Srebrenitsa Soykırımı’ndan kurtulan ve Srebrenitsa Anıt Merkezi temsilcisi Hasan Hasanović, Srebrenitsa Soykırımı’nı Anma Günü kapsamında Birleşmiş Milletler’de (BM) yaptığı konuşmada yaşadıklarını anlattı.
Hasanović konuşmasına, 31 yıl önce BM tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’da 19 yaşında bir genç olarak esir kaldığı günleri hatırlatarak başladı.
Savaş öncesinde Srebrenitsa yakınlarındaki bir köyde sade bir hayat sürdüğünü anlatan Hasanović, ikiz kardeşi Husein ile birlikte çocukluklarını, hayallerini ve gelecek umutlarını paylaştıklarını söyledi. Ancak savaşın başlamasıyla ailesinin kendi ülkesinde mülteci durumuna düştüğünü belirten Hasanović, on binlerce kişiyle birlikte güvenlik arayışıyla Srebrenitsa’ya sığındıklarını ifade etti.
“Srebrenitsa güvenli değildi” diyen Hasanović, 1993 yılında BM tarafından güvenli bölge ilan edilmesinin ardından dünyanın kendilerini terk etmeyeceğine inandıklarını ancak yanıldıklarını söyledi.
1995 yılının Temmuz ayında güvenli bölgenin çöktüğünü anlatan Hasanović, 8 binden fazla Boşnak erkek ve çocuğun sistematik şekilde öldürüldüğünü, binlerce kadın, çocuk ve yaşlının ise zorla yerlerinden edildiğini belirtti.
Hasanović, 19 yaşındayken özgür bölgeye ulaşmaya çalışan erkek ve çocuklardan oluşan bir konvoya katıldığını anlatarak, “Babam, ikiz kardeşim Husein ve ben bu yolculuğa birlikte başladık. Birkaç saat içinde birbirimizden ayrıldık. Onları hayatta gördüğüm son an buydu” dedi.
Günler boyunca pusu, topçu saldırıları ve infazlarla dolu ormanlardan geçtiğini anlatan Hasanović, “Hayatta kaldım. Babam kalmadı. İkiz kardeşim kalmadı” ifadelerini kullandı.
Yıllar sonra babasının ve kardeşinin kalıntılarının toplu mezarlardan çıkarıldığını ve onları kendi elleriyle defnettiğini söyleyen Hasanović, “Hiçbir kardeş ikizini gömmek zorunda kalmamalı. Hiçbir evlat, babasının kalıntılarını toplu mezarlarda aradıktan sonra onu toprağa vermek zorunda kalmamalı” diye konuştu.
“Gerçekleri korumak inkâra karşı cevabımızdır”
Hasanović, bugün Srebrenitsa Anıt Merkezi’nde Sözlü Tarih Programı Başkanı olarak çalıştığını belirterek, kurumun görevinin hayatta kalanların tanıklıkları, araştırmalar, eğitim ve anma çalışmaları yoluyla soykırım gerçeğini korumak olduğunu söyledi.
Srebrenitsa Soykırımı’nın uluslararası mahkemeler tarafından kesin biçimde belirlendiğini vurgulayan Hasanović, “Hatırlamak geçmişte hapsolmak değildir. Geleceği korumaktır” dedi.
Soykırım inkârının yalnızca geçmişle ilgili olmadığını belirten Hasanović, bunun gerçeği silmeye, sorumluluğu zayıflatmaya ve gelecek nesillerin tarihi anlayışını değiştirmeye yönelik olduğunu ifade etti.
Uluslararası topluma eğitim, anma çalışmaları ve soykırım inkârıyla mücadeleye destek verme çağrısında bulunan Hasanović, “Hayatta kalanları hâlâ buradayken dinleyin. Tarihsel gerçeği koruyun. Hafızayı yaşatan kurumları destekleyin” dedi.
Hasanović, Srebrenitsa kurbanlarının sadece rakamlardan ibaret olmadığını vurgulayarak, onların baba, anne, oğul, kız, kardeş, öğrenci, öğretmen, işçi, sanatçı ve hayalleri olan insanlar olduğunu söyledi.
Konuşmasını, “Soykırımdan kurtuldum. Ancak hayatta kalmak hikâyenin sonu değil. Önemli olan, hatıralarla ne yapmaya karar verdiğimizdir. Gerçeği savunarak ve nefret ile inkâra karşı durarak yalnızca Srebrenitsa kurbanlarına değil, insanlığımızı birleştiren değerlere de saygı göstermiş oluruz” sözleriyle tamamladı.











