Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, Avrupa Birliği reform gündeminin önemli parçalarından biri olan Seçim Yasası’nın kabul sürecinin tıkanması üzerine muhalefete bir kez daha çağrıda bulundu.
Mickoski, siyasi uzlaşı sağlanması adına iktidarın muhalefetin taleplerine açık olduğunu belirtirken, diaspora için elektronik oy kullanımı konusunun “kırmızı çizgi” olduğunu vurguladı.
Başbakan Mickoski yaptığı açıklamada, “Gerçekten üzgünüm. Mesajımız çok netti: Her şeyi söyleyin, hepsini kabul edelim. Ancak bizim kırmızı çizgimiz diaspora oylamasıdır. Çünkü diaspora, anavatanıyla bağını hissetmeli. Hükümet olarak hedefimiz, bir gün o diasporayı geri getirmektir” ifadelerini kullandı. Mickoski, SDSM–Levica koalisyonunun siyasi hesapları bir kenara bırakarak parlamentoya dönmesini ve reform sürecine katkı sağlamasını umut ettiğini belirtti.
Öte yandan, SDSM lideri Venko Filipçe’nin diaspora oylamasına ilişkin bir uzman çalışma grubu kurulması yönündeki önerisine hükümetten henüz yanıt gelmedi. Filipçe, söz konusu düzenlemelerin zaten 2029 yılından itibaren uygulanacağını hatırlatarak konunun daha kapsamlı ele alınmasını önermişti.
Muhalefet partileri SDSM ve Levica ise hükümetin çağrılarına rağmen geri adım atmıyor. İki parti, yaklaşık 14 bin değişiklik önergesi sunarak seçim yasası düzenlemelerini fiilen bloke etti.
SDSM, hükümeti diaspora için önerilen elektronik oylama sistemi üzerinden seçim sürecini riske atmakla suçladı. Parti yetkilileri, “Ülkede oy kullanan her vatandaş sıkı kimlik kontrolü, imza ve parmak izi doğrulamasından geçerken, Mickoski yaklaşık 200 bin diaspora seçmeni için aynı kuralları uygulamak istemiyor. Bu durum suistimallere, baskıya ve kimlik kötüye kullanımına açık kapı bırakır. Gizli ve özgür oy ilkesi dahi garanti altına alınamaz” açıklamasında bulundu.
SDSM ayrıca, diasporanın oy kullanmasının engellenmediğini ve mevcut sistemde zaten seçme hakkına sahip olduğunu da vurguladı.
Levica Partisi ise elektronik oylama tartışmasının bilinçli şekilde gündeme getirildiğini savundu. Parti yetkilileri, bunun reform sürecinin asli bir parçası olmadığını ve asıl amacın küçük partilerin finansal imkanlarını sınırlamak olduğunu öne sürdü. Açıklamada, “Seçim yasasındaki değişikliklerin başarısızlığa itilmesiyle mevcut sistem korunuyor. Bu sistem büyük partilere avantaj sağlarken, Levica’nın reklam ve finansman imkanlarından mahrum kalmasına yol açıyor” denildi.
Meclis kaynaklarına göre, sunulan binlerce önergenin işlenmesi ve tercüme edilmesi haftalar sürebilir. Ancak muhalefetin bu önerileri geri çekmemesi halinde, yeni seçim yasasına ilişkin bir tartışmanın yapılmasının dahi zor olduğu ifade ediliyor.










