Srebrenitsalı kadın 30 yılı aşkın süredir babasını ve erkek kardeşini arıyor

“Ben sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorum ama size yazıyorum. Nerede olduğunuzu da bilmiyorum, nasıl olduğunuzu da. Kaderinizin ne olduğunu da bilmiyorum. Bildiğim tek şey, sizi çok özledim.”

Bu sözler bir şiir kitabından değil, Srebrenitsalı Nermina Lakota’nın, 1995 Temmuz’unda Srebrenitsa soykırımında öldürülen babası Suljo ve kardeşi Velid’e yıllardır yazdığı mektuplardan birine ait.

Babası ve kardeşinin cenazelerine hiçbir zaman ulaşılamadı. Nermina için yazmak, onlarla konuşmanın tek yolu haline geldi.

“Gece herkes uyuduğunda ve ben ne yapacağımı bilemediğimde oturup yazıyorum. Onlara yazıyorum, Srebrenitsa’yı, anneleri ve kaybettiklerimizi yazıyorum” diyen Nermina, yaşadığı acının yıllar geçmesine rağmen dinmediğini vurguluyor.

Aradan üç on yıl geçmesine rağmen 11 Temmuz’un kendisi için hiç bitmediğini söyleyen Lakota, “Benim için 11 Temmuz her gün. 31 yıldır her gün 11 Temmuz. Bununla uyuyorum, bununla uyanıyorum. Zamanın her şeyi iyileştirdiğini söylerler ama iyileştirmiyor. İnsan sadece bununla yaşamayı öğreniyor” ifadelerini kullandı.

Babası Suljo Deliç, Srebrenitsa’nın düşüşünden sonra en son görüldüğünde 72 yaşındaydı. Tanıklıklara göre, oğlu Velid olmadan ayrılmayı reddetti ve o günden sonra ikisinden de bir daha haber alınamadı.

35 yaşındaki Velid Deliç ise polis ve basketbol hakemiydi. Srebrenitsa’nın düşmesinin ardından orman yoluyla güvenli bölgeye ulaşmaya çalışırken öldürüldü. Aynı grupla birlikte öldürülen bazı kişilerin cenazeleri 1997 yılında bulunmasına rağmen Velid’e ait kalıntılara hiçbir zaman ulaşılamadı.

Yıllarca yetkililere başvurduğunu, soruşturmacılarla görüştüğünü ve ailesinin akıbetini öğrenmeye çalıştığını anlatan Nermina, “Hâlâ umut ediyorum ama içimde bir yerde onları asla bulamayacağım korkusu var” dedi.

Nermina için en büyük acılardan biri de annesinin, eşi ve oğlunu defnedebileceği günü göremeden 2016 yılında hayatını kaybetmesi oldu. Annesine ithafen yazdığı “Bekleyiş” adlı şiirinde şu dizelere yer verdi:

“Anne oğlunu bekledi,
bekleyişe dönüştü tüm varlığı…
Beklerken bir gün uykuya daldı,
hâlâ uyanmadı.”

Bugün hâlâ yazmaya devam eden Nermina, her mektubunu benzer bir dilekle bitiriyor:

“Hiç değilse rüyalarıma gelin, bu boş özlem biraz dinsin.”

En büyük hayalinin ise yıllardır babasına, kardeşine ve Srebrenitsa soykırımı kurbanlarına yazdığı şiirleri bir kitapta toplamak olduğunu söylüyor.

Srebrenitsa soykırımı

11 Temmuz 1995’te Birleşmiş Milletler’in “güvenli bölge” ilan ettiği Srebrenitsa’nın düşmesinin ardından, Bosna Sırp Ordusu birlikleri ve iş birlikçileri 8 binden fazla Boşnak erkek ve çocuğu katletti.

Srebrenitsa-Potoçari Anıt Mezarlığı’nda bugüne kadar 6 bin 765 soykırım kurbanı defnedildi. Ailelerinin isteği üzerine yaklaşık 250 kurban ise farklı yerel mezarlıklara gömüldü.

1.000’den fazla kurbanın bulunması için arama çalışmaları hâlâ devam ediyor.

Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılında Srebrenitsa’da Temmuz 1995’te yaşananların soykırım olduğuna hükmetti.

Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi, Bosna Hersek Mahkemesi ile Sırbistan ve Hırvatistan’daki mahkemeler bugüne kadar soykırım ve diğer savaş suçlarından toplam 54 kişiyi 781 yıl hapis ve 5 müebbet hapis cezasına çarptırdı. Müebbet hapis cezası alanlar arasında Bosna Sırp Cumhuriyeti’nin eski lideri Radovan Karadziç ve askeri komutan Ratko Mladiç de bulunuyor.

Read Previous

Kurti–Hamza görüşmesi ‘yapıcı’ geçti, PDK muhalefette kalma kararı aldı

Read Next

Karadağ Cumhurbaşkanı Milatoviç: “En büyük başarı, vatandaşların onurlu yaşayabildiği bir devlet kurmak olacak”