Kuzey Makedonya’da Seçim Yasası’nın kabulü konusunda iktidar ve muhalefet arasındaki görüş ayrılıkları sürüyor. Başbakan Hristijan Mickoski, parlamentoda yapılan son toplantının ardından bazı siyasi partileri süreci engellemekle suçladı.
Mickoski, iktidardaki VMRO-DPMNE’nin diaspora oylarının kullanılması konusunu stratejik hedef olarak gördüğünü yineledi. Ancak bazı partilerin “radikalleşmiş tutumlar” sergilediğini belirterek, bunun uzlaşma ihtimalini zorlaştırdığını ifade etti. Başbakan, buna rağmen hükümetin Seçim Yasası’nın kabul edilmesi için muhalefetin birçok önerisini kabul etmeye hazır olduğunu söyledi. Bu öneriler arasında tek seçim bölgesi, küçük partilere daha fazla finansman ve diasporanın posta yoluyla oy kullanması da yer alıyor.
Mickoski, Devlet Seçim Komisyonu’nda kararların oy birliğiyle alınması yönündeki öneriye karşı olduklarını belirterek, bunun anlaşmayı zorlaştıran bir yaklaşım olduğunu dile getirdi. Ayrıca Levica partisinin seçim kampanyaları için daha fazla bütçe ve tek seçim bölgesi talep ettiğini hatırlattı.
Muhalefetteki SDSM ise Mickoski’nin açıklamalarına tepki gösterdi. Parti, diaspora oylarına karşı olmadıklarını ancak sürecin güvenli ve şeffaf olması gerektiğini vurguladı. Özellikle posta yoluyla oy kullanmanın, seçmen kimliğinin doğrulanması ve oy gizliliğinin korunması açısından riskler taşıdığı ifade edildi.
SDSM’den yapılan açıklamada, “Sıkı kurumsal denetim olmadan posta yoluyla oylama, seçim güvenliğini zedeler. Seçim kurallarının ihlal edilmesine izin vermeyeceğiz” denildi.
Öte yandan Levica Partisi de Başbakan Mickoski’nin, taleplerinin kabul edildiği yönündeki açıklamalarını reddetti. Parti, tek seçim bölgesi önerisinin kabul edilmediğini ve seçim sistemi reformunun öncelik olması gerektiğini savundu.
Açıklamada, tek seçim bölgesi önerisinin yeni bir talep olmadığı, yıllardır gündemde olduğu ve hatta VMRO-DPMNE’nin programında da yer aldığı hatırlatıldı.
İktidar ve muhalefet arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle Seçim Yasası konusunda henüz bir uzlaşma sağlanamazken, düzenlemenin ne zaman ve hangi şekilde kabul edileceği belirsizliğini koruyor.












