• BUGÜN 16/31
  • Selanik

    August 28, 2017 | 12:31

    Osmanlı Devletinin Rumeli’de ki gözbebeği. 1430 yılında Padişah II.Murad zamanında Timurtaş Paşa tarafından fethedilmiştir. Selanik Şehrine 15.yy.boyunca Anadolu’dan çok sayıda Türk getirilmiştir. Ayrıca , 1492 yılında Ispanya’dan kovulan “Sefarad Yahudileri” nin yerlestirildikleri kent Selanik. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği kent Selanik.

    Balkan Savaşları esnasında; 9 Kasım 1912 tarihinde Selanik Garnizon Komutanı “Hasan Tahsin Paşa” tarafından tek bir kurşun atılmadan , kenti savunmak için bekleyen 26.000 kişilik Osmanlı Askerlerini yaptığı “Teslimiyet Antlaşması” ile Yunan Ordusuna bırakan ve Yunanistan Devleti tarafından “Milli Kahraman” olarak onurlandırılan “Hain Hasan Tahsin Paşa” nın teslim ettiği kent Selanik.

    “Hasan Tahsin Paşa” nın kim olduğunu , Yunanlılar tarafından neden Milli Kahraman olarak kabul edildiğini hiç merak ettiniz mi ?
    “Hasan Tahsin Paşa ” Yunanistan’ın Yanya Vilayetinin “Messaria” kentinde doğmuştur. Yanya’da Yunan Lisesinde okudu. Akıcı bir biçimde Yunanca konuşuyordu. 1881 yılında Yanya Jandarma komutanı oldu. 1908 – 1910 yılları arasında Yemen Valisi olarak görev yaptı. Selanik’te ki son Osmanlı Kuvvetlerinin komutanı olan Paşa, Vatana ihanetinin ardından 1918 yılında 68 yaşında Isviçre’nin Lozan Şehrinde öldü. Ölümünün ardından 23 yıl sonra Yunan Milletinin “Milli Kahramanı” olarak kabul edilen Paşa’nın kemikleri Selanik’e 25 km.mesafede bulunan”Gefira”da ki Balkan Savaşları Müzesinde bulunan Anıt Mezarına konulmuştur.

    Teslim edilen 26.000 Askerimize ne oldu biliyormusunuz ?
    Tamamı öldürüldüler.!!!
    Balkan Savaşlarının ardından yaşadıkları ve Vatan bildikleri toprakları terk ederek Anadolu’ya gelmek isteyen Muhacirlerin Limandaki Gemilere binerek gözleri yaşlı Rumeli topraklarına son bir kez daha bakıp gördükleri kent Selanik.
    Nedir suçu o eski şehrin ki ,
    Adına türküler yakılan “Selanik Issız Kalasın” diye bir ilenmeyle başlayan.
    Bir şehir icin en büyük beddua ıssız kalmasını istemektir.
    Belki bu yüzden terk edip gitti o şehri şenlendiren feraceli kadinlar.
    Kırmızı Fesli kaytan bıyıklı kumral delikanlılar.
    Bu türkünün bedduası ile asırlık çınarlar devrildi.
    Suyu soğuk çeşmelerin suyu kurudu.
    Selanik “Yarsız” kaldı.
    Selanik “Türkçesiz” kaldı.
    Gözyaşlarının sel olup aktığı, göç yollarında salgın hastalıklardan ölenlerin ardından yakılan ağıtlarda lanetlenen Selanik.
    Bir yanda davullar çalar, bir yandan da mezar kazılır mı hiç.?
    Düğün hazırlıkları yapan Fitnat ile Mehmet
    Düğünlerine 3 gün kala güzeller güzeli Fitnat kolera salgınından ölür.
    Hortacı Camiinde Sala’sı okunurken üç gün sonraki düğününe izin vermeyen ölüme beddua eden Mehmet,
    Caminin bir köşesinde dizlerinin üzerine çökmüş hüngür hüngür ağlar iken , kınası yakılmamış guzel Fitnat’ ını alan ölüme ve Selanik’e lânet ediyordu.

    “ÇALIN DAVULLARIM”

    Çalın davullarım belden aşağı.
    Mezarımı kazın bre dostlar belden aşağı.
    Suyumu da dökün boydan aşağı.
    Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver.
    Al başımdan bu sevdayı götür yare ver.!

    Selanik içinde Sala’m okunur ,
    Sala ‘mın sedası bre dostlar cana dokunur.
    Gümüş kazma ile mezarım kazılır.
    Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver.
    Al başımdan bu sevdayı götür yare ver. !

    Selanik, Selanik Issız Kalasın,
    Taşına toprağına bre dostlar diken dolansın.
    Sen de benim gibi yarsız kalasın.!
    Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver.
    Al başımdan bu sevdayı götür yare ver.!
    İşte böyle dostlar .
    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ;
    Selanik’in o lanetli yıllarını bizzat yaşadı.
    Çocuk yaşında Manastır (Bitola)’a geldi Askeri Idadi’yi okudu Asker oldu , Paşa oldu , nice savaşlara katıldı.
    Başkomutan oldu Kurtuluş Savaşını kazandı.
    1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.
    Fakat…Ölümüne kadar bir daha Selanik’e gitmedi.
    ATATÜRK’ün bizzat kendi sesinden okuduğu ve ölümünden sonra Saz Üstadı Mustafa Sarısözen tarafindan T.H.M.Repertuarına kazandırılan bu türküyü ölümünden sonra bizler de Millet ve Muhacir çocukları olarak çok sevdik.
    Rumeli diyarında ve göç yollarında çekilen acıları unutmamak için dilimizden hiç düşürmedik.
    Bu hafta Millet olarak hem Milli ve hem de Dini iki Bayramı kutlayacağız inşallah.
    30 Ağustos Zafer Bayramımız ve Kurban Bayramımız Yüce Milletimize Kutlu olsun.

    Selam ve Dua ile kalın.

    Yorum Yap