Bosna-Hersek, Avrupa’da doğal gazın güvenli ve çeşitlendirilmiş arzını güçlendirmek amacıyla düzenlenen transatlantik işbirliği zirvesine katıldı.
Zirve, ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum ve Enerji Bakanı Chris Wright tarafından organize edildi ve önde gelen enerji şirketlerinin bakan ve üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi.
Bosna-Hersek Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, zirvede ABD ile Avrupa arasındaki enerji ilişkilerinin geleceği, yeniden sanayileşme ve doğal gaz alanında uzun vadeli ticari ortaklıklar tartışıldı.
Zirvede özellikle şu konular ön plana çıktı:
Rus enerji kaynaklarına bağımlılığın azaltılması,
Enerji altyapısının genişletilmesi,
ABD’den Doğu Avrupa’ya LNG akışının artırılması,
Güvenli ve uzun vadeli yatırım ve sözleşmelerin geliştirilmesi.
Bosna-Hersek Enerji Bakanı Nedžad Konaković, “Kalıcı Transatlantik Ortaklık” başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, Orta ve Güneydoğu Avrupa’da enerji meselesinin yalnızca ekonomik bir konu olmadığını, aynı zamanda egemenlik, dayanıklılık ve uzun vadeli istikrar meselesi olduğunu vurguladı. Bakan Konaković, Bosna-Hersek ile Hırvatistan arasındaki Güney Gaz Bağlantısı’nın önemine dikkat çekerek, bunun küresel LNG piyasasına erişim sağlayacağını ve tek giriş yoluna olan bağımlılığı azaltacağını belirtti.
Zirve sonunda, Bosna-Hersek dahil olmak üzere katılımcı ülkeler tarafından, Orta ve Doğu Avrupa’da doğal gaz arz güvenliğini güçlendirmeyi hedefleyen Ortak Bildiri imzalandı. Bildiri ile ülkeler, kaynak ve güzergah çeşitlendirmesi, bölgesel altyapının güçlendirilmesi ve uzun vadeli enerji güvenliğinin artırılması taahhüdünde bulundu.
Zirvenin yan etkinliklerinde Bakan Konaković, ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum ve ABD Başkanı’nın Küresel Ortaklıklar Özel Temsilcisi Paolo Zampolli ile Bosna-Hersek ve ABD arasındaki ekonomik ortaklığın güçlendirilmesini görüştü. Görüşmelerde özellikle enerji işbirliği ve yatırımların çeşitlendirilmesi konularına odaklanıldı.
Bu zirve, Bosna-Hersek’in enerji güvenliğini artırma ve Avrupa enerji piyasasında çeşitlendirilmiş ve güvenli bir rol oynama stratejisinin önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor.










