Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatoviç, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, ülkesinin Avrupa Birliği’ne (AB) 2028 yılına kadar üye olmayı hedeflediğini söyledi. Karadağ’ın 2028 üyelik hedefi, ülkedeki BM temsilciliğinin güncel açıklamalarında da teyit ediliyor.
Karadağ’ın BM üyeliğinin 20. yılında Genel Kurula hitap eden Milatoviç, ülkesinin 2006’da bağımsızlığını yeniden kazanmasının ardından BM’nin 192. üyesi olduğunu hatırlattı. Karadağ’ı Balkan ve Akdeniz ülkesi, NATO üyesi ve AB üyeliği yolunda ilerleyen bir devlet olarak tanımlayan Milatoviç, bölgesel iş birliği ve çok taraflı diplomasiye bağlılık mesajı verdi.
Dünyanın savaşlar, jeopolitik rekabet, iklim değişikliği ve hızla gelişen teknolojilerin yarattığı sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Milatoviç, uluslararası hukuka, çok taraflı sisteme ve uluslararası kurumlara duyulan güvenin güçlendirilmesi gerektiğini savundu. BM 81. Genel Kurulunun ana teması da “Güveni Yeniden Tesis Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten Birleşmiş Milletler” olarak belirlendi.
Avrupa entegrasyonuna değinen Milatoviç, AB üyeliğinin Karadağ açısından yalnızca bir hedef değil, değerlere dayalı bir süreç olduğunu ifade etti. Batı Balkanlar’ın geleceğinin AB’de olduğunu belirten Milatoviç, genişlemeyi Avrupa’nın barış, güvenlik ve uzun vadeli istikrarına yönelik bir yatırım olarak nitelendirdi.
Milatoviç ayrıca Balkanlar’da kalıcı uzlaşının inkâr, adaletin seçici uygulanması veya hüküm giymiş savaş suçlularının yüceltilmesi üzerine kurulamayacağını belirterek, uluslararası mahkemelerin kararlarına ve tüm mağdurların eşit onuruna saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Ukrayna’ya desteklerinin sürdüğünü belirten Milatoviç, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimleri desteklediklerini ifade etti. Gazze’de sivillerin korunması ve insani yardımın kesintisiz ulaştırılması gerektiğini söyleyen Milatoviç, İsrail ile bağımsız bir Filistin devletinin karşılıklı olarak tanınmasını öngören iki devletli çözüme destek verdi.
Milatoviç, BM’de reform çağrısında da bulunarak Güvenlik Konseyinin daha etkili ve temsil gücü daha yüksek bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. İklim değişikliği, yapay zekâ ve yeni teknolojiler gibi küresel sorunların daha güçlü uluslararası iş birliği gerektirdiğini vurguladı.












