Türk Demokratik Partisi (TDP) Genel Başkanı Zülfikar Zeynula, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile bakanlık ile ilgili ortaya çıkan belirsizliklere açıklık getirdi.
TDP Genel Başkanı Zülfikar Zeynula, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Gerçek liderlik, toplumun hoşuna gidecek sözleri söylemek değil; gerektiğinde doğru olanı yapabilecek cesareti gösterebilmektir.
Değerli kardeşlerim,
Siyaset; anlık heyecanlarla değil, milletin iradesine duyulan saygıyla, devlet ciddiyetiyle ve stratejik akılla yürütülür.
Türk Demokratik Partisi olarak bugüne kadar aldığımız her kararda tek pusulamız; Türk toplumunun iradesi, beklentileri ve geleceği olmuştur. Hiçbir zaman günübirlik hesaplarla hareket etmedik. Popülizmin değil, sorumluluk siyasetinin temsilcisi olduk. Çünkü biliyoruz ki gerçek liderlik, toplumun hoşuna gidecek sözleri söylemek değil; gerektiğinde doğru olanı yapabilecek cesareti gösterebilmektir.
Son günlerde kamuoyunda çeşitli değerlendirmelere konu olan bakanlık meselesiyle ilgili de açıklık getirmek istiyorum.
Koalisyon süreci başlamış ve bu konuda siyasi irade ortaya konulmuştur. Ancak hükümete sonradan dâhil olan bir ortak olmamız nedeniyle, öncelikle partiler arasındaki resmî imza sürecinin tamamlanması ve ardından hukuki çerçevede yerine getirilmesi gereken bazı prosedürlerin tamamlanması gerekmektedir.
Bunlardan biri de mevcut mevzuat gereği Bakanlar Kurulunda ilk aşamada yalnızca (3/1 lik) değişiklik yapılabilmesidir. Bu nedenle öncelikle mevcut bakan değişiklikleri gerçekleştirilecek, ardından partimize öngörülen bakanlıkla ilgili teklif en kısa sürede sunulacaktır. Bu durum tamamen hukuki ve teknik bir prosedürün gereğidir.
Süreç tamamlandığında gerekli adımlar vakit kaybedilmeden atılacak ve kamuoyu her aşamada şeffaf bir şekilde bilgilendirilecektir.
Bizler, gerçekleşmemiş işleri vaat gibi sunanlardan değil; tamamladığımız hizmetleri milletimizin huzuruna çıkaranlardanız. Bu nedenle bu süreçte sabrınıza ve anlayışınıza ihtiyaç duyuyoruz.
Ne yazık ki bir süredir sosyal medya üzerinden yürütülen sığ tartışmaların hakikatin önüne geçirilmek istendiğine şahit oluyoruz. Açıkça ifade etmek isterim ki; sosyal medya üzerinden algı oluşturmaya çalışanların siyasi değerlendirmelerini ciddiye almıyorum. Bunların milletimizin geleceği adına herhangi bir değer taşıdığına da inanmıyorum. Çünkü siyaset; ekran başında yorum yapmakla değil, sorumluluk üstlenmekle, risk almakla ve millet adına karar verebilmekle yapılır.
Bugün eleştiri adı altında konuşanlar, dün de aynı söylemlerle karşımıza çıkmışlardı. Yerel seçimler öncesinde aldığımız cesur kararlar da aynı çevreler tarafından eleştirilmiş, başarısız olacağımız yönünde senaryolar üretilmişti. Ancak en güçlü cevabı biz değil, halkımız verdi. Milletimizin sandıkta ortaya koyduğu irade, doğru yolda olduğumuzun en açık göstergesi oldu. Dün nasıl milletimize güvendiysek, bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Biz; polemik üretenlerden, algı oluşturanlardan, fitne ve fesat peşinde koşanlardan, akıl satanlardan olmadık; bundan sonra da olmayacağız. Biz sonuç üretiyoruz. Gelecek inşa ediyoruz. Boş sözler, sosyal medya gündemleri ve mesnetsiz eleştiriler bizi hiçbir zaman yolumuzdan alıkoymadı, bundan sonra da alıkoyamayacaktır. Aksine, bu tür girişimler mücadele azmimizi daha da güçlendirmekte ve toplumumuza karşı sorumluluğumuzu daha büyük bir kararlılıkla yerine getirmemize vesile olmaktadır.
Bu nedenle bu kişileri ne ciddiye alırım ne de kendime muhatap kabul ederim.
Ben, Türk Demokratik Partisi gibi büyük bir davanın, köklü bir siyasi geleneğin ve halkımızın güvenini kazanmış bir partinin Genel Başkanı olarak, bu sorumluluğun bilinciyle hareket etmek zorundayım.
Kim ne söylerse söylesin; kırılmaktan çok görmezden gelmeyi, husumetten çok hoşgörüyü, kin büyütmekten çok güven kazanmayı tercih ederim.
Biz kişiler üzerinden siyaset yapmayız. İlke, strateji ve devlet aklıyla hareket ederiz. Günlük tartışmaların, yalanların ve iftiraların değil; uzun vadeli hedeflerin ve gerçekçi siyasetin peşinden gideriz. Çünkü bizim meselemiz birilerine cevap vermek ya da birilerini eleştirerek siyaset yapmak değil, toplumumuza hizmet etmektir.
En başta ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Sözümün de, duruşumun da, mücadelemin de arkasındayım.
Hiçbir zaman sosyal medya üzerinden siyaset yapanların arasına katılmayacağım. Hiçbir zaman bir Facebook siyasetçisi olmayacağım. Benim siyaset anlayışım; klavyelerde değil, milletimizin arasında, verdiğimiz sözlerde ve ortaya koyduğumuz icraatlarda hayat bulacaktır.
Çünkü bizim meşruiyet kaynağımız sosyal medya değil; milletimizin güvenidir. O güvene layık olmak için dün olduğu gibi bugün de yarın da aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Hepinizi bir kez daha en kalbi duygularımla sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.”










