Kuzey Makedonya’nın iki büyük partisi VMRO-DPMNE ve SDSM, Brüksel’in aday ülkeler için oy hakkı olmaksızın kademeli üyelik öngören yeni gayriresmî entegrasyon fikrine temkinli yaklaşıyor.
Aralarında Makedonya’nın da bulunduğu mevcut aday ülkeleri kapsayan plana ilişkin net bir tutum açıklamayan iki parti de Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefini savunuyor; ancak ülkenin Avrupa entegrasyon sürecindeki tıkanıklığı farklı gerekçelerle açıklıyor.
İktidardaki VMRO-DPMNE, Makedonya diplomasisinin ülkenin AB’ye onurlu ve saygın bir devlet olarak katılması için çalıştığını belirtiyor. Parti yetkilileri, söz konusu planın şu aşamada varsayımsal olduğunu ve Makedonya’nın Avrupa Birliği üyesi olarak anıldığını ifade ederek, kararın kısmen Rusya-Ukrayna savaşıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Makedon diplomasisi, ülkenin AB’ye gururlu ve onurlu bir devlet olarak katılması için çalışmalarını sürdürüyor” denildi.
Ana muhalefetteki SDSM ise söz konusu fikrin resmî bir AB pozisyonuna dönüşmesi halinde değerlendirme yapacaklarını bildirdi. Parti, Kuzey Makedonya’nın oy hakkı da dahil olmak üzere tüm haklarla tam üyeliğini desteklediklerini belirtti. Ancak SDSM, VMRO-DPMNE ve Başbakan Hristijan Mickoski’nin AB karşıtı bir kampanya yürüttüğünü savunarak, Avrupa Birliği’ni “Makedonya’ya zorbalık yapan” bir aktör gibi göstermenin yanlış olduğunu ifade etti. SDSM’ye göre AB’den gelen eleştiriler, yerine getirilmeyen yükümlülükler ve üyelik için gerekli reformlarla ilgili.
AB’de kademeli üyelik fikri ilk olarak 2018’de gündeme gelmiş, 2025’in sonlarına doğru ise Ukrayna’ya yönelik barış planı çerçevesinde yeniden tartışılmaya başlanmıştı. Plana dahil olabilmek için aday ülkelerin iki temel şartı yerine getirmesi gerekiyor: AB’nin ortak dış politikasıyla uyumlu hareket etmek ve hukukun üstünlüğü kriterlerini karşılamak.
Fikrin en güçlü savunucularından biri Arnavutluk Başbakanı Edi Rama olurken, Karadağ yönetimi tam üyeliği hak ettiklerini belirterek kademeli modeli reddediyor. Başbakan Mickoski ise Makedonya’nın pozisyonunu hâlâ şekillendirdiğini, Bulgaristan vetosunun aşılmasının hedeflendiğini ancak anayasa değişikliği şartının gündemde kalmaya devam ettiğini söyledi.
Benzer bir yaklaşım sergileyen Sırbistan’da da Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, Kosova ve Rusya’ya yaptırımlar konusunda ek şartlar olmaksızın kademeli üyeliği desteklediğini ifade ediyor.










