15 Ekim’de siyasi partilerin kaderi belli oluyor

Ülkemizde 2001 yılında meydana gelen etnik çatışmanın ardından ikinci  en büyük badire şüphesiz 2015 yılında muhalefetin iktidar ile ilgili yayınladığı yasa dışı dinleme kayıtları sonucu patlak veren siyasi kriz oldu. İki yıla yakın süren krizin sonunda da 2016 yılının 11 Aralık tarihinde gerçekleştirilen erken genel seçimler ve  sonrası yaşanan sancılı süreç içerisinde yabancı misyonların müdahalesiyle Makedonya yeni hükümetine kavuştu.

Beklenenin dışında ve toplumun alışık olmadığı tarzda değişikliklere neden olan 2015 krizi, 2016 erken seçimleri ve bu yıl yaşanan hükümet kurma sürecinin Makedonya’nın siyaset arenasına yeni bir ‘’anlayış’’ katmıştır. Son üç yıl içerisinde ard arda yaşanan bu kırılma noktalarının ülkemizin siyasi yönünü belirleyecek nitelikte olmalarından ve toplumun temel yapı taşlarını yerinden oynatmış olmalarından dolayı önümüzdeki yerel seçimler bunların etkisi altında geçecek. Öyle ki tüm bu olgular seçim sonuçlarının tahmin edilmesinin güç olduğunu ve hiçbir sonucun şaşırtıcı olmayacağını gösteriyor.

SDSM aynı stratejiyle devam ediyor

Özellikle VMRO olmak üzere dönemin iktidarı olan VMRO-BDİ koalisyonu hakkında ortaya çıkardığı yasa dışı dinleme kayıtları ile ülkede iki yıla yakın süren siyasi krizi ‘’fitilleyen’’ SDSM, 15 Ekim yerel seçimlerinde de bir önceki siyasi kriz sonunda galip gelmesini sağlayan stratejisini uygulamaya devam ediyor.

Makedonlardan sonra ülkede ikinci en kalabalık etnik topluluk olan Arnavutlara yönelik ‘’açılımın’’ erken genel seçimleri kazanmasında ne denli önemli bir rol oynadığının farkında olan Sosyal Demokratlar, adaylarının olmadığı belirli belediyelerde ana muhalefetken sürekli eleştirdiği mevcut koalisyon ortakları BDİ’nin adayları için seçmenlerden oy isteyerek ve bazı belediyelerde Arnavut adaylar göstererek aynı stratejiyi izlediklerini gösteriyorlar.

Tarihinde ilk defa bir Arnavutu parti genel başkan yardımcısı yapan SDSM’nin, toplumun alışık olmadığı kadar hazır da olmadığı bu stratejisinin ya meyvesini yiyecek yada gazabına uğrayacak. Çünkü geçmişte yaşanan olaylar göz önünde bulundurulduğunda, böylesine alışılmışın dışında bir hamlenin Arnavut toplumunda kabul görmesi ve bunun hazmedilmesi için bir erken genel seçimin yeterli olmamasıyla birlikte, SDSM’nin belki de ne denli gerçekçi olduğunu ispat etmek için başlattığı stratejisini devam ettirmesi gerekiyordu; ki önümüzdeki yerel seçimlerin de bundan dolayı sıradan seçimler olmaktan ziyade, toplumsal anlamda önemi artıyor.

Sosyal Demokratların ‘’büyük kumar’’ olarak yorumlanabilecek bu stratejisi, toplumun zaten ihtiyaç duyduğu bir değişim olarak görülse de, göz boyama olarak algılanan etnik topluluklar ve bizzat Arnavut toplumu içerisinde ciddi zedelemelere neden olabilir.

VMRO-DPMNE kanayan yaraları sarmanın peşinde

Bu yılın 27 Nisan tarihinde Makedonya Meclisinde meydana gelen ve ülke tarihinin en kara günlerinden biri olan olaylar sonrası ipi çekilen, yıkılan  VMRO-BDİ bloğu sonrası BDİ’nin yeni hükümette tekrar yer almasıyla VMRO ciddi bir darbe almış oldu.

11 Aralık 2016 erken genel seçimlerinde aldığı oy oranıyla Makedonya siyaset arenasının belirleyici unsuru olduğunu göstermiş olsa da, önümüzdeki yerel seçimler ile ilgili hareketleri yaraları sarmaya çalıştığı şeklinde yorumlanmaktadır.

Seçim kampanyasında Arnavutça sloganlara yer vererek, kilit belediyelerde Arnavut adaylar göstererek ve azınlıklara yönelik vaatleri ile yeni bir yol haritası çizmeye çalışsa da, belediyelerde gerçekleştireceğini söylediği proje ve programlarından dolayı eleştiri oklarının hedefi oldu. Ayrıca koltuğu sallanan belirli belediyelerde aynı isimleri aday göstermesi bu seçimlerde VMRO’nun işinin kolay olmadığını gösteriyor. Halkın proje, gelişme, değişim beklediği yerel seçimlerde VMRO’nun bunlardan çok SDSM’ye yüklenmek, karalamak ve antipropaganda yapmakla uğraşıyor olması da kuyruk acısının hala taze olduğunu ifade ediyor.

BDİ için ya tamam ya devam çanları çalıyor

Geçen yıl gerçekleşen erken genel seçimlerde büyük kayıp yaşayan ülkemizdeki en büyük Arnavut parti BDİ, yerel seçimlerin kendileri adına bir ”yokuş” ifade ettiğinin farkında ve kampanyalarından bunu anlamak mümkün. Kayıplarını telafi etmek için kullanabilecekleri en iyi fırsat olarak gördükleri önümüzdeki yerel seçimlere şimdiye kadar hiç olmadığı şekilde hazırlanan ve ”restore edilmiş” anlayışları ile hareket eden BDİ için yeniden yükselişe geçmesi, eski forsunu yakalaması, zedelenmiş imajını/prestijini eski gücüne çevirmesi ve halk tabanında eksilmiş güveni geri kazanması adına son derece büyük önem arz eden yerel seçimler, aynı zamanda yeni bir kayıp yaşamaları durumunda kendilerini ”karanlık” bir geleceğe mahkum edecektir.

Doğrudan aday gösterdikleri belediyelerdeki duruma, vatandaşa, yaşama yönelik proje ve programlar vaad ederek, adayların sahada aktif olarak halk ile iletişim kurmasını sağlayarak ve sosyal medyayı, basını ile tüm propaganda araçlarını en güncel şekilde kullanarak 15 Ekim’e gümbür gümbür gelen BDİ’nin geç de olsa artık karşısında bir çuval un karşılığında oyunu alabileceği seçmenim olmadığının farkında olduğu aşikardır.

Yeni umut ışığı BESA

Makedonya siyaset sahnesinin yeni aktörü BESA, geçen yılki erken genel seçimler öncesi ve sonrası süreçte kampanyası, vaatleri ve gerçekçiliği ile özellikle Müslüman seçmenlerin yeni umut ışığı olmayı başardı. Katıldığı ilk seçimlerde elde ettiği başarı ise seçmenin güvenini kazandığının bir göstergesidir. Özellikle BDİ’nin kalesi olarak bilinen belli başlı belediyelerde favori olarak görünmesi, BESA’nın 15 Ekim akşamı zafer kutlamaları düzenleyeceğine işaret ediyor.

İki gün sonraki seçimlere güçlü adaylar ve göz dolduran gerçekçi, hayata geçirilebilir, ihtiyaçları karşılamaya yönelik ve bizzat halka hitap eden program ve projeleri ile sürekli sahada seçmen ile iletişim içerisinde olan BESA’nın başarı merdivenlerini çıkmaya devam edeceği muhtemeldir.

Türk partilerinden beklentiler yüksek

Makedonya’daki Türk toplumunun devlet nezninde, siyaset arenasında tutunabilecekleri ender dallardan biri olan Türk partilerini kurulan yeni hükümetin ardından 15 Ekim yerel seçimleri ile birlikte büyük sorumluluklar bekliyor. Uzun süredir Türkler, sorunları, ihtiyaçları ve talepleri konusunda sıkıntı yaşanan ülkemizde kriz sonrası oluşan yeni hükümet ve yerel seçimlerde kazanılacak yerlerle beklentiler yeniden yeşerecek.

Her ne kadar Türk partilerinin gücü istendiği ve olması gerektiği durumda olmasa da önümüzdeki yakın/kısa dönemde Türk toplumunun yararına olacak gelişmelerin işlevselleşmesi elzem bir meseledir. Aynı koalisyon ortakları ile yollarına devam eden siyasilerimiz, Türklerin kendilerinden beklentilerinin yüksek olduğu bilinci ile hareket etmeli.

Zaten olması gerekenler vaat ediliyor

Siyasi partilerin vaatlerine yönelik genel bir tablo çizildiğinde şimdiye kadar zaten/çoktan gerçekleştirilmiş olması gereken proje ve programların vaad edildiğini görüyoruz. Altyapı, kaldırımlar, asfalt yollar, parklar ve benzeri vaatler akıllara halkların kültürel yaşantılarını etkileyecek faaliyetlerin eksikliğini sorgulamayı getiriyor.

Birlikte yaşamın Makedonya’nın gelişmesi ve kalkınması adına kilit rol oynadığı ve bunun için kültürel yaşama destek verecek projelere ihtiyacın acil olduğu gerçeği inkar edilemez olsa da, yukarıda bahsedilen temel projeler de bir çok belediyenin temel ihtiyaçları arasında yer almaktadır.

 

Read Previous

Arnavutluk’un efsane futbolcusu Cana futbolu braktı

Read Next

BESA Hareketi Gostivar’da miting düzenledi

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *