Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konaković, Irak’ın başkenti Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısında, savaş suçlarından hüküm giymiş Ratko Mladić için Sırbistan’da düzenlenen anma töreni ve askeri törenle gerçekleştirilen cenazeye tepki gösterdi.
Bosna Hersek Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Konaković, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’in daveti üzerine 17-18 Ekim tarihlerinde düzenlenen İİT’nin 52. toplantısına katıldı ve ikinci gün katılımcılara hitap etti.
Konaković, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 11 Temmuz’u Srebrenitsa Soykırımını Uluslararası Anma Günü ilan eden kararına verdikleri destekten dolayı İİT üyesi ülkelere teşekkür etti.
Söz konusu kararın soykırımın inkâr edilmesini ve soykırım, insanlığa karşı suçlar ile savaş suçlarından hüküm giymiş kişilerin yüceltilmesini de kınadığını hatırlattı.
“Özel yas, kurumsal düzeyde aklama girişimine dönüştürüldü”
Konaković, Belgrad’daki Sırbistan Orduevi’nde Ratko Mladić için anma töreni düzenlendiğini, iki gün sonra ise askeri törenle gerçekleştirilen cenazeye Sırbistan hükümetinden altı bakanın ve Sırp Cumhuriyeti (RS) entitesinden üst düzey yetkililerin katıldığını belirtti.
Bu törenlerin özel bir yas sürecini, soykırımdan hüküm giymiş bir kişinin kamuoyu ve kurumlar nezdinde aklanmasına dönüştürdüğünü savundu.
Mladić’in Sırp halkını savunduğu için değil, Srebrenitsa’daki soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları nedeniyle müebbet hapis cezasına çarptırıldığını vurgulayan Konaković, Saraybosna’daki sivillere yönelik saldırılardan doğan sorumluluğunun da mahkeme kararlarıyla belirlendiğini hatırlattı.
Konaković, bir kişinin ölümünün cezanın infazını sona erdirebileceğini ancak mahkemeler tarafından tespit edilen gerçekleri ortadan kaldıramayacağını söyledi.
“Suçun sorumluluğu bireyseldir”
Bosna Hersek’in Sırp halkını toplu olarak suçlamadığını belirten Konaković, cezai sorumluluğun bireysel olduğunu ifade etti.
Mladić’in Sırp vatanseverliğinin sembolü olarak sunulmasının Sırp halkına da zarar verdiğini savunan Konaković, bunun hayatta kalan mağdurları aşağıladığını, geri dönen mültecilerde korku yarattığını ve Dayton Barış Anlaşması’nı zayıflattığını söyledi.
Konaković, Bağdat Bildirisi ve İİT kararlarında Bosna Hersek’in egemenliği, toprak bütünlüğü ve anayasal düzenine desteğin yeniden teyit edilmesini beklediklerini belirtti.
Ayrıca soykırımın inkârının, hüküm giymiş savaş suçlularının yüceltilmesinin, İslam karşıtı söylemlerin ve ayrılıkçı girişimlerin reddedilmesi çağrısında bulundu.
Filistin için somut adım çağrısı
Konuşmasında Filistin’deki gelişmelere de değinen Konaković, Filistinli sivillerin yaşadığı can kayıplarını ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin işgal altındaki Filistin topraklarında genişleme politikasını sert şekilde kınadı.
Bosna Hersek’in iki devletli çözümü desteklediğini yineleyen Konaković, ülkesinin savaş dönemindeki deneyimleri nedeniyle Gazze halkının yaşadığı acıları iyi anladığını ifade etti.
Uluslararası toplumun Bosna Hersek’teki savaş sırasında kararlı adımlar atmakta çok geç kaldığını belirten Konaković, Filistin halkının aynı şekilde uzun süre beklemek zorunda bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Konaković, yalnızca kınama açıklamalarının yeterli olmadığını, Filistin’deki sivillerin korunması için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.












