Güneydoğu Avrupa ülkeleri, kanser tedavisinin bulunduğu ancak kâr amacıyla gizlendiği yönündeki komplo teorisine inanma oranında Avrupa’nın üst sıralarında yer alıyor.
Eurobarometre’nin bilim ve teknolojiye yönelik bilgi ve tutumlara ilişkin verilerine göre, Kuzey Makedonya’da katılımcıların yüzde 72’si “kanser ilacının gizlendiği” iddiasının doğru olduğuna inanıyor.
Türkiye’de bu oran yüzde 71, Arnavutluk’ta yüzde 70, Kosova’da yüzde 66, Bosna-Hersek’te yüzde 64, Karadağ’da yüzde 62, Hırvatistan’da yüzde 55, Sırbistan’da yüzde 51 ve Slovenya’da yüzde 43 olarak ölçüldü.
“Kanser tek bir hastalık değil”
Split Tıp Fakültesi Kanser Araştırma Laboratuvarı Başkanı Janoš Terzić, kanserin tek bir hastalık olmadığını vurgulayarak, akciğer kanseri, meme kanseri, lösemi, pankreas kanseri, melanom ve testis kanserinin birbirinden tamamen farklı hastalıklar olduğunu belirtti.
Terzić, “Tümörler mikroskop altında bile farklılık gösterir. Hücre yapıları, genetik özellikleri ve içerdiği proteinler değişkendir. Örneğin akciğer kanserinde on binlerce farklı mutasyon olabilir. Bu nedenle tek bir ilaçla tüm kanser türlerini tedavi etmek mümkün değildir” dedi.
“Tek bir mucize ilaç” fikri bilimsel değil
Uzmanlara göre, “tüm kanserleri iyileştiren tek bir ilaç” fikri bilimsel açıdan anlamlı değil. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI), kanseri vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkabilen çok sayıda hastalığın genel adı olarak tanımlarken, Cancer Research UK ise 200’den fazla kanser türü bulunduğunu belirtiyor.
Kanser tedavileri zaten mevcut
Uzmanlar ayrıca, kanser tedavisinde halihazırda birçok yöntemin kullanıldığını vurguluyor. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi, hormon tedavileri, kök hücre nakli ve hedefe yönelik tedaviler, farklı kanser türlerinde etkili sonuçlar verebiliyor.
Bazı kanser türlerinde tedavi başarısı oldukça yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Örneğin çocukluk çağı akut lenfoblastik lösemisinde 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 90’a kadar çıkarken, testis kanserinde bu oran yüzde 95’in üzerine çıkıyor.
“Böyle bir keşfi saklamak mümkün değil”
Uzmanlara göre, tüm kanserleri tedavi edebilecek bir ilacın gizlenmesi pratikte de mümkün değil. Böyle bir keşif, bilimsel prestij, Nobel ödülü ve büyük ekonomik kazanç anlamına geleceği için saklanması yerine açıklanması beklenir.
Ayrıca dünya genelinde binlerce üniversite, hastane, ilaç şirketi ve araştırmacı kanser üzerine çalışıyor. Bu kadar geniş bir bilimsel ağın böyle bir bilgiyi gizli tutmasının gerçekçi olmadığı ifade ediliyor.
İskandinav ülkelerinde oran çok düşük
Avrupa Birliği genelinde katılımcıların yüzde 34’ü bu iddiaya inanırken, yüzde 55’i bunun yanlış olduğunu düşünüyor. İsveç ve Danimarka’da bu komplo teorisine inananların oranı sadece yüzde 8, Finlandiya’da ise yüzde 10 seviyesinde kalıyor.
Uzmanlar, bilimsel verilerin kanserin çok sayıda farklı hastalıktan oluştuğunu açıkça ortaya koyduğunu ve bu nedenle “tek bir gizli ilaç” iddiasının temelsiz olduğunu vurguluyor.











