Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Ferit Hoxha, Sırbistan Dışişleri Bakanı Marko Đurić’in iki ülkenin prensipte İşkodra ve Bujanovac’ta konsolosluk açılması konusunda anlaşmaya vardığı yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Hoxha, Arnavutluk dış politikasının duygulara değil, ulusal çıkarlara dayandığını belirterek, ülkesinin asıl hedefinin Sırbistan’ın güneyindeki Preşova Vadisi’nde kalıcı bir konsolosluk varlığı oluşturmak olduğunu söyledi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Hoxha, “Sırbistan Dışişleri Bakanı’nın Arnavutluk’ta konsolosluk açılması ihtimaliyle ilgili açıklaması tartışmalara yol açtı. Arnavutluk, Preşova Vadisi’nde Arnavutluk Cumhuriyeti’ne ait bir Başkonsolosluk açılmasını talep etti. Sırbistan ise İşkodra’da bir Başkonsolosluk açılmasını istedi” ifadelerini kullandı.
Tarafların sürecin tüm ayrıntıları konusunda anlaşmaya varması halinde gerekli adımların uygun zamanda atılacağını belirten Hoxha, diplomatik ilişkilerde karşılıklılık ilkesinin devletler arasındaki ilişkilerin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Hoxha, karşılıklılığın iki tarafın hedefleri veya çıkarları açısından birebir eşitlik anlamına gelmediğini belirterek, bunun devletler arasında uzlaşı oluşturmayı amaçlayan bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
Arnavutluk’un hedefinin, önemli bir Arnavut nüfusunun yaşadığı Preşova Vadisi’nde kalıcı bir konsolosluk varlığı oluşturmak olduğunu söyleyen Hoxha, bunun gecikmiş bir adım olduğunu savundu.
Hoxha, böyle bir temsilciliğin bölgede yaşayan Arnavut vatandaşlara daha yakın hizmet sunma, onları doğrudan destekleme ve meşru hak ve çıkarlarının korunmasına katkı sağlama imkanı vereceğini belirtti.
Bazı tepkilerin sürecin en önemli boyutunu göz ardı ettiğini ifade eden Hoxha, “Tartışmanın, Arnavutluk’un çıkarları ve Preşova Vadisi’nde kalıcı bir Arnavut konsolosluk varlığının sağlayacağı somut faydalar üzerinde yoğunlaşması gerekirken, dikkatler diğer tarafın varsayılan çıkarları üzerine kaydırılıyor” dedi.
Arnavutluk’un başdiplomatı, ülkesinin dış politikasının duygular veya algılar üzerine değil; ulusal çıkarlar, uluslararası hukuk normlarına saygı ve Avrupa değerleri temelinde şekillendiğini vurguladı.












