Hırvatistan’da binlerce at doğayla uyum içinde yaşıyor

Hırvatistan’daki Lonjsko Polje Tabiat Parkı’nda kışın ahırlarda tutulan hayvanlar ilkbaharla birlikte yeniden taşkın çayırlarına bırakılıyor. Yüzyıllardır sürdürülen geleneksel serbest otlatma hem doğanın dengesini koruyor hem de bölgenin biyolojik çeşitliliğini yaşatıyor.

Kış aylarını ahırlar ve çevrili meralarda geçiren hayvan sürüleri, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden taşkın çayırlarına çıkarılıyor. Hayvanlar yılın sıcak dönemini geniş doğal alanlarda serbestçe otlayarak geçirirken, bu yöntem insanların doğayla kurduğu yüzyıllık uyumun bir parçası olarak görülüyor.

Lonjsko Ovası’ndaki meralarda ilkbahar ve yaz aylarında serbestçe dolaşan çok sayıda at ve sığır sürüsü görülebiliyor. Hayvanlar su kanallarını aşarak verimli çayırlarda otlarken ortaya çıkan manzara bölgenin simgelerinden biri haline gelmiş durumda.

At yetiştiricisi ve Hırvat Soğukkanlı At Yetiştiricileri Dernekleri Merkez Birliği Başkanı Mişko Şklempe, “Biz Lonjsko Ovası’nın yanında yaşamıyoruz, Lonjsko Ovası’yla birlikte yaşıyoruz. Doğayla benzersiz bir uyum içindeyiz” dedi.

Şklempe’ye göre at ve sığırlar parkın ekolojik dengesinde önemli rol oynuyor. “Atların olmadığı bir park düşünülemez. Atlar ve sığırlar parkı temiz tutuyor, peyzaj çeşitliliğini koruyor ve ekosistemi dengede tutuyor. Yaklaşık yirmi yıl önce burada neredeyse hiç hayvan yoktu ve meralar istilacı bitkilerle kaplanmıştı. Hayvanları yeniden Lonjsko Ovası’na getirdik ve atlarla sığırlar otlayarak parkı adeta kurtardı” diye konuştu.

Lonjsko Ovası Tabiat Parkı’nda doğal meralar yaklaşık 4 bin 593 hektarlık alan kaplıyor ve bu da parkın toplam yüzölçümünün yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor. Parkta gün boyunca serbest otlatmada yaklaşık 7 bin baş yerli at bulunuyor. Bunların büyük kısmını Hırvat soğukkanlı atı ve Hırvat posavac atı oluşturuyor. Posavina ve Moslavina bölgelerindeki yetiştiriciler 25 yıl önce bu iki ırkı korumak ve yeniden canlandırmak için bir proje başlatmıştı.

Şklempe, atların yılın büyük bölümünde serbest otlatmada olması sayesinde yetiştiricilerin maliyetlerinin oldukça düşük olduğunu belirterek, “At sayısının artık ideal seviyeye ulaştığını düşünüyoruz. Ayrıca parkın tanıtımına da katkı sağladığımız için memnunuz. Geniş meralardaki manzaralar ziyaretçileri büyülüyor. Gençlerin de geleneksel yöntemlerle at ve sığır yetiştiriciliğine ilgi göstermesi Lonjsko Ovası’nın geleceği için umut verici” dedi.

Hırvatistan’da at yetiştiriciliği yapan 1503 aile çiftliği bulunuyor. Bunların yaklaşık 700’ü Hırvat soğukkanlı atı ve posavac atı yetiştiriyor. Ülkede yaklaşık 14 bin soğukkanlı at ve 13 bin posavac atı yetiştiriliyor. Bu hayvanların büyük bölümü Lonjsko Ovası’ndaki meralarda serbest otlatmada bulunuyor.

Şklempe ayrıca lipican atı ve Međimurje atı gibi diğer yerli ırkların sayısının da arttığını belirterek, özellikle Lika-Senj bölgesinde geniş doğal meraların bu gelişmeye katkı sağladığını söyledi.

Geleneksel otlatma yöntemi Lonjsko Ovası’nın doğasının korunmasında kritik bir rol oynuyor. Hayvanların otlaması çayırların çalılık ve ormana dönüşmesini engelliyor. Toprağın çiğnenmesi, tohumların yayılması ve meraların gübrelenmesi sayesinde bitki örtüsü yenileniyor; bu da çok sayıda bitki, böcek ve sulak alan kuşu için uygun yaşam alanı oluşturuyor.

Bu yöntem sayesinde Lonjsko Ovası Avrupa’nın en değerli taşkın alanlarından biri olarak yüksek biyolojik çeşitliliğini korumayı sürdürüyor.

Şklempe, bölgenin aynı zamanda bir su tutma alanı ve balıkların üreme yeri olduğunu belirterek, “Ekolojik zincir burada başlıyor. Balıklar kuşları çekiyor, ardından kuşlar ekosistemdeki rollerini yerine getiriyor. Bölge arıcılar için de çok önemli çünkü zengin meralara hayvanlarla birlikte arılar da geliyor” ifadelerini kullandı.

Ancak Sisaçko-Moslavina bölgesinde planlanan büyük ölçekli kümes hayvancılığı tesislerinin doğal dengeyi tehdit edebileceği belirtiliyor. Şklempe, “Biz doğayı anlıyor, ona saygı duyuyor ve onunla uyum içinde yaşıyoruz. Çok sayıda kümesin tek bir yerde yoğunlaşması doğal değil ve Lonjsko Ovası için risk oluşturuyor” dedi.

Bölgede büyük bir kümes hayvancılığı kompleksi kurulmasının geleneksel tarım, hayvancılık ve yerli at ırklarının yetiştiriciliği için tehdit oluşturabileceği ifade ediliyor. Sisaçko-Moslavina bölgesi, Hırvatistan’daki yerli ve koruma altındaki atların toplam nüfusunun yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor.

Meraların zarar görmesi halinde bölgedeki yaşam biçiminin değişebileceği ve aile çiftliklerinin geleceğinin tehlikeye girebileceği belirtiliyor. Geleneksel otlatma sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda Posavina bölgesinin kültürel kimliğinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Şklempe, “Hırvatistan adeta Tanrı’nın bahçesi ve bunu en iyi burada, Lonjsko Ovası’nda görebilirsiniz. Biz bu ovayı koruyoruz ve çocuklarımız da korumaya devam edecek” dedi.

Read Previous

Üsküp Hayvanat Bahçesi 100 Yıllık Tarihiyle Dikkat Çekiyor

Read Next

“Bin aydan daha hayırlı” Kadir Gecesi yarın idrak edilecek