Arnavutluk’ta, Zvërnec bölgesinde planlanan turizm projesine karşı düzenlenen protestolar 22’nci gününe girdi. Koruma altındaki alanlarda inşaata karşı çıkan göstericiler, aynı zamanda hükümet politikalarını da protesto ediyor.
Başkent Tiran’da binlerce kişi yeniden bir araya gelerek Başbakan Edi Rama’nın istifasını ve söz konusu projenin iptal edilmesini talep etti. Protestoya diaspora Arnavutları da katıldı.
Projeye ilişkin, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı olduğu yönündeki iddialar kamuoyunda tartışmalara yol açarken, ülke genelinde tepkilerin büyümesine neden oldu.
Göstericiler, Skënderbej Meydanı’nda toplanarak Dëshmorët e Kombit Bulvarı üzerinden Başbakanlık binasına yürüdü. Saatler süren eylemlerin ardından protestocular başkent sokaklarında yürüyüş gerçekleştirdi.
Diasporadan destek: “Refah istiyoruz”
İtalya’dan gelen 42 yaşındaki Marius Sharra, hükümetin istifasını talep ettiklerini belirterek, “Daha iyi bir Arnavutluk için buradayız. Bir gün ülkemize dönüp burada çalışmak, sağlık ve temel hizmetlere ulaşmak istiyoruz” dedi.
Fransa’dan gelen bir diğer protestocu Erion Ibraj ise gençlerin sokağa çıkmasını memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, ülkede gücün tek elde toplandığını savundu. Ibraj, “Demokratik bir devlet istiyoruz. Avrupa gibi olmak ve Avrupa’ya gitmek istiyoruz” diye konuştu.
Protestoların kapsamı genişliyor
Aktivistlerin öncülüğünde başlayan protestolar, yalnızca Zvërnec projesiyle sınırlı kalmayarak “stratejik yatırımcı” yasasının kaldırılması, “Dağ Paketi” olarak bilinen düzenlemenin iptali ve koruma altındaki alanlara ilişkin yasal değişikliklerin geri çekilmesi gibi talepleri de kapsayacak şekilde genişledi.
Ülkenin farklı şehirlerinde ve Avrupa’daki Arnavut diasporası tarafından da benzer protestolar düzenlendi.
30 Mayıs’ta Zvërnec’te düzenlenen bir eylemde yaşanan ve özel güvenlik görevlilerinin bir vatandaşı sürüklediğini gösteren görüntülerin ardından protestoların Tiran’da büyüdüğü belirtildi.
Başbakan Rama ise yaptığı açıklamada, Zvërnec projesinin tüm yasal ve çevresel prosedürlere uygun şekilde ilerlediğini savunarak, henüz nihai bir projenin ya da kapsamlı bir çevresel etki değerlendirmesinin bulunmadığını ifade etti.











