Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Split’te iki yıl süreyle çocuk cezaevine mahkûm edilen bir genç hakkında şartlı tahliye kararının geç verilmesi nedeniyle Hırvatistan’ın ihlalde bulunduğuna hükmetti.
Karara konu olan olayda, cezasının Ağustos 2013’te sona ermesi gereken başvurucunun şartlı tahliye ihtimalinin, yasaya göre daha erken değerlendirilmesi gerekiyordu. Hırvatistan’daki Çocuk Mahkemeleri Yasası’na göre yetkili mahkemenin, hükümlünün cezasının üçte ikisini tamamlamasından iki ay önce resen değerlendirme yapması zorunluydu. Başvurucu ise Ekim 2012’de kendi başına şartlı tahliye talebinde bulundu.
Ancak başvurucunun o tarihte 23 yaşında olması nedeniyle yetkili makamlar, dosyanın çocuklara yönelik infaz kurallarına mı yoksa yetişkinlere ilişkin hükümlere göre mi değerlendirileceği konusunda görüş ayrılığı yaşadı. Bu nedenle dosya farklı kurumlar arasında gidip geldi. Son olarak Split İl Mahkemesi, Nisan 2013’te başvurucunun talebini kabul etti ve aynı gün tahliye kararı verildi. Başvurucu, cezasının bitimine yaklaşık dört ay kala serbest bırakıldı.
Tazminat talebi reddedildi
Başvurucu daha sonra Hırvatistan’a karşı tazminat davası açarak, şartlı tahliye kararının geç verilmesi nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürdü. Ancak Hırvat mahkemeleri, devletin sorumluluğu için gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetti. Mahkemeler, mevzuattaki belirsizlikler ve yetki tartışmaları nedeniyle kararın gecikmesinin hukuka aykırı sayılamayacağına hükmetti. Anayasa Mahkemesi de başvurucunun bireysel başvurusunu kabul etmedi.
AİHM: Özgürlük hakkı ihlal edilmedi, ancak süreç gecikti
AİHM, başvurucunun özgürlük hakkının ihlal edilmediğine karar verdi. Mahkeme, başvurucunun kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla cezasını çektiğini ve bu durumun hukuka uygun olduğunu vurguladı. Ayrıca Hırvat hukukunun erken tahliyeyi garanti etmediğini, yalnızca bu ihtimalin değerlendirilmesini zorunlu kıldığını belirtti.
Bununla birlikte Mahkeme, şartlı tahliye ihtimalinin yasal süreden yaklaşık altı ay sonra incelendiğine dikkat çekerek, kararın “yeterince hızlı verilmediği” sonucuna ulaştı ve bu nedenle ihlal tespit etti.
3 bin euro tazminat
AİHM, başvurucuya 3 bin euro manevi tazminat ile Anayasa Mahkemesi sürecine ilişkin 830 euro yargılama gideri ödenmesine hükmetti. Başvurunun geri kalan kısmı ise reddedildi.











