Makedonya’da Kanser Hastaları Kişiselleştirilmiş Tedavi Talep Ediyor

Makedonya’da kanser hastaları, kişiye özel tedaviye erişim talep ediyor ancak bunun için bu süreci destekleyecek kurumsal yapıların gerektiğini vurguluyor.

Dünya Kanser Günü vesilesiyle konuşan hastalar, her gün inovatif tedavi eksikliği ve palyatif bakım yetersizliği gibi sorunlarla karşılaştıklarını belirtti.

Hema-Onko Başkan Yardımcısı Milica Kuzmanovska, “Her hastanın kendi hikayesi, kendi tedavi yolu, hayatı ve ailesi var. Ancak bunu destekleyecek kurumlar gerekli. Sağlık sistemimizde pek çok eksik var. Her gün küçük ve büyük sorunlarla karşılaşıyoruz; inovatif tedavi eksikliği, bakım eksikliği ve palyatif bakımın yokluğu bunların başında geliyor. Palyatif bakım, hastalık sürecinin başından, maalesef sonuna kadar önemlidir,” dedi.

Hema-Onko’dan Ana Marjanoviq ise, bu yıl kanser hastaları için bütçenin önemli ölçüde arttığını ve ilaçlara erişimde ilerleme sağlandığını belirtse de, hâlâ tam erişim sağlanamadığını vurguladı. Marjanoviq, klinikler arasında koordinasyon ve tüm paydaşlar—hastalar, sağlık çalışanları ve kurumlar—arasında iletişimin kritik olduğunu söyledi.

“Geçen yıl, hastaların karşılaştığı en büyük sorun, doğru ve net bir yolun olmamasıydı. Artık kanser teşhisi konulduğunda, süreç bir ‘Golgota’ya dönüşüyor. Onkoloji Kliniği, diğer kliniklere erişim sağlamak istese de bu pratikte işlevsel değil,” diye ekledi.

PET taramaları yoğun ve bekleme listeleri uzun. Marjanoviq, yapılan uluslararası bir ankete göre bekleme süresinin üç aydan fazla olduğunu belirtti ve bunun yalnızca test kapasitesi ile ilgili olmadığını, doğru hastaların mı beklediği yoksa gereksiz testlerin mi erken yapıldığı konusunun sorun teşkil ettiğini ifade etti.

Profesyonel Komisyonlara İhtiyaç Var

Sağlık Sigortası Fonu Müdürü Sasho Klekovski, malign hastalıklar için profesyonel komisyonların oluşturulması ve tedavi rehberlerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Klekovski, mevcutta bu tür komisyonların az olduğunu ve çoğunlukla onkolog ve cerrahların iyi niyetine bağlı olarak çalıştığını söyledi.

“İletişimimiz dikey; yatay iletişim eksik. Kanuna göre, malign hastalıklar için merkezî ve bölgesel profesyonel komisyonlar oluşturulmalı. 12 alan zorunlu olarak belirlenmiş durumda. Kardiyokirurjide olduğu gibi multidisipliner kararlar alınmalı. Tedavi cerrahi, terapötik, radyolojik veya farklı ışınlama türlerini kapsayabilir ve bu karar sadece birkaç doktor tarafından birlikte alınmalı. Şu an bunlar çok az ve çoğunlukla gayriresmî çalışıyor,” dedi.

Ayrıca tedavi rehberlerinin de güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Klekovski, “Şu anda 2008 yılı rehberleri kullanılıyor ve birçok eksik var. Genel durum değerlendirmesi ve terapötik etkinlik sistematik olarak ele alınmıyor. Onkologlar iyi niyetli olsa da, sistem yalnızca iyi niyete dayanamaz; kurallar ve kriterler olmalı,” ifadelerini kullandı.

Koruyucu Önlemler ve HPV Aşısı

Üsküp Üniversitesi Jinekoloji ve Obstetri Kliniği Direktörü Prof. Dr. Irena Aleksioska Papestiev, birincil önlemlerde %60’ın üzerinde HPV aşılama oranına ulaşılsa da, serviks kanseri vakalarının arttığını belirten epidemiyolojik verilerin hâlâ endişe verici olduğunu söyledi.

“Bu veriler, ulusal düzeyde önleyici faaliyetlerin sürekli güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Önleyici programlar ve HPV taramaları ile prekanseröz lezyonların erken tespiti ve zamanında tedavisi hedefleniyor. Amacımız, önlenebilir bu hastalığın insidans ve mortalitesini azaltmak,” dedi.

Dünya Kanser Günü kapsamında Üsküp’te Hema-Onko tarafından düzenlenen panelin başlığı ise: “Birlikte Daha Güçlüyüz – Katılımdan Uygulamaya: Makedonya’da Kanser Bakımının Güçlendirilmesi.”

Read Previous

VMRO-DPMNE, partide kapsamlı yenilenme ve modernizasyon sürecini başlattı

Read Next

Türkiye ve Suriye’deki Depremin Üçüncü Yıl Dönümünde Saraybosna’da Anma Etkinlikleri Düzenlendi