Balkanlar ve Avrupa’da elektrik ile doğal gaz fiyatları geçen yıla göre önemli ölçüde yükselirken, özellikle akşam saatlerinde elektrik fiyatları megavatsaat başına 700 avronun üzerine çıkabiliyor. Uzmanlar, kuraklık, düşük su seviyeleri ve bazı hidroelektrik ile nükleer santrallerdeki üretim kayıplarının fiyatları yukarı çektiğini belirtiyor.
Sırbistan ise mevcut koşullarda ağırlıklı olarak yerli elektrik üretimine, Bajina Bašta’daki pompalı hidroelektrik santraline ve doğal gazdaki istikrarlı tedarike güveniyor.
Sırbistan Enerji Uzmanları Birliği’nden enerji uzmanı Željko Marković, RTS’ye yaptığı açıklamada, geçen yıl bölgedeki ve Batı Avrupa’daki elektrik fiyatlarının ortalama 70-80 avro/megavatsaat seviyesinde olduğunu söyledi. Bu yıl Batı Avrupa’da fiyatların yaklaşık 100 avroya, ağustos ayının ilk 15 gününde ise 120 avroya yükseldiğini belirten Marković, bölgesel piyasalarda ise kuraklık ve Tuna Nehri’ndeki düşük su seviyeleri nedeniyle fiyatların 150 avroya kadar çıktığını ifade etti.
Marković, bölgedeki nükleer santrallerde yaşanan sorunların da elektrik arzını etkilediğini belirterek, “Bölgede nükleer santrallerden yaklaşık 4 gigavatlık üretim eksik. Romanya nükleer santralindeki ikinci reaktörü de kapatmak zorunda kaldı. Paks da çalışmıyor. Bu durum fiyatların yükselmesine neden oldu.” dedi.
Elektrik kıtlığı yaşanmadığını vurgulayan Marković, ancak fiyatların geçen ağustosa kıyasla olması gerekenden çok daha yüksek olduğunu söyledi.
Akşam saatlerinde fiyatlar 700 avroyu aşıyor
Elektrik fiyatlarındaki en büyük artış, tüketimin yükseldiği akşam saatlerinde görülüyor.
Marković, bölgedeki piyasalarda elektrik fiyatlarının akşam saatlerinde zaman zaman 300 ve 500 avroya, hatta 700 avronun üzerine çıktığını belirtti. En yüksek fiyatların genellikle 19.00-21.00 saatleri arasında oluştuğunu ifade etti.
Buna karşılık, güneş enerjisi üretiminin yüksek olduğu öğle saatlerinde Batı Avrupa’da elektrik fiyatları sıfıra yaklaşabiliyor. Sırbistan’da ise hidroelektrik üretiminin azalması ve bölgedeki nükleer santrallerde yaşanan sorunlar nedeniyle bu saatlerde dahi fiyatlar yaklaşık 80-100 avro seviyesinde bulunuyor.
Bulgaristan elektrik ihracatında avantajlı
Bulgaristan, mevcut durumda bölgedeki diğer ülkelere kıyasla daha avantajlı konumda bulunuyor ve elektrik ihraç edebilecek miktarda üretim fazlasına sahip.
Marković’e göre Bulgaristan günlük yaklaşık 30 gigavatsaat elektrik ihracat kapasitesine sahip. Bu miktarın Sırbistan’ın günlük tüketiminin yaklaşık üçte birine denk geldiğini belirten uzman, Bulgaristan’ın önemli miktarda elektrik ihraç edebildiğini söyledi.
Bulgaristan’ın avantajının başında yaklaşık 6 gigavatlık kurulu güneş enerjisi kapasitesi geliyor. Sırbistan ise güneş enerjisinde Bulgaristan’ın gerisinde bulunuyor.
Bulgaristan ayrıca 3 gigavatın üzerinde batarya depolama kapasitesi kurdu. Bu sayede gün içinde üretilen elektriği depolayarak fiyatların yükseldiği saatlerde kullanabiliyor veya ihraç edebiliyor.
Bajina Bašta Sırbistan için kritik önemde
Sırbistan elektrik üretiminde büyük ölçüde termik santrallere dayanırken, kuraklık ve düşük su seviyeleri hidroelektrik santrallerinin üretimini önemli ölçüde düşürdü.
Bu ortamda Bajina Bašta Pompalı Hidroelektrik Santrali, elektrik sisteminin dengelenmesinde önemli rol oynuyor. Elektriğin daha ucuz olduğu gece ve öğle saatlerinde suyu üst rezervuara pompalayan santral, fiyatların ve tüketimin yükseldiği akşam saatlerinde bu suyu kullanarak yeniden elektrik üretiyor.
Marković, Bajina Bašta’daki santralin mevcut koşullarda Sırbistan’ın elektrik sistemi açısından en önemli kaynaklardan biri olduğunu belirtti.
Doğal gaz fiyatı da neredeyse iki katına çıktı
Avrupa piyasalarında doğal gazın fiyatı şu anda megavatsaat başına 60 avronun biraz üzerinde bulunuyor. Bu rakam, geçen yılın aynı döneminin neredeyse iki katı.
Fiyatlardaki yükselişte jeopolitik gelişmeler, ulaşım sorunları ve Avrupa’nın tedarik yapısındaki değişiklikler etkili oluyor.
Marković, Avrupa’nın Rus gazına olan bağımlılığının önemli ölçüde azaldığını belirterek, Rus gazının Avrupa’nın ithalatındaki payının geçmişte yüzde 40’ın üzerinde olduğunu, bugün ise yüzde 12-13 seviyesine gerilediğini söyledi.
Avrupa başta Norveç ve ABD olmak üzere farklı tedarikçilere daha fazla yönelirken, jeopolitik riskler nedeniyle taşıma ve lojistik maliyetleri de yükseliyor.
Kış hazırlıkları kapsamında Avrupa’daki doğal gaz depolarının doluluk oranı ise şu anda yaklaşık yüzde 58 seviyesinde bulunuyor.
RTS












