NZZ analizi: Batı Balkanlar Avrupa’nın ihmal edilen sorunlu bölgesi olmaya devam ediyor

Alman uzman Alexander Rhotert, İsviçre’nin Neue Zürcher Zeitung (NZZ) gazetesinde yayımlanan analizinde, Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşların gölgesinde kalan Batı Balkanlar’da kalıcı barış ve istikrarın halen sağlanamadığını savundu.

“Balkanlar ihmal edilen sorunlu bölge olmaya devam ediyor, Sırbistan başlıca istikrarsızlık faktörü” başlıklı analizde Rhotert, bölgedeki siyasi gelişmeleri değerlendirirken özellikle Sırbistan’ın politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Rhotert, bölgedeki istikrarsızlığın temel nedenlerinden birinin Sırp milliyetçiliği olduğunu öne sürdü. Bunun kısa vadeli değil, eski Yugoslavya’da Sırpların yaşadığı bölgeleri aynı siyasi çatı altında toplama hedefi taşıyan uzun vadeli bir proje olduğunu savunan Rhotert, bu doğrultuda askeri araçların yanı sıra propaganda, diplomasi ve Rusya ile Çin’le ilişkilerin de kullanıldığını ileri sürdü.

Analizde, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in geçmişte Slobodan Milošević döneminde Enformasyon Bakanı olarak görev yaptığı hatırlatılarak, Vučić’in propaganda ve siyasi söylemi etkili biçimde kullandığı iddia edildi.

AB’ye “paket halinde üyelik” önerisine eleştiri

Rhotert, Vučić’in Batı Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği’ne birlikte kabul edilmesi yönündeki önerisini de eleştirdi.

Sırbistan’ın yargı, medya özgürlüğü ve yolsuzlukla mücadele gibi alanlarda gerilediğini savunan Rhotert, ülkelerin AB’ye toplu şekilde alınması yaklaşımının gerekli reformların ertelenmesine yol açabileceğini ileri sürdü.

Analizde Bosna Hersek’teki siyasi gelişmelere de geniş yer verildi. Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik ve partisi SNSD’nin, Bosna Hersek’in AB üyelik sürecini bilinçli şekilde engellediği öne sürüldü.

Rhotert, Sırp Cumhuriyeti’nin olası ayrılma girişiminin ciddi güvenlik sorunlarına yol açabileceğini savunarak, bu nedenle Bosna Hersek ve Kosova’daki AB ve NATO güçlerinin bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu belirtti.

Geçmişten günümüze milliyetçi söylemler

Analizde Sırbistan’daki milliyetçi siyasetin tarihsel gelişimine de değinildi. Rhotert, 1986 yılında yayımlanan Sırbistan Bilim ve Sanat Akademisi (SANU) Memorandumu’nun Yugoslavya’nın dağılmasına giden süreçte önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirtti.

Rhotert, 1990’lı yıllardaki savaşların yaklaşık 140 bin kişinin hayatını kaybetmesine ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açtığını hatırlattı.

Analizde, günümüz Sırbistan’ındaki bazı siyasi söylemler de eleştirildi. Sırbistan Bakanı Snežana Paunović’in kısa süre önce katıldığı bir televizyon programında Kosovalı Arnavutlara yönelik kullandığı ifadeleri örnek gösteren Rhotert, bu tür söylemlerin bölgede geçmişten kalan etnik gerilimleri canlı tuttuğunu savundu.

Rhotert ayrıca savaş suçlarından hüküm giymiş bazı kişilerin Sırbistan’da yaşamaya devam ettiğine dikkat çekti. Bunlar arasında, 1995’te Tuzla Kapısı’na yönelik saldırı nedeniyle Bosna Hersek’te mahkum edilen eski general Novak Đukić’i örnek gösterdi.

Đinđić dönemine dikkat çekti

Rhotert, Sırbistan’ın demokratikleşme ve Avrupa ile bütünleşme konusunda farklı bir yol izleyebileceğini geçmişte gösterdiğini de belirtti.

Slobodan Milošević’in iktidardan uzaklaştırılmasının ardından Başbakan Zoran Đinđić döneminde demokratikleşme ve Avrupa entegrasyonu yönünde önemli adımlar atıldığını hatırlatan Rhotert, Milošević’in Lahey’deki mahkemeye teslim edilmesini bu sürecin önemli gelişmelerinden biri olarak gösterdi.

Đinđić’in 2003 yılında öldürülmesinin ardından ülkedeki siyasi dengelerin yeniden değiştiğini belirten Rhotert, Vučić liderliğindeki Sırp İlerleme Partisinin (SNS) 2012’de iktidara gelmesiyle Milošević döneminde görev yapmış bazı isimlerin yeniden devlet yönetiminde etkili hale geldiğini savundu.

Rhotert, analizinin sonunda Avrupa Birliği’nin Belgrad yönetimine karşı daha net bir politika izlemesi gerektiğini belirtti. Sırbistan’ın bölgedeki diğer ülkelerin Avrupa Birliği yolunda ilerlemesini engellemesine izin verilmemesi gerektiğini savundu.

Analizde ayrıca, Sırbistan’da hükümete karşı düzenlenen protestolara katılan vatandaşların Avrupa’nın desteğini hak ettiği görüşüne yer verildi.

Klix.ba

Read Previous

Batı Nil ateşini ağır geçiren hastalarda iyileşme aylar sürebilir

Read Next

Arnavutluk’un eski Cumhurbaşkanı Ilir Meta’nın duruşması ertelendi