış olması olduğunu vurguladı. Kuruma göre gerekli organizasyonel yapı oluşturulmadan anlaşmanın uygulanması; vatandaşlar, taşımacılar ve ekonomi açısından doğrudan sonuçlar doğurabilir.











