Sırbistan’ın Niş kentinden sanatçı Miljana Stojadinović, eski pamuklu gömleklere yeteneğini ve yaratıcılığını katarak onları benzersiz moda parçalarına dönüştürüyor. El boyamasıyla hayat bulan bu gömlekler hem dikkat çekiyor hem de çevre bilincinin artmasına katkı sağlıyor.
Miljana’nın çalışmalarını ayırt eden en önemli özellik, net ve canlı renkler. Her parça tek ve özgün; aynı desenin bir daha tekrarı yok. İlhamını ise anlık duygularından, renklerin onda uyandırdığı çağrışımlardan alıyor. Sanatçı, ilerleyen dönemde tematik koleksiyonlar geliştirmeyi de hedefliyor.
Tekstil tasarımı eğitimi alan, ardından resim okuyan Stojadinović, bugün kendini el boyaması tekstil sanatında bulmuş durumda. Üç yıl önce hayata geçirdiği “Redo” markası, onun sanata olan ilgisini çevre duyarlılığıyla birleştiriyor. Miljana, kullandığı tüm ürünleri ikinci el mağazalarından temin ederek tekstil atıklarının azaltılmasına dikkat çekiyor.
“Boyadığım her parça aslında çöpe gidebilirdi. Moda aracılığıyla insanlara tekstil endüstrisinin gezegen için büyük bir kirletici olduğunu anlatmak istedim,” diyen Miljana, çevre bilincinin kendisi için vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.
Gömlekleri önce fırça ve tekstil boyalarıyla boyayan sanatçı, detayları akrilik kalemlerle işliyor. Yüksek ısıda ütüyle sabitlenen desenler, yıkama ve tekrar ütüleme sonrası kalıcılığını koruyor. Şimdilik pamuklu erkek gömleklerine odaklanan Miljana, ileride kesip biçme yöntemleriyle eteklerden çanta gibi yeni ürünler tasarlamayı planlıyor.
İki küçük çocuğunun bakımı nedeniyle markasını yavaş geliştirebildiğini belirten Stojadinović, özgün tasarımlarını piyasaya sunmaya yaklaşık bir yıl önce başladı. Aldığı olumlu tepkiler ise onu motive ediyor.
Kıyafet boyamanın yanı sıra vitrin süslemeleri, duvar resimleri, resim çalışmaları ve dekoratif boya teknikleriyle de ilgilenen Miljana, özellikle duvar üzerinde şekillendirdiği yapay kayaları yapmaktan keyif alıyor.
Ayrıca üç sanatçıyla birlikte “Prvi maj” adlı bir sanat kolektifi kuran Stojadinović, ortak bir atölyede farklı etkinlikler planladıklarını ve kolektifin tüm sanatçılara ve el işiyle uğraşanlara açık olduğunu söylüyor.








