Arnavutluk’ta unutulmaya yüz tutmuş amatör radyoculukla yaklaşık 30 yıldır uğraşan Sadik Agalliu, “Amatör radyoculuk bir ulusal zenginliktir.” dedi.

Dünyada bir nevi haberleşme servisi niteliği taşıyan amatör radyoculuk, Arnavutluk’ta yaklaşık 1950’li yıllarda ortaya çıktı.

Özel tahsis edilmiş radyo frekansı aralığının kullanılması anlamına gelen amatör radyoculuk, Arnavutluk’taki komünizm döneminde dış dünyayla herhangi bir iletişim olmadan izole bir şekilde icra edildi.

Ülkede yıllarca unutulmaya yüz tutmuş amatör radyocuların, yabancı amatör radyocularla ilk kez iletişime geçmesi 1990 yılından itibaren başladı.

68 yaşındaki Arnavutluk vatandaşı Agalliu, amatör radyoculuk hobisine olan tutkusunu yaklaşık 30 yıldır ayakta tutmaya ve sürdürmeye çalışıyor.

Agalliu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu hobiye olan tutkusunun erken dönemde başladığını ve hiçbir zaman da bu tutkunun sona ermeyeceğini ifade etti.

Spor olarak nitelendirdiği amatör radyoculuğun 1990’lı yıllardan önce askeri amaçlarla kullanıldığını ve dünyayla iletişime geçilmesine izin verilmediğini söyleyen Agalliu, “Bu mesleği askerlikte öğrendim.” dedi.

“Arnavutluk Avrupa’nın kalbinde bulunuyor”

Komünizm sisteminin yıkılmasının ardından 1991 yılında Arnavutluk Amatör Radyocular Derneğini kurduğunu dile getiren Agalliu, bu derneğin Arnavutluk’un uluslararası arenada tanınması yönünde hizmet verdiğini vurguladı.

İlk başta ABD, Japonya, Almanya, Finlandiya, İtalya ve İngiltere’nin finanse etmesiyle bir kurs düzenlediklerine işaret eden Agalliu, “Bu kurs aracılığıyla uluslararası arenaya dahil olmak adına alışveriş kurallarını öğrendik. Arnavutluk’un çok az ya da hiç tanınmadığı ilk aşamaları atlattık. Radyoda birçok kişi Arnavutluk’un nerede olduğunu soruyordu. Ben de ‘Arnavutluk Avrupa’nın kalbinde bulunuyor’ diyordum. Mütevazi bir iş yapıyorduk.” şeklinde konuştu.

Başlangıçta kendilerini Arnavutluk’un tanınmasına adadıklarının altını çizen Agalliu, “Bunu, ‘Arnavutluk nerede bulunuyor’ sorusunun kimse tarafından sorulmaması noktasına ulaşıncaya kadar devam ettirdik. Çünkü herkes öğrendi.” diye konuştu.

Diğer amatör radyocularla şahsına ait “ZA1E” kimlik koduyla iletişime geçtiğini söyleyen Agalliu, “‘ZA’ Arnavutluk’un simgesidir ve her ülkenin kendi simgesi vardır. ‘1’ Tiran demektir. ‘E’ harfi ise benim dünyada tanındığım eşsiz bir simgedir.” dedi.

“Amatör radyoculuk bir ulusal zenginliktir”

Amatör telsizcilik olarak da adlandırılan amatör radyoculuk sayesinde Türkiye de dahil olmak üzere Balkanlar, Avrupa ve dünyada birçok ülkedeki amatör radyocularla Mors alfabesiyle iletişime geçip dostluk kurma fırsatı olduğuna dikkat çeken Agalliu, şöyle devam etti:

“Radyo iletişimi üzerinden tanıştığım Türkiyeli dostlarımla görüşmeyi seviyorum. Türkiye’de yaşayan Arnavut kökenli Bari Kacani ile radyo üzerinden görüşüyorum. Onun simgesi ‘TA2BK’dir. Bari Kacanı Türkiye’deki Arnavutlar arasındaki bağı sağlıyor ve enformasyon ve turizm bürosunda çalışıyor. Aynı şekilde Fenerbahçe Spor Kulübü ile kuruluşunun 100. yıl dönümünde iletişime geçtim. Fenerbahçe’nin, frekanslar aracılığıyla iletişime geçtiğim amatör radyocular grubu da var.”

Gençlerin amatör radyoculuğa ilgisinin pek olmadığını dile getiren Agalliu, buna rağmen eğitimini elektronik alanında tamamlayan oğluna bu mesleği öğrettiğini söyledi.

Bu alanda dünyanın birçok yerinde madalya ve sertifika elde ettiğini söyleyen Agalliu, “Amatör radyoculuk bir ulusal zenginliktir. Çünkü İtalya, Yunanistan ve diğer ülkelerde meydana gelen acil durum veya depremlerde onlarla iletişime geçip görüştüm. Arnavutluk’a gelen yardımlar, benim iletişime geçtiğim amatör radyocular tarafından yöneltildi. Amatör radyoculuk aracılığıyla Arnavutluk turizminin tanıtımını ücretsiz bir şekilde yaptım. Bunu ülkem için yaptım. Arnavutluk’taki en büyük talihsizlik, kimsenin amatör radyoculuğun değerini bilmemesidir.” ifadelerini kullandı.

Röportaj sırasında Mors alfabesi aracılığıyla radyo üzerinden iletişim kuran Agalliu, “Şu anda frekansta kimin olduğuna bakmak için bir çağrı yaptım. Akşam saatlerinde daha yoğun oluyor.” dedi.

Mors alfabesiyle iletişim sağladıklarının altını çizen Agalliu, “Mors alfabesi, en güzel iletişim dillerinden biridir.” dedi.

Kaynak: AA

Önceki Haber

Bosna Hersek’te Gaziler Bakanı Bukvarevic Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti

Sonraki Haber

Beşiktaş’ın en istikrarlısı Hırvat stoper Domagoj Vida