Narsisizme olan ilgim ilk olarak üniversitede bir uluslararası kongreye başvurum sonucunda araştırma yapmamla başladı. Daha sonra bu konu üzerine farklı açılardan iki çalışma daha yaptım. Şimdi de yüksek lisans tezimi tekrar bu konu üzerine yapmayı planlıyorum ve etrafımda çok yaygın olarak görülen bir kişilik olduğu için her zaman araştırması ve üzerine yazması beni heyecanlandıran bir konu olmuştur.

Ne yazık ki yine bu konu hakkında toplum arasında bilgi eksiklikleri var. Her ne kadar yapılan araştırmalar bunu desteklese de çok selfie çekilen biri için ‘narsist’ etiketini yapıştırmadan önce biraz durup diğer belirtileri de olup olmadığına bakmamız gerekiyor ve histrionik kişilik gibi bazı diğer benzer kişiliklerden ayırt edebilmemiz gerekiyor. Ki narsistler kendilerinde bir sorun olduklarını gizlemekte ustadırlar, günlük hayatımızda bu insanlara çoğu zaman bir sorun etiketi yapıştırmak pek aklımıza gelen bir şey olmaz. Hele ki onu sadece uzaktan tanıyorsanız, size mükemmel bir insan profili çizebilir. Ama aslında onun kim olduğunu en iyi en yakın çevresi bilir. Aynı zamanda narsisizm, literatürde ‘karanlık üçlü’ olarak adlandırılan üç en tehlikeli kişiliklerden biri olarak geçiyor; yani aslında basite alınacak bir konu değil, çünkü çevresine zarar verebilecek bir kişilikten bahsediyoruz. Narsistik kişilik genetik faktörlere (kalıtım), çevresel faktörlere (erken çocukluk dönemi deneyimleri) veya beyindeki anormalliklere (düşük gri madde hacmi ve fronto-paralimbik beyin bölgelerinde anormallikler) bağlı olabilir. Şimdi aşağıda narsistlerin gösterdikleri bazı özellikleri inceleyelim:

  • Narsistler etrafındakilerinin enerjisini tüketirler. Kendi bastırılmış değersizlik duygularına kalkan olarak diğerlerinde her zaman kusur bulur, olumsuz yorum ve eleştiride bulunurlar. Karşısındaki kişiyi içten veya sözel bir şekilde eleştirip kendi bastırılmış değersizlik duyguların üzerini kapatmaya çalışırlar.
  • Terapiye genelde kendileri başvurmazlar, başkaları tarafından teşvik edilirler. Kendilerinde bir sorun olduğunu kabul etmek değersizlik şemalarını tetikleyeceğinden terapi seçeneğini çoğu zaman kendilerine kabul ettirmezler. Genelde ilişkilerdeki çatışmalardan dolayı partnerleri ile birlikte çift terapisine başvurdukları görünür. Çoğu terapiste göre terapi ortamında çalışılması en zor kişiliklerden biridir.
  • Otorite kurmayı severler, sözlerinin dinlenmesi önemlidir. Manipülasyonda çok iyidirler. Başkalarını kendi çıkarları için kullanırlar.
  • Onay almak ve beğenilmek onlar için çok önemlidir. Söyledikleri bir şeye katılmıyorsanız, ortalık kızışabilir. Kendilerinin doğru olduğuna sizi ikna etmeye çalışırlar.
  • Empati seviyeleri düşük olduğu için kırıcıdırlar. Duygusal istismar söz konusudur. Bu yüzden narsist bir bireyin bulunduğu bir ailede, çoğu zaman o kişiyle travmatik mücadeleden kaynaklanan başka ruhsal rahatsızlıkları olan bir narsist kurbanı da vardır. İki narsistin bulunduğu bir ailede ise çatışmalar, kavgalar ve anlaşmazlıklar çok sık olarak karşımıza çıkar. Bu fiziksel şiddete kadar gidebilir. Kısacası ailenizde bir narsist bulunuyorsa ya narsist kurbanısınızdır ya da siz de narsistsinizdir.
  • Kıskançtırlar ve başkalarının onları kıskandığını düşünürler. Kendi egolarına tehlike olarak gördükleri, onlardan daha başarılı, güzel veya onay gören bireyleri içten içe kıskanma özellikleri vardır.
  • İyi bir sosyal statüye sahip olabilirler. Manipülasyon, otorite, liderlik ve başkalarını kendi çıkarı için kullanma özelliklerinden yola çıkarak çok başarılı iş adamları, iyi meslek sahibi insanlar ve ortalamanın üzerinde sosyal statüye sahip olan bazı insanlar arasında narsistik kişilikler oldukça yaygındır.

Narsistlerle baş etme konusunu ise ayrı bir yazıya saklamayı düşünüyorum. Peki siz etrafınızda narsistlerin bulunduğunu düşünüyor musunuz?

Yorumlarda buluşalım.

Önceki Haber

Son 24 saatte 163 yeni vaka, 8 ölü

Sonraki Haber

Arnavutluk Meclis Başkanı Ruçi’den TBMM Başkanı Şentop’a tebrik