Hırvatistan Parlamentosu, Gospić’te bulunan yaklaşık 37 bin ton tehlikeli atıkla ilgili olağanüstü oturum düzenliyor. Muhalefetin talebiyle gerçekleştirilen oturumda atığın acilen temizlenmesi ve olayla ilgili siyasi sorumluluğun belirlenmesi isteniyor.
Gospić’teki atıkların çevre ve halk sağlığı açısından oluşturduğu risk nedeniyle kamuoyunda endişe artarken, olağanüstü oturum öncesinde Parlamento Çevre Koruma Komisyonu da konuyu ele aldı.
Oturuma, toplantının yapılmasını talep eden Cumhurbaşkanı Zoran Milanović ile Başbakan Andrej Plenković katılmadı.
Muhalefet hükümeti sorumluluk almamakla suçladı
Most Partisi milletvekili Božo Petrov, olayın yalnızca atığın temizlenmesiyle sınırlı olmadığını, sorumluların da belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Petrov, “Kim sorunu biliyordu, ne zaman öğrendi, ne yapması gerekiyordu ve gerçekte ne yaptı?” sorularının yanıtlanması gerektiğini belirtti.
Petrov, siyasi sorumluluğun Başbakan’ın doğrudan bir suç işlediği anlamına gelmediğini, hükümetin yönetimindeki sistemin nasıl işlediğinden siyasi olarak sorumlu olduğunu ifade etti.
Most Milletvekili Miro Bulj ise hükümeti Gospić’teki atık sorununu çözmemekle suçladı. Bulj, Hırvatistan’ın Avrupa’dan gelen tehlikeli atıklar için bir merkez haline geldiğini ileri sürerek hükümete tepki gösterdi.
HDZ’den muhalefete “somut çözüm sunmadınız” eleştirisi
İktidardaki HDZ’nin milletvekili Branka Juričev-Martinčev ise hükümetin Gospić’teki atıkla ilgili tüm yasa dışı uygulamalara karşı olduğunu ve güvenli bir şekilde hızlı bir temizlik yapılmasını istediğini söyledi.
Hükümetin gerekli işlemleri başlattığını, su, toprak ve hava üzerindeki denetimleri artırdığını belirten Juričev-Martinčev, muhalefetin ise hükümeti eleştirmekle yetindiğini ve somut bir çözüm önermediğini savundu.
Juričev-Martinčev, önceki ihalede atığın tonunun 600 avro bedelle bertaraf edilmesi için hiçbir firmanın teklif vermediğini, yeni süreçte maliyetin ton başına 1000 avroyu aşabileceğini söyledi.
Gospić’te yaklaşık 37 bin ton atık bulunuyor
Gospić’teki sanayi bölgesinde yapılan incelemelerde yaklaşık 37 bin ton karışık atık tespit edilmişti. Uzman raporlarında atığın ekotoksik özellik taşıdığı ve bazı yığınların tehlikeli atık olarak sınıflandırıldığı belirtilmişti.
İncelemelerde ayrıca toprakta bakır, kurşun ve antimon seviyelerinin yüksek olduğu, toprak ve bazı yaşam alanlarının zarar gördüğü belirlenmişti. Bölgedeki yeraltı sularında da PFAS olarak bilinen kimyasal maddelerin yüksek seviyelerde bulunduğu tespit edilmişti.
Ancak mevcut bulgular, kamuya ait içme suyu sisteminin kirlenmiş olduğunu göstermiyor.
Olağanüstü oturumda, atığın nasıl ve neden yıllarca bölgede tutulduğu, ilgili kurumların zamanında harekete geçip geçmediği ve siyasi sorumluluğun kimde olduğu tartışılıyor.











