Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, “egemen ve demokratik yapay zekâ” için uluslararası bir anlaşma yapılması çağrısında bulundu.
Konuşmasında yapay zekânın sağlayabileceği faydalar ve beraberinde getirdiği risklere odaklanan Rama, yapay zekânın doğrulanabilir, şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğini söyledi. Rama’ya göre bu teknoloji özgür toplumlar tarafından geliştirilmeli, müttefikler arasında paylaşılmalı ve vatandaşların hizmetine sunulmalı.
Arnavutluk’un en gelişmiş yapay zekâ modellerini geliştiren ülkelerden biri olmadığını belirten Rama, ülkesinin diğer ülkelerin halen tartıştığı geleceği şimdiden deneyimlediğini savundu.
Rama, yapay zekâ konusunda en büyük ve yakın tehlikenin teknolojinin insanlığa itaat etmeyi bırakması olmadığını belirterek, “En büyük tehlike, yanlış kişiye kusursuz biçimde itaat etmesi olacaktır” dedi.
Yapay zekânın yalnızca cevap veren değil öğrenen, yalnızca emirleri uygulayan değil yönlendiren ve insanı kendisine bağımlı hale getirmek yerine insan kapasitesini güçlendiren bir yapıda geliştirilebileceğini ifade etti.
Rama, Arnavutluk’un “Diella” aracılığıyla yapay zekâyı hükümet yapısına dahil eden ilk ülke olduğunu belirtti. Arnavutluk hükümetinin resmi sayfasında Diella, Yapay Zekâdan Sorumlu Devlet Bakanı olarak yer alıyor.
Rama, “Bunu egemenliği insanlardan makinelere devretmek için yapmadık. Kamu hizmetlerini daha erişilebilir, süreçleri daha şeffaf ve devleti daha hesap verebilir hale getirmek için yaptık” ifadelerini kullandı.
Arnavutluk hükümeti yapay zekânın kamu yönetiminde, dijitalleşmede ve kamu hizmetlerinde daha geniş biçimde kullanılmasını hedefliyor. Rama daha önce de yapay zekânın iyi yönetişim, yolsuzlukla mücadele ve sosyoekonomik gelişme için kullanılmasının hükümetin ortak önceliklerinden biri olduğunu açıklamıştı.
Rama, Arnavutluk’un yapay zekâ konusunda kendi tercihini yaptığını belirterek, “Teslim olmayı değil hızlanmayı, vazgeçmeyi değil inovasyonu, insan yeteneklerinin körelmesini değil gelişmesini ve ifade özgürlüğünü seçtik” dedi.












