Ayşe Selva Türköne: “Görsel malzemenin en zengin olduğu yer Makedonya’ydı”

Geçenlerde Türkiye’nin Yerli Düşünce Derneği’nin ve Türkiye Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkısıyla 30 üniversite öğrencisi 10 gün boyunca Kosova, Makedonya, Arnavutluk, Karadağ ve Bosna-Hersek’ten oluşan beş Balkan ülkesini ziyaret ederek “Gençlerin Gözünden Ata Yadigârı Topraklar” projesi kapsamında 6 bin fotoğraf çekti. TİMEBALKAN’a röportaj veren proje koordinatörü Ayşe Selva Türköne, projenin temel amacı hakkında “Türkiye’de yaşayan gençlere kendi tarihlerini ve kültürlerini tanıma fırsatı sunmak ve ortak medeniyetin izlerini fotoğraflayıp Türkiye’ye taşımaktı” ifadelerini kullandı.

Hüsamettin GİNA / TİMEBALKAN ÖZEL

“Gençlerin Gözünden Ata Yadigârı Topraklar” projesi nasıl başladı? Projenin amacı neydi? Kaç gün sürdü, kaç öğrenci katıldı?

Yerli Düşünce Derneği’nin Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın katkısıyla düzenlediği “Gençlerin Gözünden Ata Yadigârı Topraklar” projemiz Mayıs ayında gerçekleşti. 30 üniversite öğrencisinin katıldığı projede 10 gün boyunca Kosova, Makedonya, Arnavutluk, Karadağ ve Bosna-Hersek’ten oluşan beş Balkan ülkesini ziyaret ettik.
Projenin temel amacı Türkiye’de yaşayan gençlere kendi tarihlerini ve kültürlerini tanıma fırsatı sunmak ve ortak medeniyetin izlerini fotoğraflayıp Türkiye’ye taşımaktı. Ata yadigarı bu topraklarda tarihe, doğaya, kültürel mirasa genç öğrencilerimizin objektifinden baktık. Projede yaklaşık 6 bin adet fotoğraf çekildi. Bunlardan en iyi olan 60 fotoğrafı Ankara’da Gazi Üniversitesi’nde ve Ordu Üniversitesi’nde sergiledik. Katılımın yoğun olduğu sergimize; Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Yerli Düşünce Derneği Onursal Başkanı Yalçın Topçu, milletvekilleri, valiler, bakanlık yetkilileri, belediye başkanları ve çok sayıda üst düzey katılımcı teşrif etti.

j01b8336

Proje kapsamında kaç Balkan ülkesini gezdiniz? Gezdiğiniz ülkelerden izlenimleriniz neler? Fotoğraflar çekerken sizleri hangi Balkan ülkesi en çok etkiledi, duygulandırdı? Balkan ülkeleri arasında farklılıklar, benzerlikler nelerdi? Kısacası gençlerin gözleri ata yadigârı toprakları nasıl gördü?

Proje kapsamında Makedonya, Kosova, Bosna-Hersek, Arnavutluk ve Karadağ olmak üzere beş ülkeyi ziyaret ettik. Bu ülkelerin her birinde kültürel ve tarihi bağımızın ne kadar kuvvetli olduğunu bir kez daha hissettik. Ortak kültürle beslenmiş ülkelerde kendinizi misafir gibi hissetmiyorsunuz. Öğrencilerden sürekli “Bizim memlekette de böyle yapılır” ya da “Bizde de bundan var” gibi cümleler duyduk. Gittiğimiz her ülkede Türkçe bilen birileri mutlaka vardı. Bize rehberlik eden, yardımcı olan o kadar çok kişiyle karşılaştık ki Türkiye’ye döndüğümüzde öğrenciler “Balkan insanı sıcaklığı” diye bir kavram oluşturmuştu.
Bunların dışında Osmanlı’dan kalma birçok tarihi yapıyı gözlemleme fırsatımız oldu. Yaklaşık 20 cami gezdik. Bizi en çok etkileyen cami ise Makedonya Tetova’daki Alaca Cami oldu. Grupta bu cami üzerine tez yazmış bir arkadaşımızın da olması detaylı bilgi edinmemize vesile oldu.
Öğrencilerin ilgisini çeken ziyaretlerden biri de Kosova’da Sultan Murat Hüdavendigar’ın türbesiydi . Kosova Savaşına ve bölgenin önemine dair bilgi edinen öğrenciler bu toprakların bizler için ne denli önem arz ettiğini bir kez daha anlamış oldular.
Bizleri en çok duygulandıran Bosna-Hersek’te savaşın izlerine tanıklık etmek oldu.Evlerin duvarlarındaki kurşun izleri ve Umut Tüneli ziyareti öğrencilerin hafızalarına kazındı.

Makedonya’da hangi yerleri gezdiniz, neleri beğendiniz, nelerden hoşlanmadınız? Heykellerle dolu şehir meydanı sizde ne gibi intibalar bıraktı?

Görsel malzemenin en zengin olduğu yer Makedonya’ydı. Eşsiz doğası ve tarihi yapısıyla bizleri kendine hayran bırakan Makedonya’da geleneğin ve modernitenin buluşmasına şahit olduk. Bir yanda devasa heykelleriyle bir Avrupa kentini andıran şehir diğer yanda korumayı başardığı tarihi doku ile tüm katılımcıların en çok ilgisini çeken yer oldu. Köprünün iki yakası iki farklı medeniyeti simgeliyor gibiydi. Bunların kaynaşması, modern mimari ile geleneksel mimarinin birleşerek aynı şehirde can bulması bizleri çok etkiledi.
Matka Kanyonu ise doğanın binbir özenle koruduğu bir başyapıt niteliğindeydi. En renkli fotoğraflarımız oradan çıktı.

mukrima

Ardından Tetova’da Alaca Camii’ni ve Harabati Baba türbesini ziyaret ettik. Türbede Osmanlı ve Türk bayraklarını görmek bizleri duygulandırdığı gibi ülkeler arasındaki kardeşliğin boyutunu da gözler önüne serdi. Makedonya gezimiz Balkanların incisi Ohrid’de son buldu. Canlılığını koruyan tarihi yapısı ve Ohrid gölünün insana verdiği tazelik buranın neden inci olarak nitelendirildiğini açıklıyor. Öğrencileri Ohrid’den ayırmak epey zor oldu diyebilirim.

ohrid-sebia-01

Objektifinize yakalanan en sevdiğiniz fotoğraflar hangileri ve neden?

Proje esnasında Kosova Barış Koşusu’na denk geldik. Orada yaşlı bir amca torununun elinden tutuyor ve engelli bir yarışçıyı gösteriyordu. Sanki hayata dair bir sır veriyordu torununa. Bu fotoğrafın anlamı bizler için çok büyük. Bosna-Hersek’te kurşun izleriyle dolu bir binanın balkonunda çiçek yetiştiren bir teyzenin fotoğrafı var. Bu da umudu simgeliyor bizler için.

Karadağ’da Kotor’da çekilen fotoğraflar, özellikle Sveti Stefan adası, en çok ilgi çeken fotoğraflarımız arasında. Makedonya’daki Ohrid ve Matka Kanyonu fotoğrafları için ise “Gerçek mi çizim mi?” diye soranlar oldu.

Aynı sergiyi Balkan ülkelerinde açmayı düşünüyor musunuz? Harika projenin devamı gelecek mi?

Aynı sergiyi Balkanlar’da açarsak sizden aldığımız malzemeyi size sunmuş olacağız. Bu sebeple biz, yine bu projeye benzer, sizler için de anlamlı olan başka bir proje düşünüyoruz. Bu kez Balkanlar’dan 30 öğrenciyi alıp Türkiye’nin belirli şehirlerini gezdirerek buralarda çekilen fotoğraflarla Balkanlarda bir sergi açılmasını planlıyoruz. Yani ilk projenin geri dönüşü gibi olacak. Böylelikle ülkeler arası etkileşimi de kuvvetlendirmiş olacağız. Proje şu an tasarı aşamasında.

saffet-4

Aynı zamanda Yerli Düşünce Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliğini de yapıyorsunuz? TİMEBALKAN okuyucularına derginizi tanıtır mısınız?

Yerli Düşünce Dergisi bir fikir ve kültür dergisidir. Aylık olarak çıkan dergimiz ikinci yılını tamamlamak üzere. Adından da anlaşılacağı üzere bize ait olan değerlerin anlaşılıp tanıtılması amacıyla kendimize has bir bakış açısı geliştirdik. Bizim kendimizi tanımamız ve ardından tüm dünyaya tanıtmamız için milleti oluşturan en temel unsurlardan biri olan kültür üzerine yoğunlaştık. Örneğin her ay bir şehrimiz kültürel mirası, sosyal ve ekonomik yapısıyla detaylı bir şekilde tanıtılıyor. Yalnızca o da değil bu millete özgü sanatlar, zanaatlar, fikir adamları ve daha birçok değere dergimizde yer veriyoruz.
Ayrıca her ay titizlikle belirlenen kapak konularımız ve tecrübeli yazar kadromuzla Türkiye’nin gündemini yerli bir bakış açısıyla değerlendiriyoruz.

Read Previous

Üsküp’e bağlı Staykovci köyü tekrar su altında

Read Next

AB’de yabancı işçiler sömürülüyor

Leave a Reply

Your email address will not be published.