Danilovski: “Hantavirüs yeni bir olgu değil, korku endüstrisinin yeni hammaddesi haline geldi”

Epidemiyolog Prof. Dr. Dragan Danilovski, TRT Balkan’a yaptığı açıklamada hantavirüslerin yeni ortaya çıkan bir laboratuvar ürünü olmadığını, tıpta uzun zamandır bilinen virüsler olduğunu söyledi.

Danilovski, hantavirüslerin kemirgenlerle bağlantılı bir virüs grubu olduğunu ve doğal taşıyıcılarının kemirgenler olduğunu belirtti. İnsanların çoğunlukla enfekte kemirgenlerin dışkısı, idrarı veya tükürüğüyle kirlenmiş toz parçacıkları ve aerosoller yoluyla enfekte olduğunu ifade etti.

Danilovski, hantavirüsün son dönemde “küresel korku endüstrisinin yeni hammaddesi” haline geldiğini dile getirdi.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından hantavirüs hakkında bir paylaşım yapan Danilovski, “Gerçekten hantavirüs en büyük halk sağlığı sorunumuz mu?” sorusunu gündeme getirdi.

Bu bağlamda, Kovid-19 pandemisinin ardından toplumun enfeksiyon hastalıkları konularına karşı psikolojik olarak aşırı hassas hale geldiğini vurguladı.

“Kamuoyu giderek epidemiyoloji ile algoritmalar tarafından üretilen korku arasındaki farkı ayırt edemez hale geliyor. Özellikle bazı sağlık çalışanlarının da bu atmosfere aktif biçimde katılması endişe verici. Çünkü isimlerinin yanında ‘doktor’ unvanı taşıyan kişilerin sözleri büyük ağırlık taşıyor. Kovid pandemisinden sonra toplum enfeksiyon hastalıkları konularında psikolojik olarak aşırı hassas kaldı” dedi.

Danilovski’ye göre Güney Atlantik’teki bir kruvaziyer gemisinde yaşanan izole bir olayın ardından internet ortamı yeniden kıyamet senaryoları, “öngörüler”, gizemli paylaşımlar, küresel ajanda şüpheleri ve insanlığı kontrol etme teorileriyle doldu.

“Neredeyse otomatik olarak yine aynı kelimeler dolaşıma girdi: pandemi, kontrol, nüfus azaltma, mRNA, ‘1984’… Sanki medyada herhangi bir virüsün adı geçtiğinde devreye giren hazır bir şablon varmış gibi. Bu arada kamuoyu giderek epidemiyoloji ile algoritmaların ürettiği korkuyu ayırt edemez hale geliyor” dedi.

Danilovski, birkaç dramatik ifade, birkaç ima ve laboratuvar ortamını gösteren bir fotoğrafın bile toplumun bir kesiminde yeniden “bir şeyler hazırlanıyor” hissini tetiklemeye yettiğini söyledi.

Bu nedenle sağlık çalışanlarının kamuya yönelik iletişiminin artık “özel mesele” olmadığını belirten Danilovski, sosyal medyanın artık kitlesel bir medya haline geldiğini ve algoritmaların korkuyu ödüllendirdiğini kaydetti.

“Hantavirüsler yeni değil”

Danilovski, hantavirüslerin dün laboratuvarda ortaya çıkmış yeni bir fenomen olmadığını vurgulayarak, bunların uzun süredir tıp dünyasında bilindiğini söyledi.

“Hantavirüsler kemirgenlerle bağlantılı bir virüs grubudur ve doğal rezervuarları kemirgenlerdir. İnsanlar genellikle enfekte kemirgenlerin dışkısı, idrarı veya tükürüğüyle kirlenmiş aerosoller ve toz parçacıkları aracılığıyla enfekte olur. Bu virüslerin bir kısmı Avrupa, Asya ve Afrika’da görülür (Eski Dünya hantavirüsleri). Balkanlar da endemik bölgelerden biridir. Diğer kısmı ise Amerika kıtalarında yaygındır (Yeni Dünya hantavirüsleri). Arjantin ve Şili bu virüslerin endemik bölgeleridir. Her iki grup akraba olsa da insanlarda farklı hastalıklara neden olurlar” dedi.

“Şu an Kovid benzeri bir pandemi senaryosu yok”

Danilovski, Yeni Dünya hantavirüslerinin “hantavirüs pulmoner sendromu” adı verilen hastalığa yol açtığını, her yıl onlarca vaka görüldüğünü ve ölüm oranının yüzde 20-40 arasında değiştiğini söyledi.

Eski Dünya hantavirüslerinin ise “böbrek sendromlu hemorajik ateş” hastalığına neden olduğunu belirterek, her yıl yüzlerce vaka görüldüğünü ve ölüm oranının yüzde 1-15 arasında olduğunu ifade etti.

“Balkanlar’ın da böbrek sendromlu hemorajik ateş konusunda kendi deneyimi var. Yeni Dünya grubunda Andes virüsü bulunuyor. Kruvaziyer gemisi Hondius’taki salgının nedeni de buydu. Sadece bu virüs türünde insandan insana bulaş tanımlanmıştır. Bu çok önemli. Ancak bu virüs bizim bölgemizde dolaşmıyor. Gemide enfekte olan kişilerden bize sıçrama riski de yok. Bu nedenle şu an için Kovid benzeri bir pandemi senaryosuna işaret eden bir durum bulunmuyor” dedi.

Bununla birlikte dikkatli olunması için gerçek nedenler bulunduğunu da belirtti.

“Hantavirüs konusu bize çok daha yerel ve somut bir soruyu hatırlatıyor: Makedonya şehirlerinde kent hijyeni, kemirgen kontrolü ve ilaçlama ne durumda? Son dönemde Üsküp ve diğer şehirlerde ciddi çöp sorunları yaşandı. Günlerce taşan konteynerler, sokak kenarındaki çöp yığınları, vahşi depolama alanları… Bunlar fare ve sıçan popülasyonunun artması için uygun ortam yaratıyor. Bu hayvanlar da hantavirüs dahil birçok bulaşıcı hastalık için potansiyel taşıyıcıdır” ifadelerini kullandı.

“Yeni bir paniğe ihtiyacımız yok”

Danilovski, yaz ayları yaklaşırken kurumların ciddi şekilde ilaçlama, dezenfeksiyon, sanitasyon denetimi, şehir hijyeni ve vahşi çöp alanlarının kontrolü konularına yönelmesi gerektiğini söyledi.

Bunun “temel epidemiyolojik mantığın gereği” olduğunu vurgulayan Danilovski şu mesajı verdi:

“Gerçek halk sağlığı riski ile kolektif korkudan beslenen internet fantezilerini ayırt etmeyi öğrenmenin zamanı geldi. Kamuoyunun bugün ihtiyaç duyduğu şey doğru bilgi, sağduyu ve önlemdir. Yeni bir paniğe ihtiyacımız yok.”

Read Previous

“Batı Balkanlar Avrupa güvenliğinin ayrılmaz parçasıdır”

Read Next

Kosova’da, olağanüstü seçimlerde 23 siyasi oluşum yarışacak