Srebrenitsa’yı Yeniden Yaşamak

Srebrenitsa’da yaşanan olaylar Müslümanların 1683’den beri karşı karşıya kaldığı hadiselerin bir tekrarı. O gün yaşadığımız tek fark olayları kameraların kaydetmiş olması.

Dr. Mehmet Ali Debre / Dünya Bülteni

Srebrenitsa katliamının 22.yıl dönümünde yine büyük etkinlikler düzenleniyor. Sosyal medyanın her yerinde yapılan paylaşımlar var. Yazılı ve görsel basında hadiselerle alakalı yeni bilgiler ortaya çıkıyor.

Bu etkinlikler dayanışmayı arttıran faaliyetler. Ancak 1992 yılında Sırplar Doğu Bosna’ya saldırı başlatmadan önce de Müslümanlar benzeri anı ve taziye günleri düzenliyorlardı. Bir daha asla benzer şeyler yaşanmayacağını söylüyorlardı.

Acaba bu kadar sık hatırlamak-hatırlar gibi yapmak- daha derinlerde saklanan bir acizliğin ifadesi midir?
Aslında Srebrenitsa’da yaşanan olaylar Müslümanların 1683’den beri karşı karşıya kaldığı hadiselerin bir tekrarı. O gün yaşadığımız tek fark olayları kameraların kaydetmiş olması.

Srebrenitza

 

Viyana Bozgunu, Osmanlı Avusturya-Rusya Savaşları, Balkan Savaşları, İkinci Dünya Savaşı ve hatta Srebrenitsa’dan sadece 3 sene önce 50 kilometre ötedeki Zivonik, Bijelina ve Visegrad’da yaşananlar neydi?

İşte bu katliamlar Batı cephesinde 250 senedir yaşanan elim hadiselerin tekrarından başka bir şey değildir.

Srebrenitsa insanlığın ortak acısı mıdır?

Değildir.

Müslümanların sadece Müslüman oldukları için katledilmeleri, yerlerinden sürülmeleri ve mallarının gasb edilmesidir. Müslüman’a karşı öfke, nefret ve düşmanlığın tezahürüdür. Aynı zamanda Müslüman’ın güçsüzlüğü, zayıflığı ve çaresizliğinin neticesidir.

Srebrenitsa’da Neler Yaşandığını Bilen Var mı?

Ve Sorular…

Srebrenitsa şehri Bosna Hersek’in doğusunda yer alır. Sırplar Bosna’nın doğusundaki diğer şehirler olan Vişegrad, Foça, Bijelina ve Zivornik’i zaten 1992’de ele geçirmişlerdi. Bu şehirler Srebrenitsa’dan daha büyüktü, ama buralardaki katliamlar nedense fazla gündeme gelmemiştir. Hayatta kalanlar göç etmeye mecbur kalmışlardı. İşin acı tarafı buralarda hem Balkan Savaşı hem de II. Dünya Savaşı’nda da benzer katliamlar yaşanmasıdır. Hatta bazı köylerde daha acı katliamlar olmuştur. Çünkü Sırbistan ile sınırdadır.

Peki Müslüman yöneticiler ve insanlar benzer durumlara karşı neden yeterli hazırlığı yapmamıştır?

Anlaşılacağı üzere Srebrenitsa aslında ufak bir şehirdir. Ancak savaş boyunca bu büyük şehirlerden ve civar köylerden kaçan Boşnak Müslümanlar Srebrenitsa’ya sığınır. Bir de BM burayı sözde güvenli bölge olarak ilan eder. Zaten bölge olduğu gibi dağlık ve ulaşımı zordur. Sırp ve Boşnak köyleri iç içedir.

Oradaki Müslüman kuvvetler 1992-1993’de Sırpları geriletmiştir ve köyleri etkisiz hale getirmiştir. Bu yüzden Srebrenitsa’nın nüfusu olağanüstü artmıştır..

Sırplar Srebrenitsa’yı çevrelerler ama önceliği Saraybosna’ya verirler. Bir yıla yakın bu durum devam eder. Saraybosna’da netice alamazlar. Orta Bosna’da Hırvat ve Müslüman ordusu tarafından püskürtülmeye başlanırlar. Kamuoyu baskısı artar.

Uç noktadaki Srebrenitsa kolay hedeftir. 1995 Haziran’dan itibaren Srebrenitsa’ya asker yığmaya başlarlar. Kuşatma artar.

Burada şu soruları sormamız gerekir:

1- Alija Izzetbegovic Srebrenitsa’daki Müslümanların geleceği hakkında ne düşünmüştür? Ne yapmıştır?
2- Srebrenitsa kumandanı olarak bilinen, hatta oradaki Sırpların öfkesini kabartan Naser Oric ve silahlı kuvvetler 1995 Temmuzunda nerededir, ne yapmıştır?
3- Başta Türkiye olmak üzere İslam dünyasında hadiseleri takip eden diplomatik ve askeri yetkililer yaklaşan faciaya karşı ne yapmıştır?
4- ABD ve NATO Bosna’ya müdahale etmek için böyle bir katliamın gerçekleşmesine göz mü yummuşlardır?

Neticede Srebrenitsa’daki Müslümanlar silahlarını bırakıp teslim olmayı kabul etmiştir. Bunu BM ve Sırpların sözlerine güvenerek yapmışlardır. Peki onlara BM ve Sırplara güvenmelerini kim söylemiştir? Yoksa buna mecbur mu kalmışlardır?

Srebrenitza 2

Sırp milisler 1 değil 3 gün boyunca Müslüman erkek Boşnakları toplu halde katlettiler. Bu katliamı sadece Srebrenitsa şehrinde değil civar köy ve kasabalarda da yaptılar. Maalesef herkes gözünü kapadı.

Srebrenitsa’yı unutmayalım…Peki ne yapalım?

Bu noktada şu soruları sormadan duramıyoruz:

Srebrenitsa’dan sonra konvoylar ve kafilelerle 11 Temmuz’da Potocari’de toplanmaktan, Facebook sayfamıza beyaz zambak koymaktan başka ne yaptık ve ne yapıyoruz?

Müslümanların bütün Balkanlar ve Avrupa’da geleceğe dair planları var mı?

Geçmişte Miloseviç’in Bosna’nın köy köy etnik haritasını çıkardığı gibi bugün de Dodik ve Vujcic “yakında Bosna dağılacak” diye bas bağırırken tedbir alıyor muyuz?

Boşnaklar ve Arnavutlar neden AB’ye girmekte bu kadar istekli diye soruyor muyuz?

Bulgaristan’daki Türkler Bulgarlaşırken, Arnavutlar milliyetçiliğin kıskacında erirken bir şeyler yapıyor muyuz?

Anavatan Türkiye’de güven içinde yaşarken yoksa her gün İslam’dan uzaklaşıyor muyuz?

Sırb’a, Hırvat’a, Fransız’a, İngiliz’e benzerken “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa o onlardandır” Hadis-i Şerif’inin manasını düşünüyor muyuz?

Srebrenitsa acizliğin, aidiyetinden kopmanın, adaleti unutmanın, ilimden uzaklaşmanın, boşvermişliğin ve adaletsizliğin neticesidir.

İbret alabilmek duası ile…

Read Previous

Yunanistan’da bazı kaçakların “geri itildiği” iddiası

Read Next

İstanbul Ticaret Üniversitesi birincisi Üsküplü Emir Fetai

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *