Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU) Hukuk Fakültesi’ni birincilikle tamamlayan Hafız Berru Emin ile eğitim serüveni ve önemli başarısına dair bir söyleşi gerçekleştirdik. Eğitim yolculuğunu azim, istikrar ve kendisi olmaktan vazgeçmeme ilkesiyle şekillendirdiğini vurgulayan Hafız Berru Emin, Üsküp’ten İstanbul’a uzanan eğitim hayatında hem akademik hem kişisel gelişimini ön planda tutarak elde ettiği derecenin planlı bir hedeften çok, her adımda elinden gelenin en iyisini yapmasının doğal bir sonucu olduğunu ifade ediyor.
TIMEBALKAN ÖZEL
1. Takipçilerimizin sizi daha yakından tanıyabilmesi adına kendinizi tanıtır mısınız?
Merhaba, ben Berru Emin. Üsküplüyüm. İlkokul ve ortaokulu Üsküp’te okudum ve aynı zamanda burada Hafızlık eğitimi aldım. Liseyi ise İstanbul’da okudum.Şimdi de Uluslararası Balkan Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum.
Halihazırda da aynı üniversitede Eğitim Fakültesinde öğrenciyim. Üniversitedeki birinci yılımın ardından çift anadal yapmaya başlamıştım.
2. 2025-2026 eğitim yılında Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU) Hukuk Fakültesi’ni birincilikle tamamladınız. Düzenlenen mezuniyet töreninde de takdirnamenizi aldınız. Tören öncesinde ve sonrasındaki duygu ve düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Üniversite hayatım boyunca verdiğim emeklerin böyle bir ünvanla taçlanıyor olması gurur verici elbette. Tören günü benim için hem mutlu hemde hüzünlü bir gündü açıkcası.
Çünkü mezuniyet aynı zamanda bir kapanış demek dolayısıyla iki duyguyu da bir arada yaşadığım bir gün oldu.
Ailemin ve sevdiklerimin sevincine vesile olmak ise benim için en büyük mutluluk kaynağı. Onların gözlerindeki mutluluğu ve gururu görmek o gün beni en çok mutlu eden şey oldu.

3. Genellikle toplum başarının görünen kısmına odaklanır. Bu başarıya ulaşana kadar geçtiğiniz zorluklar, çaba ve özveri mevcut. Başarıya giden bu meşakkatli süreçle ilgili neler söylersiniz?
Üniversite hayatımın ilk gününden son gününe kadar ben olmaktan hiç vazgeçmedim. Bu süreci en iyi bu cümle ile açıklayabilirim sanırım. Zira kendim olmaktan vazgeçmediğim her zorlu süreç beni doğru noktaya götürür, buna hep inandım.
Elbetteki zorlandığım dönemler oldu. Fakat hiçbir zorluk vazgeçmeyi benimsemeyenler için caydırıcı değil. Çabam ve duam bu süreçte hep devam etti.
4. Üniversiteye başladığınız dönemde fakülte birinciliğini kendinize bir hedef olarak mı seçtiniz yoksa sınav sınav mı baktınız. Bu başarınızda üniversite dışı etkenler nasıl bir rol oynadı?
Her ne yapıyorsam yapayım en iyi şekilde yapmaya odaklıyımdır. Üniversite eğitimim boyunca da bu böyle oldu. Mesele birinci olmaktan ziyade kendi içimde en iyisini yapıp yapmadığım.
Benim için her sınav elimden gelenin en iyisini verdiğim bir adım oldu. Attığım her adım nihayetinde beni bu başarıyı götürdü. Özetle bu başarı doğal bir sürecin sonucu olmuş oldu. Ailemin desteği de bu süreçte büyük bir rol oynadı. Onların bu başarıdaki payı büyük.
5. Hukuk Fakültesi’nden birincilikle mezun oldunuz. Şimdi önünüzde yeni bir dönem var. Gelecekteki hedef ve planlamalarınız hakkında neler söylersiniz?
Hayatın doğalında kendi akışı olduğunu biliyorum. Dolayısıyla uzun vadeli planlar yapmak yerine adım adım ilerlemeyi tercih ediyorum. Yarının ne olacağı tamamen nasip meselesi bugünümde ise akademik hayatıma devam etme düşüncesindeyim.
6. Üniversiteye yeni başlayan ve başlayacak olanlara eğitim hayatları hakkında ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Eğitim dediğimiz şey bir okula başlamak ve o okulu bitirmek ile ilgili değil kanaatimce. Mesele her zaman kendini geliştirmeye, eğitmeye ve hayatı anlamlandırmaya niyetli olmak.
Fakat üniversite konusu özelinde şunu söyleyebilirim ki üniversite yılları insanın hem akademik hem de kişisel olarak kendini geliştirdiği bir dönem. Bu noktada kendilerine güvenmelerini ve asla pes etmemelerini önerebilirim. İyi niyetiyle umut eden ve çaba gösteren her insanın sonunda istediğine kavuşacağına inanıyorum. Zira emek verilen hiçbir şey karşılıksız kalmıyor.

7. Son olarak Timebalkan aracılığıyla paylaşmak istediğiniz bir şey var mı?
Üniversite yılları sadece akademik başarı değil, aynı zamanda insanın kendini keşfettiği çok değerli bir dönem. Bu süreçte emeği geçen tüm hocalarıma, aileme ve sevdiklerime teşekkür etmek isterim.
Son olarak , acının ve gözyaşının hiç durmadığı bir dönemde yaşıyoruz ne yazık ki. Dolayısıyla gençlerin sadece kendileri için veyahutta kendi toplumları için değil dünyada yaşanan her kötü olayda söz sahibi olabilmeleri ve her iyi olayda da payları olabilmesi için çalışmaktan hiç vazgeçmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir dönemde söyleyebileceğim tek şey umut etmekten, çalışmaktan ve iyi kalmaktan vazgeçmeyelim..












