Makedonya’da aile içi şiddet artıyor

İvana ve kızı Katja’nın ölümü, münferit bir vaka değil. Yılın ilk iki ayında, Kadınlara ve Aile İçi Şiddete Karşı Ulusal Ağı verilerine göre, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve aile içi şiddet sonucu dört kişi yaşamını yitirdi.

İçişleri Bakanlığı verileri ise ev içi şiddetin istikrarlı biçimde arttığını ortaya koyuyor. Kurumun aile içi şiddet olarak sınıflandırdığı suçlarda son bir yılda yüzde 10 artış kaydedildi.

Şikâyetlerdeki artış ise yüzde 29’a ulaştı. Son on yıla bakıldığında aile içi şiddet vakalarında yüzde 20,46, şikâyetlerde ise yüzde 44,61 oranında yükseliş olduğu görülüyor. Mağdurların yüzde 80’den fazlasını kadınlar oluşturuyor.

Buna karşın Savcılık verileri farklı bir tabloya işaret ediyor. Bakanlık tarafından iletilen her dört suç duyurusundan biri savcılık tarafından takipsizlikle sonuçlanıyor. Gerekçeler arasında delil yetersizliği, mağdurun ifadesini geri çekmesi ya da fiilin re’sen kovuşturulan bir suç kapsamına girmemesi öne çıkıyor.

Mahkemeye taşınan dosyalarda ise yüksek oranda mahkûmiyet kararı çıkıyor. Ortalama olarak davaların yüzde 85’i hükümle sonuçlanıyor. Ancak savcılığın yıllık raporlarına göre bu kararların büyük kısmı ertelenmiş (şartlı) cezalar olurken, daha az sayıda dosyada fiili hapis cezası veriliyor.

“Cezasızlık kültürü şiddeti besliyor”

Ulusal Ağ’dan Elena, şiddetin artışında cezasızlık algısının etkili olduğunu savundu. “Şiddet failleri en kötü ihtimalle ertelenmiş ceza alacaklarını biliyor. Cinayet ve cinayete teşebbüs dışındaki yaralama, ağır yaralama, tehdit ve ısrarlı takip gibi suçlarda üç kez üst üste ertelenmiş ceza verilen vakalar var” dedi.

Profesör Tatyana Stojanovska da benzer şekilde cezasızlık kültürüne dikkat çekti ancak artışın yalnızca aile içi şiddetle sınırlı olmadığını belirtti. Stojanovska, “Kurumsal işleyişin zayıfladığı, toplumsal norm ve kuralların aşındığı, ahlaki erozyonun yaşandığı anomik toplumlarda sapkın davranışlar artar” ifadelerini kullandı.

Şeffaf soruşturma ve sorumluluk çağrısı

Ulusal Ağ, son olayla ilgili tam ve şeffaf soruşturma yürütülmesini, sürece dahil olan tüm görevlilerin soruşturma tamamlanana kadar görevden uzaklaştırılmasını ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında bireysel sorumluluk tespit edilmesini talep etti. Ağ temsilcileri, mevcut yasaların yeterli olduğunu ancak uygulamada ciddi eksiklikler bulunduğunu vurguladı.

“Elimizde yasa var ama uygulama yok. Uygulama için bütçe gerekir; bu da hizmet mekanizmalarının kurulması ve risk değerlendirmesi yapılması anlamına gelir” diyen Elena, somut adım atılmadığı sürece artışın süreceği uyarısında bulundu.

Uzmanlara göre kurumlar çoğu zaman ancak trajediler yaşandıktan sonra harekete geçiyor. Aile içi şiddet sorunu, kamuoyunda sıkça dile getirilen “Köpekler havlar, kervan yürür” atasözünü hatırlatacak biçimde, yapısal önlemler alınmadıkça büyümeye devam ediyor.

Read Previous

Şiddet gören kadının intiharından iki saat önce polis kocayı tutuklamadı