• BUGÜN 16/31
  • Honeyland 2019

    January 16, 2020 | 16:53

    Honeyland belgeseli 2019 yıllında, Ljubomir Stefanov ve Tamara Kotevska’nın yönetmenliğinde, Feymi Daut ve Samir Ljuma’nın görüntü yönetmenliğinde ve Atanas Georgiev’in yapımcılığıyla çekildi. Filmin çekim süresi 100 günü aşmış, sabır gerektiren bir iş ve sonrasında çok kuvvetli bir sinema yapıtı ortaya çıktı.

    New York Docs’ta Samir Ljuma’nın da dediği gibi çok zor şartlarda çekilen bu belgesel, iç mekanlar için sadece lamba kullanıldığını söyler. Elektrik, su gibi basit gereksinimlerin bile zor bulunduğu yerde bu şaheser film çekilmiştir. Filmin uzun süre çekildiği ve ek olarak ekibe misafir çalışan kişiler de dahil olur.

    Filmin çekildiği yer, öykü ve ana karakterin işleyişi bize düz anlam ve yan anlamları ne olabileceğine dair ipucu verir. Filmin çekildiği yer ıssız, ütopik ve karakterin etrafında yaratılan yapıdan ibarettir. Sürekli yaşadığı yerde çekilen ve Üsküp’e ticaret yapmak için giden Yörük Türkü olan Hatice’nin bal satma macerasını bize anlatır. Filmin genel öyküsü Hatice’nin yaşamını sürdürmek için Avrupa’da ve dünyada çok nadir var olan bal toplayıcılığı mesleğidir. Kendisi aslında bir yaşam savaşı veren Hatice, hasta annesini bakmakta, arılarla ruhani bir ilişkisi olmakta ve tabiatla bütünleşmektedir.

    Şiirsel görüntülerle, doğanın altın rengiyle film bir ahenk oluşturmaktadır. Yeni Gerçeklik sinemasından esinlenen ve görüntülerin tıpkı bir tabloya benzediği filmde Hatice’nin karakterini bütün doğallığıyla bize göstermektedir. Doğal oyunculuğu ve bazı yerlerde filmin doğallığının kaybolmaması için her ne kadar kesme de gerektirse, yönetmenlerin tercihlerine göre görüntüleri devam ettirirler.

    Bağımsız bir film ve dar bütçeyle yapılan bu proje, Hatice’nin karakterini, duygularını, derdini bu doğal eserle beraber görmekteyiz. Filmin yan anlamı da doğa ana ile Hatice’nin birleşmesidir. İki öğenin karakterlerinin birleşmesi filmin bize genel ve ana mesajını verir. Bu ritim, Hüseyin ve ailesinin gelmesiyle beraber bozulur. Hatice ve doğanın oluşturduğu ahenk, insan eliyle bozulur ve sonraki süreçte dramatik olaylar yaşanır. Hüseyin’in diktiği arı kovanları aslında ailesini geçindirmek ve para kazanmak için, Hatice’nin yani doğa ananın ve tabiatın ritmini bozar.

    Bu kazancı sağlamak için bile bile bunu yapan Hüseyin’in, ailesinden sadece bir oğlu buna karşın çıkar ve Hatice’nin yanında olur. Babası ise Hatice’nin yanında durmasını ve onunla vakit geçirmesini yasaklar. Burada insanın doğayla ilişkisini kestiği ve doğayı sadece ticaret ve kazanç yapmak için gördüğünün bize çok bariz bir göstergesi olur.

    Hatice’nin bir çok arısı ölür ve onun yaşamını riske atacak, aynı zamanda doğa yaşamını riske atacak olay yaşanır. Annesi aslında bir gösterge olarak arı işlevini görür ve vefat eder. Tam bu olaylardan sonra gerçekleşen bu talihsiz ölüm, Hüseyin’in oradan gitmesiyle beraber, Hatice köpeği Jack ile beraber tek başına doğayla yenik bir şekilde kalır.

    Film uluslararası çapta ödüller ve başarılar kazanır. 38 festivalde aday olan ve 31 festivalde ödülle ayrılan film, Sundance Film Festival tarihine girer. Sundance Festivali’nin tarihinde hiçbir film bir yılda 3 ödül alamamıştır. Bu üstün başarıyı, Oscar tarihine girmekle devam ettirmiştir.

    İlk defa bir uluslararası film 2 dalda Oscar adaylığına gösterilir. Verdiği ana mesaj, doğa ananın Hatice’yle bütünleşmesi ve insanla doğanın bitmeyen savaşı göstermesi günümüzde yaşanılan Küresel Isınmayı bize hatırlatır. Yörük Türkleri, filmde Hatice’nin şarkı söylediği rümeli türküleri, artık okyanusu aşmış ve Oscar’lara kendi balını tattırmaktadır.

    Yorum Yap