Konaković Viyana’da: Avusturya’dan Bosna-Hersek’in AB üyeliğine güçlü destek

Bosna-Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konaković, Avusturya ile siyasi diyaloğu güçlendirmek amacıyla Viyana’da temaslarda bulundu. Konaković, ziyareti kapsamında Avusturya Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile bir araya geldi.

Bosna-Hersek Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Avusturya’nın Bosna-Hersek ve Batı Balkanlar’ın Avrupa geleceğinin en güçlü savunucularından biri olduğu belirtildi. Görüşmelerde Avrupa Birliği’ne (AB) entegrasyon süreci, bölgedeki güncel siyasi ve güvenlik sorunları ile iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi ele alındı.

Konaković ayrıca Avrupa Birliği Evi’nde, Avusturya Avrupa Hareketi (EBÖ) ve Avrupa Komisyonu’nun Avusturya Temsilciliği tarafından düzenlenen “Bosna-Hersek’in Avrupa Birliği Yolunda: Başarılar ve Zorluklar” başlıklı toplantıya katıldı.

Burada Bosna-Hersek’in şimdiye kadar gerçekleştirdiği reformlar, önündeki süreç ve Avrupa entegrasyonunun hızını etkileyen siyasi koşullar hakkında değerlendirmelerde bulunan Konaković, AB üyeliğinin ülkesinin stratejik hedefi olmaya devam ettiğini söyledi.

Konaković, günümüzde AB’nin genişlemesinin yalnızca teknik üyelik kriterlerinden ibaret olmadığını belirterek, değişen jeopolitik ve güvenlik koşullarının Batı Balkanlar’ın entegrasyonuna yeni bir önem kazandırdığını ifade etti.

“Artık mesele bölgenin Avrupa ailesine ait olup olmadığı değil, entegrasyonun tamamlanması konusunda siyasi iradenin bulunup bulunmadığıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Reform çağrısı ve Dodik vurgusu

Konaković, AB’ye üyelik sürecinin güvenilirliği için hem Bosna-Hersek’in hem de AB’nin sorumluluk taşıdığını belirtti. Bosna-Hersek’in reformları hayata geçirmesi ve kurumlarını güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Konaković, elde edilen sonuçların da üyelik yolunda somut ilerlemelere dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Avusturya Dışişleri Bakanı Meinl-Reisinger ile görüşmesinde ise Bosna-Hersek ve bölgedeki siyasi ve güvenlik durumu ile Avrupa entegrasyonu ele alındı. Bosna-Hersek’te devlet kurumları ve reform süreçleri üzerindeki baskılar da görüşmenin gündeminde yer aldı.

Konaković, ülkedeki siyasi sorunların özünde halklar arasındaki ilişkilerden ziyade daha geniş jeopolitik gelişmelerin bulunduğunu savundu. İç bölünmelerin dış çıkarların gerçekleştirilmesi amacıyla araçsallaştırıldığını belirten Konaković, Republika Srpska eski Başkanı Milorad Dodik’in uzun süredir izlediği ayrılıkçı politikaya ve Moskova ile siyasi yakınlığına dikkat çekti.

Konaković, bu tür politikalara karşı en güçlü yanıtın devlet kurumlarının güçlendirilmesi, reformların sürdürülmesi ve Bosna-Hersek’in Avrupa yöneliminin korunması olduğunu vurguladı.

Avusturya’dan Bosna-Hersek’e destek

Konaković, Avusturya’ya Bosna-Hersek’e yönelik istikrarlı desteği ve “Batı Balkanlar Dostları” girişimi kapsamındaki aktif tutumu nedeniyle teşekkür etti.

Avusturya’nın bölgeyi uzun yıllardır yakından tanıdığını belirten Konaković, AB genişlemesinin yalnızca aday ülkelere verilmiş bir söz olmadığını, aynı zamanda Avrupa Birliği’nin güvenilirliği ve kendi jeopolitik çevresini şekillendirme kapasitesi açısından da önem taşıdığını söyledi.

Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin siyasi diyaloğun çok ötesine geçtiği de vurgulandı. Avusturya şirketlerinin Bosna-Hersek’teki uzun yıllara dayanan varlığı, gelişmiş ticari ilişkiler ve ekonomik işbirliği, Avusturya’yı Bosna-Hersek’in en önemli ortaklarından biri haline getiriyor.

Bosna-Hersek’in Avusturya’daki geniş diasporasının da iki ülke arasında önemli bir bağ oluşturduğu ifade edildi.

Meinl-Reisinger ise Avusturya’nın Bosna-Hersek’in egemenliği ve toprak bütünlüğüne, devlet kurumlarına ve AB’ye tam üyelik yolunda ilerlemesine yönelik güçlü desteğini yineledi.

Srebrenitsa anıtına vurgu

Konaković, Avusturya’nın Srebrenitsa soykırımı kurbanlarının anısını yaşatmaya yönelik tutumuna da teşekkür etti. Bu kapsamda Viyana’daki Birleşmiş Milletler Meydanı’nda Ekim 2025’te açılan “Srebrenitsa Çiçeği” anıtına dikkat çekti.

Konaković, soykırımla ilgili tespit edilmiş gerçeklerin inkar edilmeye ve hüküm giymiş savaş suçlularının yüceltilmeye çalışıldığı bir dönemde, kurbanların anısına gösterilen bu yaklaşımın özel bir önem taşıdığını belirtti.

Konaković, gerçeğe ve kurbanların onuruna saygı, devlet kurumlarının korunması ve Avrupa değerlerine bağlılığın Bosna-Hersek’in geleceğinin temel unsurları olduğunu vurguladı.

Read Previous

Bosna Hersek’te Israrlı Takip İçin Tarihi Adım

Read Next

Sırbistan’da erken seçim tarihi belli oldu: Sandıklar 25 Ekim’de kurulacak